Engellerikaldir.com

Benim kısa süre önce farkettiğim bi projeyi sizlere tanıtmak istiyorum dicem ama benim tanıtmama pek gerek yok, onlar kendilerini başlıktaki site içinde çok iyi anlatmışlar. Sitenin ana sayfasına gittiğiniz zaman aşağıdaki yazı ile karşılasacaksınız. Ben sizlei de destek olmaya davet ederken bir kez daha ENGELLERİ KALDIRALIM diyorum.

ENGELLERİKALDIR.COM

Engellerikaldır.com facebook grubu

 

………

Engellerikaldir.com İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı son sınıf öğrencisi Rodin Alper Bingöl’ün tez projesi olarak başlayıp, bir tez projesi olmaktan çıkarak toplumsal bir oluşum haline geldi. Sizlerin desteğiyle hızla yayılıyor.

“İnsan hakları terimi bir ideali içerir. Bu terimi kullananlar, bu alanda olanı değil, olması gerekeni dile getirirler”

Engelsizler Derneği” belirli amaçlar üzerine yapılandırılmamış olup, insan hakkı esaslı her alanda faaliyet gösterecektir. Fiziksel ve düşünsel her türlü engelin kaldırıldığı, “insan”ın önündeki tüm sıfatlardan ayrıştırıldığı ve sadece insan olmak sebebiyle değer gördüğü ideal toplum düzenine ulaşmak derneğin nihai amacıdır. Derneğimiz herhangi bir öznel değeri göz önüne dahi almaksızın kişiler ve kurumlar üstü bir platform olma yolunda ilerlemektedir.

Derneğimiz insanın, sadece insan olmak sebebiyle değer gördüğü bir düzene yönelen amaçları çerçevesinde, öncelikli hedefini, toplumun fiziksel engellilere yönelik farkındalığını sağlamak olarak belirlemiştir.

Derneğimiz, bu alanda faaliyet gösteren bir çok kişi ve kurumdan farklı olarak, engellilere, tedavi, araç-gereç, ya da maddi imkanlar değil; toplumla entegre bir hayat vaat etmektedir.

İnancımız, engellerin, engelleri vurgulayarak değil, mesafeleri daraltarak kaldırılabileceği yönündedir.

Bu çerçevede derneğimiz, fiziksel engellilere, konforlu bir yaşam sunmayı değil, “yaşama imkanı” sunmayı ilke edinmiştir.

Bu inançtan hareketle, hedefimiz, engellilerin ihtiyaç duydukları araç gereçlerin temininden çok, engelsizler ve engelliler arasındaki iletişim köprüsünü kurmak; mevcut durumda “muktedir olan” ile “muhtaç sayılan” arasında şekillenen bu ilişkiden, çift yönlü faydaların sağlanacağı gerçek bir sosyal ilişki ağı yaratmaktır.

Bu sebeple derneğimiz maddi yardımları değil, engellileri iş yaşamına davet eden istihdam olanaklarını; evlerinde onlara daha konforlu bir yaşam sunan teknolojik aletleri değil, onları sosyal hayatla buluşturmak için uzanan gönüllü ellerini beklemektedir.

Derneğimiz fiziksel engellerin yanı sıra düşünsel anlamda da her türlü engelin kaldırılması için çaba gösterecektir. Her bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme hakkının tanınması ve bu yolla kişilerin bağımlılıklarının minimize edilmesi hedefinden hareketle derneğimiz, eğitim hakları elinden alınan kız çocuklarının, istismar edilen çocuk ve gençlerin, çalışma hakları engellenen, şiddete maruz kalan kadınların, fiziksel veya zihinsel engelleri sebebiyle toplumsal hayatın dışına itilen tüm bireylerin hayatında bir umut ışığı olmak için yola çıkmıştır.

Bu amaçları gerçekleştirmek adına derneğimiz, kendi projelerini hayata geçirmenin yanı sıra, ilgili tüm STK, kurum ve kuruluşlarla da ortak projeler üretecek, bu anlamda yaratılabilecek her türlü işbirliği için maddi ve fikri tüm imkanlarını seferber edecektir.

Derneğimizin kısa vadede gerçekleştirmeyi planladığı projelerden bazıları aşağıda siz destekleyicilerimizin bilgisine sunulmuştur. İncelemek için tıklayın.

Paylaşmaya bile değer bulmayacağınız kadar ufacık bir destek, bizler için hayal bile edemeyeceğiniz umutlara gebedir.

Her şey inanmakla başlar.

Bora BAŞARAN-seni seviyorum(sevgiliye)-Erdal ERDOĞDU


Bu parcanın sözleri ve bestesi sevgili arkadaşım Bora Başaran’a aittir.
arkadaşlar muhabbetine toplandığımız bir günde, şansımıza yanımızda gitarlarımız vardı, bora kendi şarkılarını bana dinletirken, ben de ona eşlik etmeye başladım, derken bi arkadaşımız abiler bunu kaydedelim mi deyince, ortaya bu video çıktı. Biz çalarkan çok eğlendik, umarım neşemizi sizlere yansıtabilir ve beğenilerinize hitap edebiliriz. Yorumlarınız bizler için önemli. Saygı ve selamlarımızla

Link: Bora BAŞARAN- seni seviyorum(sevgiliye)-ErdaL

 

 

 

 

Artı olarak blog yazarı arkadaşlar, bloglarının formatları uygun olduğu taktirde bu video yu kendi bloglarında paylaşırlarsa, beni sevindirirler.Şimdiden teşekkür ederim

(1.yayın 20şubat 2009)

Başörtülü oy da vermesin!

Bu gün gazetelerden kösemizin konuğu yukardaki başlıkla yazısını yayınlayan Murat Birsel. Bence okunulası bir yazı, ama siz bu konu da ne dersiniz inanın merak ediyorum???

……

Biz kendi aramızda ne zaman beraberce mutlu olacağız acaba? Galiba ilk yapılacak iş birimizin mutluluğunu diğerinin mutsuzluğu olarak tanımlamaktan vazgeçmek!

Gerçekten ben anlamakta güçlük çekiyorum, dağdaki teröriste af üzerine çalışıyoruz, Kürt kimliğini kabul etmeye çeyrek kaldı, Ermeni sınırını açmak üzereyiz, Obama geldiğinden beri Amerikalıları daha çok seviyoruz, bu topraklarda herkes daha mutlu olsun diye TRT Şeş diye ayrı televizyon kurduk, sırada Ermenice, Arapça yayınlar var…

Bütün bu insanları kazanmak istiyoruz, dostluk ve kardeşlik mesajı veriyoruz…

Sandık başında başörtülüye tahammül edemiyoruz!

Ne yapmalı?

Yoksa bir TRT Türban mı kursak?!

Okumaya devam et “Başörtülü oy da vermesin!”

Elif Şafak – AŞK

Bundan kısa bir süre önce çıkan, Elif Şafak’ın aşk adlı romanını satın aldım. Zaten bu kitabı herhal görmeyen kalmamıstır, bunca krize rağmen çok iyi bir satış kampanyası ile, neredeyse tüm kitap evlerinin en ön raflarında ve çokca sayıda yer aldı. Ben yaklaşık 100 sayfasını okudum, amacım kitabı bitirip bir arkadasıma hediye etmekti ama onunla görüseceğimiz zamana yetiştiremedim sonra da kitabı yarım bıraktım, sonrada tekrardan okuyasım gelmedi. Nasılsa hayatımda yarım kalan tek roman bu değil. Belki bir gün kaldığımız yerden devam ederiz. Kitap 415 sayfa Doğan kitap tarafından çıkarılmış ve satış fiyatı 19.90. Neredeyse almak istediğiniz her yerde bulmanız da mümkün. Ben ilk 100 sayfa kadarını okuduğum için kitap hakkında pek yorum yapamıcam ama dili oraya kadar çok akıcı ve çok iyi kurgulanmış, yüzde 25lik okuma oranıma rağmen bu kitap bence alınası ve okunulası bir kitap.

Tabi kitabı belki ben okumadım ama o benim odamda öksüz kalmadı. Oda arkadasım, sevgili kardeşim İbrahim. İznini alarak kitabı okumaya başladı ve bir solukta 3-4 akkşamda bitirdi kitabı. Ve bende ondan kitapla ilgili bir yazı istedim. O da beni kırmadı ve yazdı bir şeyler. Şimdi söz İbrahim’de.

……

Selamlar ben İbrahim oda arkadaşım Erdal Abi bir kitap almış gelmiş odaya ama o okuyamadan kitaba ben el koydum.

Kitabın adı AŞK ve yazarı Elif ŞAFAK.

Sizlere okuduğum kitabın içeriğinden bahsedeceğim.
Dilimizden dolayı kabahatimiz olursa affola…
   
Kitabımızın adı Aşk belki çoğumuzun aklına günlük hayatta yaşadığımız türden aşk gelebilir ama sadece onunla sınırlı kalmamış manevi aşktan da bahsedilmiş.Kitap Boston da yaşayan bir ailenin yaşadıklarıyla başlamış ve bu ailenin ev hanımı 40 lı yaşlarındaki Ella. Kocasının kendisini aldattığını bile bile ve üç çocuğunu da düşünerek aileyi ayakta tutmaya çalışan bi anne. Kocasının yardımıyla bir yayınevinde edebiyat editörünün asistanı oluyor. Patronu tarafından Aşk Şeriatı adlı bir kitabın raporunu çıkarması görevi ile görevlendiriliyor. İşte ailevi sorunlar yaşayan ve kocasına duyduğu nefret nedeniyle aşka ve romantizme inanmayan Ella’nın hayatı bundan sonra bir anda değişiyor. Artı olarak Aşk Şeriatı- A.Z.ZAHARA’nın kitabı yanı AŞK’ın içinde bir kitap daha var.

Kitap şöyle başlıyor ki bu benim ilgimi çekti:

Okumaya devam et “Elif Şafak – AŞK”

Ege Sanat Topluluğu- Tiyatro oyunu- Guguk Kuşu (ken kesey)

Oyunlaştıran: Dale Wassermann

Reji: Edip Deder, Fırat Özmen Akıncı

Dramaturji: Açelye Uçan, Ali Ersam Karadeniz, Eda Dinler, Edip Deder, Erhan Bolatoğlu, Esin Yüksel, Fırat Özmen Akıncı, İlknur Yıldız, Kazım Başer, Kerem Özten, Merve Güner, Mustafa Sıkıntı, Neslihan Köroğlu, Tanıl Levent, Yücel Kızılöz

Oyuncu kadrosu;
              Hemşire Flinn      : Açelye Uçan
              McMurphy           : Ali Ersam Karadeniz
              Sandra                  :Ceren Demirci
              Hemşire Ratched  : Eda Dinler
              Dr. Spivey             : Edip Deder
              Harding                : Erhan Bolatoğlu
              Martini                 : Fırat Özmen Akıncı
              Hemşire Lusin     :Gülhan Otur
              Williams              :Harun Güven
              Candy                  : Merve Güner
              Waren                 : Mustafa Sıkıntı
              Cheswick           :Soner Şeneken
              Billy                   : Tanıl Levent
              Reis Bromden    : Yücel Kızılöz
              Kronikler           :Burak Akbaş, Cem Öntaş, Onur Uygun, Okran Varan, Recep Yıldız
              Ziyaretçiler        : Esin Yüksel, Gülin Urcun, İlknur Yıldız, Setenay Özaydemir

 Işık      : Gamze Bulut
 Müzik  : Neslihan Köroğlu
 Dekor  : Soner Şeneken, Tanıl Levent
 Afiş     : Nursun Karaburun
Yer       : Ege Üniversitesi Kampüs Kültür Merkezi (Mötbe)
Tarih    : 21.03.2009 (benim gittiğim)
Ücret   : Öğrenci 3tl, Tam 5tl
Organizasyon : Ege Sanat
Tel       : 0506 7886779 – e-mail : egesanatatolyesi@gmail.com

Guguk Kuşu – Ken Kesey
……………………………………………………………….
İnsanlığın egemen olduğu ideolojileri tarih içinde kendi varlıklarını, sürekli olarak ‘öteki’sini, ‘anormal’ini, ‘düşman’ını var edip tanımladıktan sonra onu hakimiyetine almak, hakimiyetine alamıyorsa hapsetmek, hapsedemiyorsa yok etmek üzerine inşa etmişlerdir. Toplum(lar) var olduğu sürece bu ‘toplum dışılar’ da var olmuştur ve bunlara çeşitli toplumsal kompartmanlara yerleştirmişler ve tasnif edilmişlerdir.
‘Deli’ de bu ‘toplumdışı’  çehrelerden biridir.
Günümüz dünya düzeninde hereksin tek tiplileştirilmeye çalışıldığı, farklılıkların tahammülsüzlükle yok edildiği bir savaş ve linç psikolojisi içinde yaşamı zapt etmiş muktedirler çağında diyoruz ki; akıllı mı dediniz, evet biz deliyiz; normal mi dediniz evet biz anormaliz; biz mi dediniz hayır biz ötekiyiz.

Okumaya devam et “Ege Sanat Topluluğu- Tiyatro oyunu- Guguk Kuşu (ken kesey)”

Galata Kulesi – Galata Tower

Evet evet evet, İstanbul’un en akılda kalan, en çok bilinen 3 tane yerini sorsalar, herhal onlardan biri muhakak Galata Kulesi olur. Ben bundan önce gitme fırsatım oldu. İstanbul’u bir de tepeden görmek çok farklı oluyor ama, bana çokta değişik gelmedi açıkcası, çünkü gördüğüm her yerin içinden geçmiş, bir şekilde oralarda yaşamıştım. Ama eğer İstanbul’a az geldiyseniz ve pek bi yer bilmiyorsanız, gerçekten gidilesi bir yer. Giriş ücreti yerli vatandaş için beş tl, turistler için ise 10 tl 🙂

İstiklal caddesinden aşağıya karaköy’e doğru inerken, önünden gecersiniz ya da bunun tam aksi istikamete giderken. En fazla 20 dakikanızı kendinize ayırıp, İstanbul’a dalmak bence büyük zevk olmalı. Eğer o kuleye merdivenlerden cıkıldıgını sanıyorsanız yanılıyorsunuz, içerde asansör var 🙂 artı olarak balkon kısmı çok dar ve her zaman meraklı turistler tarafından doldurulduğu için, tur atmak pek kolay değil. Ama yine de bu manzara için değer. Hele de yanınızda sevdiğiniz insanlar varsa, değmeyiniz kendi keyfinize. Hayatınızda unutamayacağınız güzel bir anıya adım atmış olursunuz, galata kulesine çıkmakla.

Efenim biz gittik gördük gezdik, bizce gidilesi görülesi ve gezilesi bir yer, siz sevgili dostlarımıza da tavsiye ederiz.

Minyatür TÜRK = miniatürk

Bundan çokta uzun sayılmayacak bi zaman önce, İstanbul’da yaşamama rağmen daha önce hiç gitmediğim ama methini kardeşimden ve birçok insandan duyduğum, minyatür tarihi eserlerimizi içinde barındıran, kültür parkımız miniatürk‘e gitme fırsatı buldum. İnsanın yanında sevdiği insanlarda olunca böyle mekanlar daha bi anlam ve güzellik kazanıyor olmalı ki öyle… İçeride bulunan yüzlerce tarihi eser maketinin neredeyse hepsinin fotoğrafını çektik ama buraya anca bir kaçını koyuyorum.

Okumaya devam et “Minyatür TÜRK = miniatürk”

tarcınlı,cevizli,havuclu kek

 Bir yemek tariflerim kategorisi yazısı ve kek tarifi ile karsınızdayım…  Görseller bence yeterince açıklayıcı olduğu için tarif vermeye gerek görmüyorum ama ayrıntılı tarif istiyorsanız BURADAN alabilirsiniz.

tarifin devamı için Okumaya devam et “tarcınlı,cevizli,havuclu kek”

N-ERDOĞDU ve Esra ERDOĞDU.COM hizmetinizde

Uzun süredir yazılmayı bekleyen tanıtım yazılarından birini bugün yazmak bana nasip oldu. Şimdi sizlerin huzuruna yepyeni, sıpsıcak 2 tane blog sunacak bunları da aynı erdalerdogdu.com gibi sevmenizi ve bağrınıza basmanızı isteyeceğiz 🙂 (hani bizi çok sevdiniz ya, hani bizi bağrınıza bastınız ya) Malumunuz blogosfer çok büyük olmasına karşın bir o kadar da küçük. Hergün onlarca yüzlerce yeni blog bu dünya içinde nefes almaya başlıyor. İşte bizim tanıtacağımız bloglarda bunlardan sadece ikisi.

İlk blog’umuz N-ERDOGDU.COM. Bu blog içinde sevgili emmoğlumuz çoklu konularda akıl yürütmeler kelime birleştirmeler yapacak. Blog’un sahibi Necati ERDOĞDU. Biz kendi adımıza güzel yazılar yazacağına inanıyoruz ve sizleri de güzel yorum ve dikkatli takiplerinizle bu bloga destek olmaya çağırıyoruz.

 N-ERDOGDU.COM ‘ beğenmeniz ve takip etmeniz dileklerimizle.

İkinci blogumuza gelince. İkince blog; genel olarak edebiyat üzerine yazılacak yazılardan, şiirlerden, hikayelerden ibaret olacak. ESRA ERDOĞDU.COM. Blogun sahibi bizim emmi-kızımız, Esra ablamız, daha önce antoloji.com ve benzeri sitelerde yazı ve şiirlerini paylaşırken, Erdal ERDOĞDU tarafından blogosfer için yapılan transfer teklifini kıramadı ve o da bundan sonra aramızda soluk alacak. Sanki sizin yazdığınız şiirleri okumak, içinde kaybolmak ya da kaybettiklerinizle yüzleşmek için ESRA ERDOĞDU.COM takiplerinizi ve güzel yorumlarınızı beklemekte.

N-ERDOGDU.COM —- ESRA ERDOĞDU.COM