Archive for Temmuz, 2008

tatil bitti,döndüm kürkçü dükkanıma

Evet arkadaşlar malumunuz,işte okuldu,okulun bitmesi ardından dgs hazırlıklarıydı eh bide bunlardan beter hastalık uğraşlarıydı pilim bitme noktasına gelmişti ve acilen bir desarj olma durumu lazımdı.Bu durumda babam her zaman ki gibi devreye girdi ve imtiyaz hakkını tatilden yana kullanaraktan,kendisi de izne çıkmak suretiyle tüm aile 1haftalığına bir tatil yapma fırsatı bulduk.Acısıyla tatlısıyla,sarkılarıyla türküleriyle,güzel buluşmalarıyla,gezmesi ve tozması ile 1hafta bile olsa yetti.Adam olana çok bile.Ve burdan anlatılmak üzere çok döküman çıktı.Hepsini tek tek paylaşacapım inşallah sizlerle.Bu zaman zarfı içinde nöbetçi blogger lık yapan sinanata çok ama çok teşekkür ederim.

 

Girişim Günleri - İstanbul 2008

Girişim Günleri / Startupweekend İstanbul 2008 …. Aramızda startupweekend konseptini bilen var mı? Bilenler olabilir bilmeyenler için şöyle baştan bir anlatalım.

+ - 70 Profesyonel.

Bir mekanda buluÅŸacak.

48 Saat boyunca bir internet girişimini canlandırmak için ter dökecek.

Yazılımcılar, Tasarımcılar, Proje Yöneticileri, Pazarlamacılar, Stratejistler…

48 Saatin sonunda kurulacak olan bilişim şirketine tüm bu katılımcılar eşit paydayla ortak olacaklar.

Bu organizasyonda asıl maksat sektörel muhabbeti geliştirmek. Sizinle masada oturabilirim. Size daha önce hiç duymadığınız teknik terimler söyleyerek başınızı döndürebilirim. Ama sizinle aynı takımda çalışmam bambaşkadır. İş ahlakımı ve becerilerimi tam anlamıyla görebilirsiniz.

Yurt çapında ve yurtdışında oldukça fazla ses getirecek bir organizasyon olacak olan Girişim Günleri‘nde bende organizasyonda bulunuyorum. Bana sorarsanız bu projenin en güzel yanı tamamen doğal gelişecek olması.

Başvurular toplanacak. Tahminim 400-450 arası ön kayıt alacağız.

Portfoliolarla profesyoneller seçilecek.

Tanışma toplantısı. Profesyoneller tanıştırılacak birbirleriyle.

Organizasyon’un ilk sabahı 3er dakikalık zaman dilimleriyle fikir sahipleri iş fikirlerini anlatıp topluluğu ikna etmeye çalışacak.

48 Saat boyunca 70 kişinin durmaksızın üzerinde çalışacağı projenin ne olacağı işte bu bölümde oylama usulüyle belli olacak.

Organizasyon ekibi olarak bizler kimseye polislik yapmayacağız. Yalnızca taleb edilen yerlerde yardımcı olmaya çalışıp kusursuz çalışma için uygun zemini hazırlayacağız. Tasarım, Yazılım, İş Geliştirme, Pazarlama. Tüm takımlar doğal gelişecek. Suni bir yapılandırma olmayacak.

Türkiye’de bir ilk olacak bu organizasyonun içinde bulunmaktan ötürü mutluyum. Türkiye Web Sektörünün gelişiminde dev bir adım olacağından hiç şüphem yok.

Tanıtıma destekçi olan tüm arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunarım. Bu gün gördüm son verdiğim röportaj Ekonomist dergisinde yayınlanmış bu ay. Onlara da teşekkürleri iletelim buradan.

Girişim Günleri ile ilgili detaylı bilgi için web sitesini ziyaret edin ve katılacaksanız mutlak önkayıt yaptırın. :

http://www.girisimgunleri.com

1 Ağustos’ta Kadıköy’de yapacağımız muhabbet toplantısında da Girişim Günleri’nden bahsedeceğiz bolca. Bir ısınma turu diyebiliriz :) Katılım herkese açık. Bekleriz!

SİNANATA

 

Erdalerdogdu.com 1 Yaşında!

Erdal ErdoğduBlog aleminin güzide, mükemmel, möhkem insanları!

Bendeniz erdalerdogdu.com nöbetçi bloggeri sinanata. Erdalım tatilde olduğu için bana mesaj atmış. İnternet bulamıyormuş yaban illerde. Blogumun 1. Yaşı doldu bir yazı patlatıver diye.

Hakkaten de blog yazması için Erdalı kandırdığımdan sonra tam 1 sene geçmiş. Vakit hızlı geçiyor hatta hıphızlı.

Ben 3 senedir aşağı yukarı blog yazıyorum. Ama Erdalın kitleye hitab usulu benden çok daha etkili. Bunu da istatistiklerinden anlayabiliyoruz. Çünkü kardeşimin çok daha fazla takipçisi var. Üniversite 2. dönem çok pasif olmasına karşın yine de izleyici kitlesini kaybetmedi Erdal. Kendi deyimiyle çok güzel arkadaşlar edinmiş blog aleminden.

Bir sene de neler olduğunu anlattık. Şimdi birde rakamlar konuşsun.

  • Erdal bu 1 yıllık zaman dilimi içerisinde tam 62.923 farklı bilgisayar/kullanıcı tarafından ziyaret edilmiÅŸ.
  • Gelen ziyaretçiler farklı sayfalar dolaÅŸarak 117.883 sayfa gösterimi yapmışlar.
  • Her ziyaretçi ortalama 1:30 dakika sitede kalmış. Bir blog için gayet güzel bir zaman 1:30 dakika ziyaretçiyi siteye kitliyor olabilmek süper.
  • Gelen ziyaretçilerin %81.57’si yeni ziyaretçilermiÅŸ. Kitlesini sürekli dinamik tutmayı baÅŸarmış.
  • KüreselleÅŸen dünyaya ayak uyduran Erdal sırasıyla en çok Türkiye , Almanya , Çin , Amerika ve Fransa’dan ziyaret almış. İnsan global olmayagörsün.
  • Bu popülarite erdalımı google’da aranır bir insan yapmış. Tam 2058 defa insanlar google’da Erdal ErdoÄŸdu diye aratp erdalerdogdu.com a yönlenmiÅŸler.
  • Erdal’a en çok images.google.com.tr ziyaretçi yönlendirmiÅŸ. Sonra benim blog sonra da facebook var bu sıralamada.

Aşağı yukarı istatistiklerimiz bu şekildeydi efendim. Nice yenilikler nice güzel istatistikler duymak, duyurmak dileğiyle.

Huzurlarınızda Erdal’ı kutluyor, baÅŸarılarının devamını diliyorum.

 

Gezilesi Görülesi Kaplıcalar

kızılcahamam termal

  Şifalı sular yurdumuz  her köşesinde rahatça bulabileceğimiz değerler.Ülkemiz bu yeraltı kaynakları bakımından çok zengin aynı ölçüde de tehlike altında sanırsam.Çünkü bu kaplıca yani sıcak su kaynakları genellikle fay hattı bölgelerinden çıkan şeyler.Her neyse bizimde Uzun yıllardır ailecenek yılda en az iki kere olmak üzere yaptığımız kaplıca seyahatlerimiz mevcut.
1- İlki 1995 yılında Kütahya -ılıca kaplıcaları ziyareti ile başladı. Harlek otel olması lazım, o zaman çok güzel bir tesise sahipti bu otel.4yıldızlı bir otel,havuzları,doğal güzelliğiyle gerçekten çocukluğumdan beri unutamadığım bir yer.
2-Daha sonra ki sene Yalova ili Armutlu kaplıcaları, o zaman daha ihlas armutlu tesisleri yapılmamıştı ve bizlerde belediyenin imkanı hali hazırda kısıtlı olmaya devam eden tesislerinde kalmıştık. Bu tesisler halen çalışır durumda fiyatlarının pek pahalı olduğunu sanmıyorum, bu tesislerin hemen yanında 4yıldızlı özel bir otelde mevcut.
3-Bursa merkez kaplıcalarıyla tanışmam da demek 1996 yılına denk geliyor, Marmara bölgesi fay hatları bakımından zengin olduğundan dolayı her yanında böyle kaplıca tesisleri bulunmakta. Bursa da gerek merkezinde gerekse ilçelerinde (mesela oylat) birçok kaplıca tesisine sahip. Ben birkaç kez çelik palas otelinde kaldım burada ki suyun çelik oranı çok fazla olduğu için buraya çelik palas dendiğini söylemişlerdi ve biraz pahalı bir oteldir, yine bu otelin civarında çekirge civarlarında başka kaplıca otelleri de mevcuttur.
4-Şimdi gelelim kuzuluk’a. İhlas firmasının burada da bir kaplıca tesisi var. Apart otel olarak hizmet veren kaplıcanın içinde mevcut birde oteli bulunmakta,küçük birde havuzu var.Burası bir toplu konut sitesi şeklinde tasarlanmış,bel ki 1000 den fazla daire vardır.İstanbul,Sakarya,Ankara,Bursa gibi illere yakınlığından dolayı yaz- kış doludur.Bununla birlikte burada ki oda olarak tabir edebileceğimiz yerler mevcut birer daire şeklinde,içinde çatalına kadar her şey var ve fiyatları da gayet uygundur ki bu fiyatlar yatak başı değil 6kişilik daire başı fiyatlardır. Yazın pek çekilmez çünkü kuzuluk bir ova, çok sıcak oluyor. Ama kışın tadından yenmez.Çok güzel bir çarşısı vardır ve çevrede ki alabalık tesislerinde Türkiye’nin en lezzetli balıklarını yiyebilirsiniz.

  
5-Diğer bir kaplıca bölgemiz de Balıkesir.Ben Balıkesir de ilk önce gönen e gittim,gönen küçük bir ilçe ama çok güzel yapılanmış,otelleri ve tesisleri çok güzel,insanları da çok sıcak.Ailenizle birlikte gezebileceğiniz bir çarşısı,oturup çay içebileceğiniz çay bahçeleri gerçekten güzel.
Balıkesir’de ikinci mekanımız ise Güre kaplıcaları oldu. Güre yazlık kaplıca tesislerimizden birine sahip, hani derler ya önü deniz arkası orman aynen bu şekilde ama birde kaplıcası var. Burada tabi başka oteller filanda var.
6-Sırada Ankara kaplıcaları var.Ben Ankara da ilk olarak Kızılcahamam kaplıcalarına gittim.Kızılcahamam termal tesisleri Türkiye nin en iyi tesislerinden biri.Zaten son yıllarda ak partinin yaptığı kamplarla da adından epeyce söz ettirdi.Burası da apart otel mantelitesine sahip ve birazda pahalı bir yer.Bunun haricinde Kızılcahamam ilçe merkezinde gerek belediyenin işlettiği gerekse özel oteller olmak üzere uygun yerler var.Artı olarak ben Ankara da Beypazarı kaplıcalarına da gittim ama beyter tesisleri pek iç açıcı bir yer değil bide bence imkanlarına göre pahalı sayılabilir.
7-Tabi şimdi İstanbul lu olaraktan kendi memleketimizden bahsetmesek olmaz.İstanbul tuzla içmece tesisleri,İstanbul içindekiler için olmasa da (çünkü gidip gelinebilir) dışardan gelecekler için bence güzel biryer.
8-İzmir Balçova termal tesisleriyle tanımsam ise üniversite için İzmir ekonomi üniversitesine gitmeme denk gelir.Gerçekten çok ama çok güzel bir tesise sahip Balçova termal ama bence haddinden de pahalı ama gidilince pişmen olunmayacak bir yer ki İzmir merkeze otobüsle yarım saat.

ihlas armutlu

9-Ve son olarak yarın da 15günlüğüne gideceğim ve neredeyse açıldığından beri her yıl gittiğim ihlas armutlu termal tesisleri.Aslında armutlu da deniz kıyısında kaplıca suyu yok ama tesis büyük  olunca ilçeden su getirmek kolay oluyor.İhlas armutlu önü deniz arkası orman ve kaplıca gibi özelliklere sahip.Apart otel olarak hizmet veriyor.Yaklaşık 90 metre karelik dairelerde 6 kişi kalabiliyor.Tesis komplike bir site şeklinde içinde ne ararsanız var.İstanbul a kara yolu ile yaklaşık 3saat kadar sürüyor bunun haricinde feribotla ulaşım kolaylığı var.Yazın hem sağlık hem deniz turizmi yapmak için ideal bence.Fiyatları da 5-6 kişi üzerinden hesaplayınca çok pahalıya gelmiyor.Neyse umarım verdiğim bilgiler işinize yarar, saygı ve selamlarımla.

 

Namık Kemal Üni. Çerkezköy Meslek Yüksek Okulu

Evet arkadaşlar malumunuz öss oldu sonuçlar açıklandı.Kiminiz bu sınavda başarılı oldu kiminiz daha az başarılı oldu.Neyse konumuz bu değil.Eğer öss puanınız sonucunda eğer 2yıllık meslek yüksek okulu yazmayı planlıyorsanı ve bu okulun adı namık kemal üniversitesi çerkezköy meslek yüksek okuluysa,benim size bu konuda bazı söyleyeceklerim var ve bunlar size orası hakkında azda olsa bilgi verecektir.

Öncelikle Ben o okula 2005 yılında girdim o zamanlar okul trakya üniversitesine bağlıydı ama 2006 yılında trakya üni. 2ye ayrıldı ve tekirdağ bölümü namık kemal üniversitesine bağlantı.Çerkezköy tekirdağın bir ilçesi ama neredeyse tekirdağdan büyük.İstanbula yaklaşık uzaklığı 140 km filan bu yakınlık sizin için büyük fırsat çünkü her haftasonu istediğiniz takdirde eğer istanbulda oturuyorsanız eve gidip gelebilirsiniz.Bununla birlikte çerkezköy sanayi bölgesi bir alan.Yaklaşık 600 tane büyük fabrika var,buda haliyle bölgeye göçü arttırıyor.Yerliden çok yabancı var dersek çok daha doğru olur açıkcası.Eğer çok fazla gezme tozma meraklısıysanız bence orda çok sıkılabilirsiniz.Ama sineması,bowlingi filan vardır,küçük dediysek o kadar da değil :)

Okula gelince,

Çerkezköy meslek yüksek okulu küçük bir okul,eskiden tekstil,halkla ilişkiler ve büro yönetimi olmak üzere 3bölüm varmış ama benim okuduğum dönemde tekstil yoktu.Okul 2bölüm üzerinde hizmet vermektedir tabi bizim son senemiz de ki söylentiler gerçekleşip yeni bölümler açılmadıysa.Bu bölümler halkla ilişkiler ve büro yönetimi ve sekreterlik.Ve okulda genel olarak 1. ve 2. sınıf olmak üzere maksimum 200 öğrenci bulunmaktadır.Bunun avantajı arkadaşlık bağları sağlamdır,dejavantajı çok fazla dedikodu olur.

Meslek yüksek okullarının genelinde bir kadro sıkıntısı mevcuttur,bundan dolayıdır,bir hoca birden fazla derse girecektir.Derslerin konuları değisse bile bu size bir can sıkıntısı yaşatabilir ama derseniz,eğitim kalitesi nedir diye? Bizde bunları yaptığımız stajlarda ki ortamlarda gördük,2yıl boyunca öğrenmediğiniz şey kalmayaca, o kadar çok görceksiniz ki bunlar birbirine karışacak ve derslerden boğulacak gibi olcaksınız.Aslında bu bütün 2 yıllıklarda görülesi birşey çünkü 4yılda alınacak tüm dersler az az olmak üzere 2yılda alıyorsunuz.Ve Çerkezköyde ki hocalar bu konuda size baya yardımcı olacaklar.

Akabinde ve detayında çerkezköy merkezde kalabileceğiniz özel yurtlar mevcut değil,yüksekögrenim yurdu ise ,çerkezköy merkezden ve okuldan yaklaşık 6km ilerde ki karaağaç kasabasında ve burada saray meslek y.o öğrencileri ile birlikte kalınıyor.Yurt ortamı güzeldir,etliye sütlüye pek karısmazsanız ordan zevk alabilirsiniz.

Bunların haricinde oraya gittiğinizde mümkün oldukça aynı otobüs firmasını kullanın,aynı kebaçıya gidin (gökhan abinin yerine gidebilirsiniz,sanlıurfa kebap ın eski şef garsonu,bize çok yardımı olmuştur),aynı internet cafe ye gidin,bunları dememin nedeni kendinize küçük de olsa bir çevre oluşturmanız,böylece orayı daha çabuk seversiniz aksi halde orda yalnız kalırsanız benden söylemesi orası çekilmez biryer olur size.

Çerkezköy meslek yüksek okulu bence yazılası ve okunulası bir yer. Ama takdir sizindir.

okulun sitesi

 

ulusalcı teröristler(!)

Şimdiye kadar bloğum da ne pek din diyanet ne de pek siyaset muhabbeti yaptım, nedenini niye sini aslında bilemiyorum, belki de yapmalıydım ya da hiç bu işlere bulaşmamalıydım ama bizler sustukça başımıza daha çok şeyler gelmiyor mu? Demek ki asıl olarak bunlara bulaşmamak ya da bulaşmak değil susmamak gerekiyormuş!

Daha bir hafta öncesinde Sarıyer de polislerimiz şehit oldu. İçimiz kan ağladı, her gün acaba doğudan şehit haberi gelecek mi diye endişeli bir beklenti içindeyiz.

Ama terör dışardan gelince en azından karşımızdakileri düşman olarak görebiliriz. Pe ki bunlar vatanımızın içindeki en güzide mevkilere yükselmiş, milyonlarca insanın yüreğinden çıkan kişiler olunca ne demeliyiz onlara?

Halk, televizyonlar, gazeteler …vb… yaklaşık bir yıldır kitlendi, Ergenekon ne olacak diye merak edip duruyor.Onlarca insan sorgulandı,onlarcasını sorgulandı,kimisi içerde rahmetli oldu,on binlerce evrak,dosya,doküman bulundu,ki en önemlisi darbe günlükleri bulundu!

Bunları yapanlar kim,yıllardır halkın en ön saflarında halka kanaat önderi olmuş, son olarak cumhuriyet mitinglerinde halkın en önünde saf tutmuş kişiler.

Pe ki ne diyeceÄŸiz biz bu pek muhterem ÅŸahsiyetlere?

Cumhuriyet bekçileri mi desek, Atatürk’ü en çok seven vatan evlatları mı desek, demokrasi savaşçıları da güzel bir isim olabilir ya da yok yok biz bunlara laikliğin koruyucuları diyelim.

Geçen gün yayınlanan dava iddanamesinde yer alan maddeler aşağıda ki gibi;

  • Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek,
  • Silahlı terör örgütüne üye olmak,
  • Silahlı terör örgütüne yardım etmek,
  • Cebir ve ÅŸiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teÅŸebbüs,
  • Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı halkı isyana tahrik,
  • Patlayıcı madde bulundurmak, atmak, bu suçlara azmettirmek,
  • Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet Gazetesine patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek,
  • Devletin güvenliÄŸine iliÅŸkin gizli belgeleri temin etmek,
  • KiÅŸisel verileri kaydetmek,
  • Askeri İtaatsizliÄŸe teÅŸvik,
  • Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik vb.

Yılarca ülkemizde insanlarımız sınıflara ayrıldı,bunlar tarikatçı,bunlar dinci,bunlar yobaz,bunlar yenilikçi,bunlar cumhuriyetçi,bunlar aydın,bunlar elit… vb…

Pe ki bunlar kim, bu iddeaların asıl muhatabı olanlar kim?

Ben bu ideaların muhatabı olan kişilere inanın yazıklar olsun demekten başka bir şey diyemiyorum açıkçası.

Ulusalcılık bu mu, cumhuriyetçilik bu mu, anayasalcılık bu mu,halkçılık bu mu, demokrasi istemek bu mu ???

Şimdi yargı ikiye ayrıldı; kapatma davasında ki bağımsız siyaset üstü bağımsız yargı, ergenekon davasında ki hükümet yanlısı yargı.

Şimdi medya ikiye ayrıldı; hükümet yanlısı medya yandaş medya ve savunucu medya ama neyi savunucu medya tabi ki Ergenekoncuları!

Artı olarak hangi zihniyet hangi cesaretle yukarda ki iddeaların muhatabı olan kişileri Türkiye Büyük Millet Meclisin de savunma ve koruma yetisini kendin de bulabilir?

Ama di mi bu insanların en büyük suçları; Atatürkçü olmak, cumhuriyetçi olmak, ülkenin satılmasına karşı çıkmak, meydanlarda bayrak taşımak di mi? Hadi canım oradan hadi!

 Bugün ki gazetelerde yine boy boy Ergenekon haberleri mevcut,sormak lazım yandaş medya diye tabir edilen tirajı yandaş medya olmayanların onda biri bile olmayan medya kuruluşları bunları yazma cesareti bulabilirken, medyada ki tekel diye adlandırılan ve gerçekleri tamamen bildiği iddea edilen ergenekonun 4silahşörü lakaplı ve onların piyonları niye hiçbir şey  yazmıyor anlamış değilim?

Yoksa bugün gazetelerde yazan ergenekonun organizasyon şemasında ki  ulusalcı medya oluşturulacak maddesinin içinde ki medya bunlar mı? Yoksa diğer bir maddede geçen kontrol altında sivil toplum kuruluşları oluşturulacak dedikleri stk lar bu cumhuriyet mitinglerinde ki stk lar mı?

Geçiyorum bunların hepsini yazdıkça o kadar çok şey geliyor, o kadar çok şey ortaya çıkıyor ki, artık içimden susmak geliyor.

Ve sadece gülüyorum acınacak halimize gülüyorum…

 

-Canan Abla-nın müzik kutusu

Bi hanım ablamız var,almanya’dan fırsat buldukça blogumu takip ediyor,güzel güzel yorumlar atıyor.Allah razı olsun kardeÅŸini blogosferde ki bu yaÅŸantısında yalnız bırakmıyor.Blogumda ki munir nurettin selçuk- beni kör kuyularda baÅŸlığına bir yorum atmış ve oraya erdal’ın müzik kutusu bölümünü çok sevdiÄŸini ve oranın adının canan ablanın müzik kutusu olarak deÄŸiÅŸtirilmesi gerektiÄŸini yazmış ve bunun sonucunda da kendini hadsizlikle suçlamış (estagfurullah) .Bende bunun üzerine canan ablaya bir müzik kutusu baÅŸlığı açma kararı aldım.Ve bu yazıyı ona armaÄŸan ediyorum.Abla bundan sonra istersen parçaları cananın müzik kutusundan da dinleyebilirsin ve hepiniz dinleyebilirsiniz.

Cananın müzik kutusunda hangi şarkılar var derseniz;

Ahmet enes- ihanet ilk şarkı olarak karşınıza çıkıyor ve sırasıyla,timur selçuk beni kör kuyularda,murat çelik seyyah,kıraç yıldızlarda kayar,ahmet özhan seni aşksız bırakmam,müzeyyen senar unutturamaz seni hiçbirşey,grup gündoğarken gördüğüme sevindim,murat çelik aşkın elif hali,erol evgin ben imkansız aşklar için yaratılmışım,james blunt goodbye my lover,koray candemir aşk,kazım koyuncu gidiyorum,teoman gemiler,yavuz bingöl sensiz yapamam,uğur baş ölüme beş kala,cat stevens wild world,duman yürekten ile de son buluyor bu müzik kutusu.

Canan Abla başta olmak üzere  umarım cümleten beğenirsiniz.

İyi dinlemeler

 

Öss komedyası

Bugün okuduğum gazetelerde bu haberle karşılastım.Birkaç tane dersane sırf öss (üniversite,öğrenci seçme sınavı) de,geçmiş yıllarda bu sınavda derece yapmış çocukları tekrardan sınavda derece yapmaları koşuluyla anlaşıp onlara dünyanın parasını vermek suretiyle tekrardan öss ye sokmuşlar ve bu arkadaşlarda sözlerinde durup aynı sınavda derece yapmışlar.Aslında reklamcılık açısından baktığım zaman fikir gerçekten çok süper çünkü üniversite hazırlık kursu seçiminde dersanelerin sınav başarısı diğerleri tarafından tercih edilmesi acısından çok ama çok önemli yani biz türkiye şampiyonu çıkardık diyebilen bir dersane ertesi sene binlerce yeni öğrenciye sahip oluyor.Bu durumda da derece yapması için çocuğa verdiği para kaz gelcek yerden tavuk esirgememek oluyor.

Ama etik açısından düşündüğümüzde 1milyon 4yüz bin kiÅŸinin girdiÄŸi sınavda ki çoçuklarla alay etmek gibi birÅŸey bu.Sanki siz kimsini,dışardan adam getirtirim basarım parayı,o çocukta türkiye ÅŸampiyonu olur… VAY BE diyesim geliyor.yani BU MUDUR???

 

Bir dikey geçis sınavı ardından…

13 temmuz 2008 tarihi itibarı ile 2008 dikey geçis sınavı(dgs)nı olmuş bulunmaktayız.Daha önce bu yaşıma kadar olduğum sınavların beni yrduğuyla ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bunun haricinde bu sayfada ki başlıklardan birinde de dgs ile ilgili birşeyler yazmıştım.Neyse artık girdik,çıktık,hakkımızda hayırlısı demekten başka birşey gelmiyor şuanda aklıma.Aslında bu benim dikey geçis sınavına ikinci girişimdi,geçen sene izmir ekonomi üniversitesine yerleşmitim ,bu sene tekrardan belki daha iyi bir yer olur diye girme kararı almıştım.Sınava son 15gün kala az biraz çalışmaya çalıştım,artık ne kadar olduysa.

dgs

Ben sınava evde kendi başıma hazırlanmaya çalıştım,bunun içinde güvender (konu anlatımlı), tasarı soru bankası ve selim kitapevi yayınlarının hazırladığı dgs kitaplarında azda olsa yararlanmaya çalıştım.Tasarı ve güvender zaten soru kitapçılığı yönünde gerçekten çok başarılılar.Neyse lafı çok uzatmak istemiyorum.Artık sonucunda görcez bakalım hakkımızda hayırlı olan neymiş.

 

siyah converse

black and siyah converse

Ne zamandır niyetliydim,converse ayakkabı almaya ama izmir e gidince bu fikrimden vazgeçmiştim çünkü erkeği kızı aklınıza kim geliyosa herkesin ayağında beyaz converse vardı ve bu benim midemi bulandırıyordu açıkcası.Ama dayanamadım ve bugün gittim kendime siyah bir converse aldım.Umuyorum ki güzel günlerde giymek nasip olur.