Applications of some parts of Theories of Mass Communication on Films

This work was prepared for my theories of mass communication lessons in this term like a termpaper. It has not included all of mass comm theories, I chose some of them for my work. I hope it is serviceable to you. Im waitin your ideas and opinions. (my english is not good)
ABSTRACT
Some parts of theories of mass communication studies occupy a huge place within Movies. Writers who write text of movies work with some mass communication researchers to acquire a perfect scenario. Because of communications researchers know how to affect audiences. They use people like cavy to see their studies effects on people in communication channel such as television, radio, movies, newspapers with gate-keeping, agenda–setting etc. Most of people do not understand any of these but who dabble at communication realize each of this. In the light of this information, within this article I chose a movie (film, called V for Vendetta) and we will be analyzing and studying to show to you how includes these theories on movies.
Mass Communication theories on Movies

Introduction
Mass communications is a part of communications studies. In this way, I want to start a question. ‘What is communication?’ According to Işık, ‘‘communication as a systemic process in which people interacts with and through symbols to create and interpret meanings. ’’ (2008: ?)
Mass communication has strong power to affect people. But, primarily we know what mass communication is. ‘‘Mass communication is messages communicated through a mass medium to a large number of people.’’ (Bittner 1986: 12) You can send your messages to lots of people faster than the other ways with mass medium such as film, radio, television etc. In mass communication, we use some paradigms to study on media such as Marxist media theory, Frankfurt School media theory, Limited effects paradigm from Lazarsfeld and Merton etc. On the other hand, these headings have got some subheading for example, narcotizing dysfunction, gate keeping, agenda setting etc. In this study, we work to match these paradigms with characters’ role, discourse or whatever they do within movie of V for Vendetta. Now lets start to our analysis on movie.

Narcotizing Dysfunction

Firstly, in this movie hero called ‘Vale or V’ says, you forgot the date of fifth November and democracy, liberty etc. You are watched, listened, persuade all places. President Adam Sutler and his party members work on media to hide most of reality. They have a strong lobby to affect to people. He and his partners want to have power on their hands. People live under control.  Nonetheless, a lot of people believe and trust to president and his government.  According to Mass Communications researchers; ‘‘viewers can be responsive, and they interfere to social problems but they are lethargic and unresponsive. Mass communications tolls are accused by mass communication researchers.’’ (Mutlu 1998: 194).  In this definition, we can see easily narcotizing dysfunction in this movie. Okumaya devam et “Applications of some parts of Theories of Mass Communication on Films”

Otobüste büyüklere yer vermek

Evet efenim, bundan çok zaman önce, mekanlarımız ve sohbetlerimiz diye bir yazı yazmış ve o yazımda, bilhassa kendimin ve benden yola çıkarak bir çok insanın çeşitli yerlerde maruz kaldığı :)) bazı zorunlu muhabbetlerden bahsetmistim. Dün de otobüste bir dialoğu dinleme şansım oldu. Arkamda oturan iki amca ki onlara 2 genç yer vermesine karşın, bakın bakın ne kadar iyi yetiştirilmiş gençler var, annelerine babalarına helal olsun ama geçenlerde ………… diye bir muhabbete başladılar…

A: Azizim geçen sabah şuradan otobüse bindim, bilerek 2 tane gencin başına gittim dikildim ama hiç umurlarında olmadı, kalkıp bi yer vermediler, onlar adına ben utandım, böyle gençlik olmaz ki…

B: Hocam öyle düşünme artık okullar öyle kolay değil, benim 2 tane cocuğum üniversitede okuyorlar, ki mi zaman ders çalışmaktan hiç uyumadan okula gidiyolar, ders başlamadan 2 saat önce yola çıkıyolar, yorgun bitkin, otobüste bi yere oturmuşlarsa o halle nasıl kalkıp yer versinler, bi de çoğumuz işe gidip akşama kadar koltuklarımızda oturuyoruz, onlar akşama kadar ders dinleyeceğiz diye kafa patlatıyolar. Senin gibi düşünmemek lazım…

A: Abicim sen de haklısın ama benim başına gittiklerim daha liseliydi, hani üniversiteli olsa bi nebze.

B: Bu da yanlış bence, tamam liseli ama sırtında koca bi canta var, bilir misin ki, iyi mi kötü mü, hasta mı, yorgun mu, ayakta duracak hali var mı? çoğumuz onları yer vermiyor deyince eleştiririz, yer verince teşekkür bile etmez, çocuğum çantanı ver istersen diye sormayız??? Onlar da bize yer vermez bu kadar basit.

..

..

..

Bu dialog böyle devam etti. Ben hasta olana kadar otobüste oturduğumu hatırlamam ki birine yer vereyim. Mümkün oldukça otobüste minibüste ayakta dururdum. Çünkü her zaman her yerde bir yaşlı, bir bayan, bir hamile olur. Ama hasta olduktan sonra, anladım ki, gençlerinde oturmaya hakkı var, benim bel fıtığım vardı, o zaman beni görenler bilirler, ayaklarımın üstüne basamıyordum, yürüyemiyordum, ağrılardan yerimde ayakta duramıyordum. Ama kimse bilmez ki bu çocuğun ne var, hasta mı, dışardan ben belli etmediğim sürece kimse anlayamazdı, tabi topalladığımı görmezlerse. Taki bir gün, benim otobüste ayakta kaldığım bi vakit, ANNELR HİSSEDER yazımda belirttiğim üzere. Bi hanım teyzem bana yer verene kadar :'( 

Ve gerçekten hastalığı bırakalım, çoğu zaman okula 1-2 saat uykuyla ya da hiç uyumadan gidiyorum. Okuldan dönüste beynim saman yığınına dönüyor, buna rağmen bi bayanın yanına otururken de sormadan oturmam, bi yaşlı gördü mü, mümkün oldukça oturmak isteyip istemediğini sorarım..

Ama onlarda gençlere karşı anlayışlı olmalılar, Eğer ayakta duracak kadar halleri yoksa evlerinde otursunlar diye bir şey demek istemiyorum ama bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki!!!

Altay – Galatasaray

Dün ispanyolcadan vizem vardı, sınava girdik çıktık. O esnada arkadaşlardan biri abi akşam maça gidiyoruz, acaba sen de gelir misin diye sordu? Hiç düşünmeden gelirim diye onayladım. Çünkü gerçekten sıkılmıştım artık, gerçekten her şey üstüme geliyor, delirecek gibiyim…

 

Belki bağırır, çağırır da rahatlarım diye… Ama nerde???

Maç çok güzel bir maçtı. Dünya gözüyle İzmir’de Galatasaray’ı izleme şansı elde ettik. Altay çok iyi bi takım bir o kadar da kuvvetli bir taraftarı var. Ama galip gelen taraf galatasaray oldu.

Altay 1-0 öne geçti. 90.dakikada galatasaray penaltı kaçırdı, sonra 92 ve 93. dakikalarda gelen goller. Galatasaraya galibiyeti getirdi. Taraftarlar çok güzel atışmalar yaptılar. Ultra Aslanın Altaylı taraftarları tek tek saymaları, buna karşın Altaylıların öne geçtikten sonra galatasaray tribünlerine karşı, karşı taraf beyaz desene sloganları gerçekten güzeldi.

 İzmir Atatürk olimpiyat statında galatasarayı izlemek zaten en güzel şey oldu.

Türk liralarımız hayırlı olsun…

Efendim malumunuz bundan önce paralarımızdan 6 sıfır atmak üzere onları yeni türk lirası haline getirmiştik. 01.01.2009 tarihi itibari ile ise bu paralarmızın adının önünde ki yeni yi kaldırıp sadece TÜRK LİRASI haline getirdik. Ben bu gün bir vesile bankadan para çektim ve bankamatik yeni olan TÜRK LİRASIndan 1-2 adet takdim etti bana. Benim gercekten hosuma gitti. Tasarımı çok güzel olmuş. boyutu da çok iyi. Ne diyelim vatanımıza milletimize hayırlı olsun. HERKESE BOL TÜRK LİRASI KAZANÇLARI dilerim.