—bir bardak tavşan kanı—

Sevgili kardeşim Sinanata bundan bir süre önce çok güzel bir fotoğraf makinesi getirtti kendine.Ben o zaman izmirdeydim ve aynı zamanda babamda yurt dışına gitti ve tevafuken,bana sinanın makinesinin aynısını getirdi hatta kuzenimde aynısını almış.Bu makine canon eos 400D idi.Tabi ben izmirde okulla mokulla uğraşırken,sinan fotoğrafçılık konusunda aldı başını gitti,kendini amatör fotoğrafçı duayeni haline getirdi.Ben daha düğmesine basmasını bilmiyorum açıkcası. (insanda merak olcak canım
) hal böyleyken tabi sinanın bide flicker’ı var,bi bakarsanız ne kadar çok luzumsuz şey çektiğini görürsünüz
hani makineler aynı,muhabbetler sohbetler aynı olunca bende fotoğraf çekmeyede aynı objelerle başlayalım dedim.Ve dün üsküdar da sahilde eminönü iskelesinin hemen yanına yeni açılan kafe de otururken.Bir bardak çayın fotoğrafını çekmek ve bu vesileyle blogumda fotoğraflarım kategorisinin açılısını da yapmak istedim.Bende flicker a girebiliri yada fotoğraflarımı yazamak’ta yayınlayabilirim.Tabi benden yazamağa daha çok malzeme çıkar ama ağırlıklı olarak kendi blogumda çalışmak istiyorum. Haydi ya Allah,biismuhu diyerekten başlayalım;
..
nice sohbetlerin en güzel dostu değil misin sen
kimi zaman bir tatlının kimi zaman bir tuzlunun yanında
kimi zaman iki sevgilin sıcak avuçlarında
kimi zaman bir işçinin nasırları arasında
yazları bahçelerde kamelya altlarında
kışları buğulu camlar arkasında…
erdal erdoğdu
Fotoğrafların orjinal boyutları çok büyük olduğu için ben onları ayarlayıp buraya ekleyeceğimBu da belki çözürnürlüğe zarar verecek,kimi fotoğraf kötüleşecek ama artık olduğu kadarıyla idare edeceğiz.Beğenmeniz dileklerimle.


