Temmuz 2008 için Arşiv

ben ergenekonun avukatıyım…

Perşembe, 31 Temmuz 2008

Ben ergenekonun avukatıyım… Deniz Baykal Chp genel Başkanı

Deniz bey’e buradan biyerimizle gülmekle birlikte, dünkü grup toplantısında ve bundan önceki tüm beyanlarında ergenekoncuları niye desteklediğini şimdi anlamış bulundğumuzu belirtiriz. Meğersem deniz beyde ergenekoncuymus…

saygı ve selamlarımızla

kaynak 1

kaynak 2

lütfen okuyunuz efenim…

kapatmaya hayır…

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Ve sonunda,aylardır beklenen karar açıklandı ve Türkiye tarihinde belki de ilk kez bir demokratik karar verildi. Anayasa mahkemesi asılsız iddealar üzerine açılan davada doğru kararı verdi ve demokrasi tarihimize ilk kez bu kadar büyük ve önemli bir karar eklenmiş oldu. Oysa ki birçok siyaset bilimci dahi anayasa mahkemesinin iç yapısından ve üyelerin özelliklerinden dolayı kapatma kararı çıkacağından emindiler. Neyse ki beklenen olmadı. BENİMDE AYLAR ÖNCE YAZDIĞIM KAPATIN GİTSİN YAZISI BOŞA GİTTİ …

ihlasss armutluuu akşamlarııı

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

ihlasss armutluuu akşamlarııı bir başka oluyor,hele bir de aylardan temmuz ise…

Safa’nın kulakları çınlasın inşallah :)

Her şey 18.07.2008 tarihinde başladı. Malumunuz daha önce tatil için 1haftalığına ihlas armutlu tatil köyüne gideceğimizi söylemiştim ve gittik. Akşam saatlerinde armutludaydık, işte namazlardı, peşinden yemek derken artık saat 22:00 bulmuştu ve be can sıkıntısından kendimi dışarı atmıştım. Doğru kumsala attım kendimi, 1-2 saat tek başıma oturdum daha sonra kendimi sağdan ve soldan gelen gitar seslerine verdim ve bir müddet sonra sağ tarafımda oturan grubun içine dahil olmaya karar verdim. İşte Alican, Safa, Taha, Erdi, Bilal,Uğur,Serkan,belçikalı yasin …  ve adını sayamayacağım onlarca güzel insanla tanışma fırsatı buldum. O akşam onlar çaldılar, söylediler, ben Alican yorulunca gitarı elime aldım ve 1- 2 parça çaldım. Ama bir sonra ki akşam kendi gitarım ve ekipmanım ile  (kapo, akor klasörüm) gittim. Her ne kadar bu yukarda saydığım arkadaşlar benim çaldığım %90′ı pop olan bu parçaları sevmeseler de bilhassa Safa her gelen isteği bana yönlendirmek suretiyle istemeyerekte olsa benim sesimi ve şarkılarımı dinlemek zorunda kaldı.

NnEvV

Sonra birbirini izleyen akşamlar ve geceler. Kanımca en erken gece 02:00 gibi bıraktık gitar çalmayı. Hele bir akşam çocuklar insan sayma delisi olmuşlardı sabit olarak başımız da 158 kişi var ki geleni gideni, dinleyip gideni aşağı yukarı 300 kişi dinledi yani bizi. Yoldan geçi laf atanları mı istersiniz, sahilde önümüzde böyle iç çeke çeke geçip daha sonra en yakın yere oturmak için geri dönenleri mi, bir şarkıcının bir şarkısı çalarken acaba şu şarkıda var mı diyenini mi? :) Ama her neyse ne her haliyle çok güzeldi.

alican-ve-sefa.JPG

 

Bu ikiliye dikkat biri Alican (gitar çalan) diğeri ise Safa (köşede ki ise Bilal) .Bu gençler böyle giderlerse armutluda çok ama çok can yakarlar.
Ali’nin çok güzel bir gitar yeteneği var, Safa ise maşallah bateri çalmasına karşın gerçekten çok güzel bir sesi de var.  Bu ikili yan yana gelince çok saydım çaldılar, çok gördün mü bak çaldılar, çok uyuyorum çaldılar ve bizler de her seferinde bıkmadan usanmadan dinledik.
armutlu-tayfa.JPGarmutlu-tayfa2.JPG

Artık son akşamlara doğru armutlu tayfa’nın ünü bütün siteye yayılınca ve bütün millet akşam olsun da sahilde şu çocukları dinlemeye gidelim diye beklemeye başlayınca. Animasyon kulübü tarafından gençlere bir konser teklifi geldi ama arkadaşlar bir akşam öncesi 1- 2 kişiyi dövmek için tüm siteyi gezip volta attıkları için tüm hazırlıklar tamamlanmasına karşın,tüm fanclup  orda olmasına karşın konser son anda yönetim tarafından iptal edildi ve bizde çok üzüldük.

armutlu-tayfa3.JPG

Sonra cümleten boşverelim deyip (safa hariç) lunaparka gittik, gençler biraz eğlendi stres attılar ve akabinde tekrardan kürkçü dükkanımız niteliğinde ki sahilimize geri döndük ve yine aynı düzen ve nizamda çalıp söylemeye devam ettik ki işte bu akşam yanımıza benim 2-3gündür beklediğim misafir olan sevgili NnEvV katıldı.

Ben bir müddet ekibin yanından ayrılıp NnEvV ‘e hoş geldin demeye ve 2 rekat muhabbet etmeye yanına gittim. Bu esnada her akşam dinlemeye gelen ablaların ve teyzelerin; hayırdır evladım bu akşam ayrıldınız mı , ayrı ayrı çalıyorsunuz deyişlerini duyduk.Bu akşam günlerden cuma’ya denk geliyordu.

Cumartesi günü site içinde biri boğuldu ve bu olay benim gözümün önünde gerçekleşti neredeyse. Ben bu yüzden cumartesi akşamı sahile sadece bir önce ki akşam iki arkadaşa söz verdiğim için indim ama gitarım yoktu yanımda, öyle bir gece de çalıp söylemek yakışmazdı ve bu benim armutlu da son gecemdi. Çocukları göremeden ayrılmak istemiyordum ama o akşam görüşemedik. Akabinde bir müddet mesajlaştık ve Pazar günü onlarla görüşemeden ben armutludan ayrılmak zorunda kaldım. Neyse artık tahminimce onlar ağabeylerinin kusuruna bakmazlar. Ben bu tatilimde çok güzel kardeşler ve arkadaşlar kazandığım kanaatindeyim. Gençler eğer size karşı bir kusurum olduysa affola, buradan fanclup’tanda özür dilerim her hal pek fazla onların isteklerini çalamadım ya da onlar beni pek fazla sevmediler. Ama benimde kendi çapımda bir fan grubum vardı :) .Artık can sağlığı. Bilmiyorum seneye armutluya gelir miyim ya da gelirsem sizleri görebilir miyim orasını açıkçası pek bilmiyorum. Nasip kısmet. Hepiniz Allah’ a emanet olun.

Bu arada armutlu tayfadan yukarki fotoğraflarda elinde darbuka tutan arkadaş, 1 aya kalmadan askere gitcek, tüm güzel dualarımız onunla birlikte inşallah kazasız belası gider dönersin kardeşim,eminim sen ordayken biz evlerimizde daha rahat uyuyacağız…

not: gençler bakın ne kadar uğraştım,sizin için,artık bu site sizin sayılır,hiç olmadı arada bir gelin yorum atın, reklamalara tıklayın olur mu ? :)

öyleyse ne diyoruz;

amaaaannnnnn….. yar yar aman yar yar aman yar yüreğim oldu keman kavuşmamız yar ne zaman yar ne zaman yar ne zaman,  amaaannnnnnn, çapkınım hovardayım 24 ayardayım her gece bir bardayım hayda hayda gül hayda :) :)

pratik tavuk

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Arkadaş blogumu şöyle bir gezindim de uzun süre olmuş kimi kategorilere tek bir yazı dahi eklememişim.Bunlardan biri yemek tarifleri,diğeri ise halkla ilişkiler, oysa ki bunlardan biri en büyük zevkim diğeri ise mesleğim.Neyse vira bismillah deyip yemek tarifleri kategorisinden başlayayım dedim.Ve içimden size pratik tavuk tarifi vermek geldi,neye göre pratik kime göre pratik tabi ki burası göreceli bir kavram ama bana göre baya bir pratik :) Sabah,öğle,sabah yenilebilitesi olan bişey özüne bakınca bildiğiniz patates ve tavuk kızartmasından pek bir farkıda yok zaten.Neyse lafı uzatmayalım.

Pratik tavuk tarifimize geçelim;

Malzemeler;

Yarım kg tavuk kuşbaşı (but, kanat, göğüs ne varsa kullanabilirsiniz)
2 adet orta boy patates
Her türlü baharat (tuz, karabiber, kekik, pul biber)
Çok az sayılabilecek zeytinyağı,Teflon tencere ve tehminen 10-12 dakikalık bir zaman

3çatal, 3 tabak ve 3 kişi :) isterseniz tek başınıza da yiyebilirsiniz. Ortalama porsiyon boyutu muhtemelen 600 – 650 gr civarında olacaktır.

Öncelikle; 

    pratik tavuk   tavuk kuşbaşıları bir güzel yıkayalım.
    pratik tavukpratik tavuk  daha sonra yıkanmış tavukları teflon tencereye (özellikle) atıp kavururken,patatesleri küp küp doğrayalım. Bu esnada tavukların suyunun kaybolmaması için tencerenin kapağını kapamakta fayda vardır.Çünkü buharlaşıp uçan hava özünde yemeğin lezzetidir.

 Bir müddet sonra,

pratik tavuk  .. pratik tavuk  patatesler tavuğun yanına atılır ve kısa bir süre tavuğun suyu ve buharıyla haşlanmaları sağlanır.Eğer süreyi uzun tutarsanız patates yerine hamur gibi olmuş,ezilmiş nesneler yeyebilirsiniz.

pratik tavuk akabinde ve detayında tencereye yağ eklenir ve patates ve tavukların kavrulması sağlanır.Azcık kavurduktan sonra baharatlar dahil edilir ve malzemenin iyice karışması sağlanır. Kısa bir süre sonra yemeğimiz yenmeye hazır konuma gelir.

pratik tavuk

son olarak servis yapılır ve afiyetli bir şekilde,bir güzel yenilir.

Afiyet,bal şeker ve lop lop et olsun.

miracımız mübarek ola…

Salı, 29 Temmuz 2008

miraç kandili

Arkadaşlar malumunuz bugün yüce Yaradanın bize bahşettiği mübarek gün ve gecelerden biri olan  Miraç kandili, ülkemizin bu dar günlerinden bir umutta olsa kurtulması dileklerimlerim hepinizin bu mübarek gecesini tebrik ederim. non-stop dua edelim inşallah.

refleksoloji

Salı, 29 Temmuz 2008

refleksoloji

Malumunuz arkadaşlar ben bel fıtığı hastasıyım ve uzun süredir bu hastalıkla uğraşıyorum. Fizik tedavisiydi,ilaç tedavisiydi,kendini kollamaktı hiç birşey ağrılarımı dindirmedi. Daha sonra ki dönemde bi aile dostumuz aracıyla refleksoloji diye bir tedavi yöntemi ile tanıştım.

Refleksolojiyi,

Refleksoloji, bugün destekleyici ya da tamamlayıcı tedavi dediğimiz tedaviler arasında yer almaktadır.

Refleksoloji sinir noktalarını belirli tekniklerle uyarmanın ortaya elektrokimyasal mesajları çıkardığını bununda nöronların yardımı ile ilgili organı uyardığını savunur.

Bunun yanısıra psikolojide özellikle panik atak ve depresyon hastalığının tedavisinde destekleyici olarak uygulanmakta olup, başta Rusya ve Amerika’daki engelliler üzerinde özellikle otistik ve spastik engelli çocuklar ile felçli hastalar olmak üzere birçok engel grubunda ciddi gelişmelerin ortaya çıkması sebep olmuştur.

Ayak ve el refleksolojisi belli noktaların manuel uyarılarak vücuttaki sinirlerin ve kan dolaşımının uyarılmasıdır. En yaygın uygulanan ise ayak refleksolojisidir. Stres belkide günümüz insanlarının karşılaştığı en temel sorundur. Bu sorunun sinir sistemimiz üzerindeki etkisi son yıllarda yapılan araştırmalarla kanıtlanmış olup günlük hayatta yaşadığımız birçok sorun buna dayalıdır. Stres kan dolaşımını yavaşlatır refleksoloji ise kan dolaşımını hızlandırarak vücudun besin almasını ve toksin atımını hızlandırır. Refleksoloji yaptıranların bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalıştığı özellikle kışın yaşanılan soğuk algınlığı ve grip tarzı hastalıklara daha dirençli oldukları araştırmalarla ve yaptığımız çalışmalarla sabittir. Düzenli refleksoloji yaptıran hastalarımızın bu tip deneyimlerini bize aktarmaları bizim için sürpriz değildir. Aslında bu arada bir başka yorumuda refleksolojiyi tanımlarken anlatmakta fayda var. Enerjinin bloke olduğunu temelde de hastalıkların bu sebeple çıktığını söyleyen yorumlarda tıpkı tıkalı bir kanalın açılıp normal seyrine kavuşan bir kanal gibi anlatan bir yorum.

Olarak tanımlamışlar.

Ben rahatsızlığımdan dolayı,

refleksoloji şirketinden Halil tabur Bey’e başvurdum ve Üsküdar kız kulesi rehabilitasyon ve fizik tedavi merkezinde kendisinin 4 seansına katıldım.Tedavi yöntemi sadece ayak tabanına yapılan masajdan ibaretti ve en az ağrı kesici ilaçlar kadar faydalı olmuşt bana.Tedavi için 12- 16 seans öngörülsede,ben çesitli sebeplerden dolayı bırakmak zorunda kaldım.Benim gibi artık 2 fıtığı yırtılmıs ve artık son tedavi olarak 5doktorunda ameliyat dediği birine bile fayda ettiyse herhal fıtığın yeni başlamış birini çok rahat ve çok daha çabuk iyileştirebilir bu tedavi.

Eğer sizlerinde bu ve benzeri şiyalariniz varsa,

Refleksoloji.org tıklayarak,Halil Bey e ve ekibine ulaşabilir. Refleksoloji adına daha çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

gönül köprüsü projesi

Pazartesi, 28 Temmuz 2008

Televizyon seyrederken bazı reklamlar ile  karşılaşıyorsunuz, turkcell bazlı bu reklamlarda ki bazı replikler şu şekilde;

- Ben hiç deniz görmemiştim oysa ne kadar büyükmüş.
- Ben hiç tarla görmemiştim aynı deniz gibiymiş.
- Ben hiç inek sağmamıştım meğer ne kadar zevkliymiş.
- Benim başka şehirden hiç arkadaşım olmamıştı oysa ne güzel bir duyguymuş.

İşte bu replikler gönül köprüsü projesinde ki çocuklara ait sözler. Bu proje kapsamında ülkemizin çeşitli bölgelerinden orta 2- 3. ve lise 1- 2. sınıflarından çeşitli özelliklerde 100 bin öğrenci seçilmiş. Bu özelliklerin en başında başarılı olmak ve hiç şehir dışına  çıkmamak var. Doğu bölgelerimize baktığımızda üniversite için şehir dışına çıkmak  ya da bir daha dönmemek üzere göç etmek haricinde birçok erkek çocuğu bile sadece vatani görevleri için köylerinin dışına çıktığı düşünülürse zaten oranın büyüklüğünü anlayabilirsiniz.  Bu projede 50 bin öğrenci doğudan batıya, 50 bin öğrencide batıdan doğuya götürülmüş. Yol masraflarının tamamı turkcell tarafından karşılanırken, şehirlerde ki tüm masraflar ise başta milli eğitim müdürlükleri olmak üzere mülki idare tarafından karşılanmış. Ve bu sayede resimlerde görülen,şiirlerde okunulan,taşı toprağı altın diye anlatılan birçok yer asıl sahipleri tarafından bu ülkenin geleceği olan bu ülkenin evlatları tarafından gezilmiş,görülmüş oldu.

Bu projenin önemi o kadar büyük ki acaba anlatmaya kelimelerim yeter mi bilemem. Neden mi? Yıllarca bu ülkeyi ikiye bölmüşler Ankara’dan doğusu ve Ankara’dan batısı diye. Öyle ki son 25 yılda Siirt ilimize cumhurbaşkanı gitmemiş. Ama biz onlara sizlerde bu ülkenin evlatlarısınız, sizinde batıdakilerden bir farkınız yok diye masallar anlatmışız. Diyarbakır, Van, Bitlis ve diğerleri… Onlara Çanakkale de 250 bin şehit verdik demişiz ama onlar sadece orayı resimlerde görebilmiş, Van a doğunun Paris’i demişiz ama batılılar Van’ı gölünde ki canavarıyla bilmiş. (more…)

armutluda gün batımı

Pazartesi, 28 Temmuz 2008

armutlu

ölüm

Günün batar gecen doğar,

gecen batar günün doğar.

Bir an zamanın dolar.

Günün batar gecen doğmaz,

gecen batar günün doğmaz.

 

erdal erdoğdu

repertuara yeni parçalar aldım

Pazar, 27 Temmuz 2008

Malumunuz ben inceden inceye gitar çalmaya çalışan biriyim.Ve bu konuda ne pek bi yeteneğim olduğunu ne de şarkı söylemek için sesimin güzel olduğunu söyleyebilirim.Yani 2 özellikte bende yok ama buna karşın canlı olanların dışında en büyük dostum olarak gitarımı tanımlayabilirim.Gitarla her tarzdan çalıp söyleyebilirim,kimi zaman pop zaman rock kimi zaman bakarsınız düz arpej takılan biri olarak çıkarım karşınıza.Benim ahmet enes vesiyle hazır olarak çöktüğüm ve bunu geliştirerek hazırladığım içinde 300 e yakın şarkının olduğu bir akor klasörüm var.Bununla birlikte bilgisayarımda da 1000 şarkılık bir şarkı akor arşivim var.Bunların çoğunu iyi yada kötü bir şekilde çalabiliyorum.Genel olarak gitarı götürdüğüm yereler akor klasörümü de  götürür,şarkıları ondan bakarak çalarım.Geçtiğimiz hafta tatildeydim hedef kitle biraz gençti,buna karşın onlarla birlikte çalıp söyleyebilmek için birçok yeni şarkı akoru çıkardım.Artık doğan’a v duygu ya hayırlı uğurlu olsun bir araya geldiğimiz ilk fırsatta bu şarkıların hepsini çalıp söyleyeceğiz.

İnsanın kendi evi…

Pazar, 27 Temmuz 2008

ev  

İnsanın kendi evi gibisi yok canım.Biliyorsunuz ben üniversite öğrencisiyim ve yılın büyük bir bölümünü yurt köşelerinde evimden uzakta geçiriyorum.Buna karşın yazında tatil gibi atraksiyonlara girince evden yine uzak kalıyoruz.Ya ben cok evcil biriyim (ki tatilerde gittiğimiz çoğu yer apart tarzdadır) ya evimin sıcaklığını başka yerde bulamıyorum ya yaşadığım yeri çok seviyorum. Bir hafta boyunca yanımda annem babam kardeşlerim vardı ama yatağım ve yastığım yoktu,sırf bu yüzden 1haftadır rahat bir uyku göremedim.

Acep nedendir ki bu?