ben ergenekonun avukatıyım…

Ben ergenekonun avukatıyım… Deniz Baykal Chp genel Başkanı

Deniz bey’e buradan biyerimizle gülmekle birlikte, dünkü grup toplantısında ve bundan önceki tüm beyanlarında ergenekoncuları niye desteklediğini şimdi anlamış bulundğumuzu belirtiriz. Meğersem deniz beyde ergenekoncuymus…

saygı ve selamlarımızla

kaynak 1

kaynak 2

lütfen okuyunuz efenim…

kapatmaya hayır…

Ve sonunda,aylardır beklenen karar açıklandı ve Türkiye tarihinde belki de ilk kez bir demokratik karar verildi. Anayasa mahkemesi asılsız iddealar üzerine açılan davada doğru kararı verdi ve demokrasi tarihimize ilk kez bu kadar büyük ve önemli bir karar eklenmiş oldu. Oysa ki birçok siyaset bilimci dahi anayasa mahkemesinin iç yapısından ve üyelerin özelliklerinden dolayı kapatma kararı çıkacağından emindiler. Neyse ki beklenen olmadı. BENİMDE AYLAR ÖNCE YAZDIĞIM KAPATIN GİTSİN YAZISI BOŞA GİTTİ …

ihlasss armutluuu akşamlarııı

ihlasss armutluuu akşamlarııı bir başka oluyor,hele bir de aylardan temmuz ise…

Safa’nın kulakları çınlasın inşallah 🙂

Her şey 18.07.2008 tarihinde başladı. Malumunuz daha önce tatil için 1haftalığına ihlas armutlu tatil köyüne gideceğimizi söylemiştim ve gittik. Akşam saatlerinde armutludaydık, işte namazlardı, peşinden yemek derken artık saat 22:00 bulmuştu ve be can sıkıntısından kendimi dışarı atmıştım. Doğru kumsala attım kendimi, 1-2 saat tek başıma oturdum daha sonra kendimi sağdan ve soldan gelen gitar seslerine verdim ve bir müddet sonra sağ tarafımda oturan grubun içine dahil olmaya karar verdim. İşte Alican, Safa, Taha, Erdi, Bilal,Uğur,Serkan,belçikalı yasin …  ve adını sayamayacağım onlarca güzel insanla tanışma fırsatı buldum. O akşam onlar çaldılar, söylediler, ben Alican yorulunca gitarı elime aldım ve 1- 2 parça çaldım. Ama bir sonra ki akşam kendi gitarım ve ekipmanım ile  (kapo, akor klasörüm) gittim. Her ne kadar bu yukarda saydığım arkadaşlar benim çaldığım %90’ı pop olan bu parçaları sevmeseler de bilhassa Safa her gelen isteği bana yönlendirmek suretiyle istemeyerekte olsa benim sesimi ve şarkılarımı dinlemek zorunda kaldı.

NnEvV

Sonra birbirini izleyen akşamlar ve geceler. Kanımca en erken gece 02:00 gibi bıraktık gitar çalmayı. Hele bir akşam çocuklar insan sayma delisi olmuşlardı sabit olarak başımız da 158 kişi var ki geleni gideni, dinleyip gideni aşağı yukarı 300 kişi dinledi yani bizi. Yoldan geçi laf atanları mı istersiniz, sahilde önümüzde böyle iç çeke çeke geçip daha sonra en yakın yere oturmak için geri dönenleri mi, bir şarkıcının bir şarkısı çalarken acaba şu şarkıda var mı diyenini mi? 🙂 Ama her neyse ne her haliyle çok güzeldi.

alican-ve-sefa.JPG

 

Bu ikiliye dikkat biri Alican (gitar çalan) diğeri ise Safa (köşede ki ise Bilal) .Bu gençler böyle giderlerse armutluda çok ama çok can yakarlar.
Ali’nin çok güzel bir gitar yeteneği var, Safa ise maşallah bateri çalmasına karşın gerçekten çok güzel bir sesi de var.  Bu ikili yan yana gelince çok saydım çaldılar, çok gördün mü bak çaldılar, çok uyuyorum çaldılar ve bizler de her seferinde bıkmadan usanmadan dinledik.
armutlu-tayfa.JPGarmutlu-tayfa2.JPG

Artık son akşamlara doğru armutlu tayfa’nın ünü bütün siteye yayılınca ve bütün millet akşam olsun da sahilde şu çocukları dinlemeye gidelim diye beklemeye başlayınca. Animasyon kulübü tarafından gençlere bir konser teklifi geldi ama arkadaşlar bir akşam öncesi 1- 2 kişiyi dövmek için tüm siteyi gezip volta attıkları için tüm hazırlıklar tamamlanmasına karşın,tüm fanclup  orda olmasına karşın konser son anda yönetim tarafından iptal edildi ve bizde çok üzüldük.

armutlu-tayfa3.JPG

Sonra cümleten boşverelim deyip (safa hariç) lunaparka gittik, gençler biraz eğlendi stres attılar ve akabinde tekrardan kürkçü dükkanımız niteliğinde ki sahilimize geri döndük ve yine aynı düzen ve nizamda çalıp söylemeye devam ettik ki işte bu akşam yanımıza benim 2-3gündür beklediğim misafir olan sevgili NnEvV katıldı.

Ben bir müddet ekibin yanından ayrılıp NnEvV ‘e hoş geldin demeye ve 2 rekat muhabbet etmeye yanına gittim. Bu esnada her akşam dinlemeye gelen ablaların ve teyzelerin; hayırdır evladım bu akşam ayrıldınız mı , ayrı ayrı çalıyorsunuz deyişlerini duyduk.Bu akşam günlerden cuma’ya denk geliyordu.

Cumartesi günü site içinde biri boğuldu ve bu olay benim gözümün önünde gerçekleşti neredeyse. Ben bu yüzden cumartesi akşamı sahile sadece bir önce ki akşam iki arkadaşa söz verdiğim için indim ama gitarım yoktu yanımda, öyle bir gece de çalıp söylemek yakışmazdı ve bu benim armutlu da son gecemdi. Çocukları göremeden ayrılmak istemiyordum ama o akşam görüşemedik. Akabinde bir müddet mesajlaştık ve Pazar günü onlarla görüşemeden ben armutludan ayrılmak zorunda kaldım. Neyse artık tahminimce onlar ağabeylerinin kusuruna bakmazlar. Ben bu tatilimde çok güzel kardeşler ve arkadaşlar kazandığım kanaatindeyim. Gençler eğer size karşı bir kusurum olduysa affola, buradan fanclup’tanda özür dilerim her hal pek fazla onların isteklerini çalamadım ya da onlar beni pek fazla sevmediler. Ama benimde kendi çapımda bir fan grubum vardı 🙂 .Artık can sağlığı. Bilmiyorum seneye armutluya gelir miyim ya da gelirsem sizleri görebilir miyim orasını açıkçası pek bilmiyorum. Nasip kısmet. Hepiniz Allah’ a emanet olun.

Bu arada armutlu tayfadan yukarki fotoğraflarda elinde darbuka tutan arkadaş, 1 aya kalmadan askere gitcek, tüm güzel dualarımız onunla birlikte inşallah kazasız belası gider dönersin kardeşim,eminim sen ordayken biz evlerimizde daha rahat uyuyacağız…

not: gençler bakın ne kadar uğraştım,sizin için,artık bu site sizin sayılır,hiç olmadı arada bir gelin yorum atın, reklamalara tıklayın olur mu ? 🙂

öyleyse ne diyoruz;

amaaaannnnnn….. yar yar aman yar yar aman yar yüreğim oldu keman kavuşmamız yar ne zaman yar ne zaman yar ne zaman,  amaaannnnnnn, çapkınım hovardayım 24 ayardayım her gece bir bardayım hayda hayda gül hayda 🙂 🙂

pratik tavuk

Arkadaş blogumu şöyle bir gezindim de uzun süre olmuş kimi kategorilere tek bir yazı dahi eklememişim.Bunlardan biri yemek tarifleri,diğeri ise halkla ilişkiler, oysa ki bunlardan biri en büyük zevkim diğeri ise mesleğim.Neyse vira bismillah deyip yemek tarifleri kategorisinden başlayayım dedim.Ve içimden size pratik tavuk tarifi vermek geldi,neye göre pratik kime göre pratik tabi ki burası göreceli bir kavram ama bana göre baya bir pratik 🙂 Sabah,öğle,sabah yenilebilitesi olan bişey özüne bakınca bildiğiniz patates ve tavuk kızartmasından pek bir farkıda yok zaten.Neyse lafı uzatmayalım.

Pratik tavuk tarifimize geçelim;

Malzemeler;

Yarım kg tavuk kuşbaşı (but, kanat, göğüs ne varsa kullanabilirsiniz)
2 adet orta boy patates
Her türlü baharat (tuz, karabiber, kekik, pul biber)
Çok az sayılabilecek zeytinyağı,Teflon tencere ve tehminen 10-12 dakikalık bir zaman

3çatal, 3 tabak ve 3 kişi 🙂 isterseniz tek başınıza da yiyebilirsiniz. Ortalama porsiyon boyutu muhtemelen 600 – 650 gr civarında olacaktır.

Öncelikle; 

    pratik tavuk   tavuk kuşbaşıları bir güzel yıkayalım.
    pratik tavukpratik tavuk  daha sonra yıkanmış tavukları teflon tencereye (özellikle) atıp kavururken,patatesleri küp küp doğrayalım. Bu esnada tavukların suyunun kaybolmaması için tencerenin kapağını kapamakta fayda vardır.Çünkü buharlaşıp uçan hava özünde yemeğin lezzetidir.

 Bir müddet sonra,

pratik tavuk  .. pratik tavuk  patatesler tavuğun yanına atılır ve kısa bir süre tavuğun suyu ve buharıyla haşlanmaları sağlanır.Eğer süreyi uzun tutarsanız patates yerine hamur gibi olmuş,ezilmiş nesneler yeyebilirsiniz.

pratik tavuk akabinde ve detayında tencereye yağ eklenir ve patates ve tavukların kavrulması sağlanır.Azcık kavurduktan sonra baharatlar dahil edilir ve malzemenin iyice karışması sağlanır. Kısa bir süre sonra yemeğimiz yenmeye hazır konuma gelir.

pratik tavuk

son olarak servis yapılır ve afiyetli bir şekilde,bir güzel yenilir.

Afiyet,bal şeker ve lop lop et olsun.

refleksoloji

refleksoloji

Malumunuz arkadaşlar ben bel fıtığı hastasıyım ve uzun süredir bu hastalıkla uğraşıyorum. Fizik tedavisiydi,ilaç tedavisiydi,kendini kollamaktı hiç birşey ağrılarımı dindirmedi. Daha sonra ki dönemde bi aile dostumuz aracıyla refleksoloji diye bir tedavi yöntemi ile tanıştım.

Refleksolojiyi,

Refleksoloji, bugün destekleyici ya da tamamlayıcı tedavi dediğimiz tedaviler arasında yer almaktadır.

Refleksoloji sinir noktalarını belirli tekniklerle uyarmanın ortaya elektrokimyasal mesajları çıkardığını bununda nöronların yardımı ile ilgili organı uyardığını savunur.

Bunun yanısıra psikolojide özellikle panik atak ve depresyon hastalığının tedavisinde destekleyici olarak uygulanmakta olup, başta Rusya ve Amerika’daki engelliler üzerinde özellikle otistik ve spastik engelli çocuklar ile felçli hastalar olmak üzere birçok engel grubunda ciddi gelişmelerin ortaya çıkması sebep olmuştur.

Ayak ve el refleksolojisi belli noktaların manuel uyarılarak vücuttaki sinirlerin ve kan dolaşımının uyarılmasıdır. En yaygın uygulanan ise ayak refleksolojisidir. Stres belkide günümüz insanlarının karşılaştığı en temel sorundur. Bu sorunun sinir sistemimiz üzerindeki etkisi son yıllarda yapılan araştırmalarla kanıtlanmış olup günlük hayatta yaşadığımız birçok sorun buna dayalıdır. Stres kan dolaşımını yavaşlatır refleksoloji ise kan dolaşımını hızlandırarak vücudun besin almasını ve toksin atımını hızlandırır. Refleksoloji yaptıranların bağışıklık sistemlerinin daha iyi çalıştığı özellikle kışın yaşanılan soğuk algınlığı ve grip tarzı hastalıklara daha dirençli oldukları araştırmalarla ve yaptığımız çalışmalarla sabittir. Düzenli refleksoloji yaptıran hastalarımızın bu tip deneyimlerini bize aktarmaları bizim için sürpriz değildir. Aslında bu arada bir başka yorumuda refleksolojiyi tanımlarken anlatmakta fayda var. Enerjinin bloke olduğunu temelde de hastalıkların bu sebeple çıktığını söyleyen yorumlarda tıpkı tıkalı bir kanalın açılıp normal seyrine kavuşan bir kanal gibi anlatan bir yorum.

Olarak tanımlamışlar.

Ben rahatsızlığımdan dolayı,

refleksoloji şirketinden Halil tabur Bey’e başvurdum ve Üsküdar kız kulesi rehabilitasyon ve fizik tedavi merkezinde kendisinin 4 seansına katıldım.Tedavi yöntemi sadece ayak tabanına yapılan masajdan ibaretti ve en az ağrı kesici ilaçlar kadar faydalı olmuşt bana.Tedavi için 12- 16 seans öngörülsede,ben çesitli sebeplerden dolayı bırakmak zorunda kaldım.Benim gibi artık 2 fıtığı yırtılmıs ve artık son tedavi olarak 5doktorunda ameliyat dediği birine bile fayda ettiyse herhal fıtığın yeni başlamış birini çok rahat ve çok daha çabuk iyileştirebilir bu tedavi.

Eğer sizlerinde bu ve benzeri şiyalariniz varsa,

Refleksoloji.org tıklayarak,Halil Bey e ve ekibine ulaşabilir. Refleksoloji adına daha çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

gönül köprüsü projesi

Televizyon seyrederken bazı reklamlar ile  karşılaşıyorsunuz, turkcell bazlı bu reklamlarda ki bazı replikler şu şekilde;

– Ben hiç deniz görmemiştim oysa ne kadar büyükmüş.
– Ben hiç tarla görmemiştim aynı deniz gibiymiş.
– Ben hiç inek sağmamıştım meğer ne kadar zevkliymiş.
– Benim başka şehirden hiç arkadaşım olmamıştı oysa ne güzel bir duyguymuş.

İşte bu replikler gönül köprüsü projesinde ki çocuklara ait sözler. Bu proje kapsamında ülkemizin çeşitli bölgelerinden orta 2- 3. ve lise 1- 2. sınıflarından çeşitli özelliklerde 100 bin öğrenci seçilmiş. Bu özelliklerin en başında başarılı olmak ve hiç şehir dışına  çıkmamak var. Doğu bölgelerimize baktığımızda üniversite için şehir dışına çıkmak  ya da bir daha dönmemek üzere göç etmek haricinde birçok erkek çocuğu bile sadece vatani görevleri için köylerinin dışına çıktığı düşünülürse zaten oranın büyüklüğünü anlayabilirsiniz.  Bu projede 50 bin öğrenci doğudan batıya, 50 bin öğrencide batıdan doğuya götürülmüş. Yol masraflarının tamamı turkcell tarafından karşılanırken, şehirlerde ki tüm masraflar ise başta milli eğitim müdürlükleri olmak üzere mülki idare tarafından karşılanmış. Ve bu sayede resimlerde görülen,şiirlerde okunulan,taşı toprağı altın diye anlatılan birçok yer asıl sahipleri tarafından bu ülkenin geleceği olan bu ülkenin evlatları tarafından gezilmiş,görülmüş oldu.

Bu projenin önemi o kadar büyük ki acaba anlatmaya kelimelerim yeter mi bilemem. Neden mi? Yıllarca bu ülkeyi ikiye bölmüşler Ankara’dan doğusu ve Ankara’dan batısı diye. Öyle ki son 25 yılda Siirt ilimize cumhurbaşkanı gitmemiş. Ama biz onlara sizlerde bu ülkenin evlatlarısınız, sizinde batıdakilerden bir farkınız yok diye masallar anlatmışız. Diyarbakır, Van, Bitlis ve diğerleri… Onlara Çanakkale de 250 bin şehit verdik demişiz ama onlar sadece orayı resimlerde görebilmiş, Van a doğunun Paris’i demişiz ama batılılar Van’ı gölünde ki canavarıyla bilmiş. Okumaya devam et “gönül köprüsü projesi”

Erdalerdogdu.com 1 Yaşında!

Erdal ErdoğduBlog aleminin güzide, mükemmel, möhkem insanları!

Bendeniz erdalerdogdu.com nöbetçi bloggeri sinanata. Erdalım tatilde olduğu için bana mesaj atmış. İnternet bulamıyormuş yaban illerde. Blogumun 1. Yaşı doldu bir yazı patlatıver diye.

Hakkaten de blog yazması için Erdalı kandırdığımdan sonra tam 1 sene geçmiş. Vakit hızlı geçiyor hatta hıphızlı.

Ben 3 senedir aşağı yukarı blog yazıyorum. Ama Erdalın kitleye hitab usulu benden çok daha etkili. Bunu da istatistiklerinden anlayabiliyoruz. Çünkü kardeşimin çok daha fazla takipçisi var. Üniversite 2. dönem çok pasif olmasına karşın yine de izleyici kitlesini kaybetmedi Erdal. Kendi deyimiyle çok güzel arkadaşlar edinmiş blog aleminden.

Bir sene de neler olduğunu anlattık. Şimdi birde rakamlar konuşsun.

  • Erdal bu 1 yıllık zaman dilimi içerisinde tam 62.923 farklı bilgisayar/kullanıcı tarafından ziyaret edilmiş.
  • Gelen ziyaretçiler farklı sayfalar dolaşarak 117.883 sayfa gösterimi yapmışlar.
  • Her ziyaretçi ortalama 1:30 dakika sitede kalmış. Bir blog için gayet güzel bir zaman 1:30 dakika ziyaretçiyi siteye kitliyor olabilmek süper.
  • Gelen ziyaretçilerin %81.57‘si yeni ziyaretçilermiş. Kitlesini sürekli dinamik tutmayı başarmış.
  • Küreselleşen dünyaya ayak uyduran Erdal sırasıyla en çok Türkiye , Almanya , Çin , Amerika ve Fransa’dan ziyaret almış. İnsan global olmayagörsün.
  • Bu popülarite erdalımı google’da aranır bir insan yapmış. Tam 2058 defa insanlar google’da Erdal Erdoğdu diye aratp erdalerdogdu.com a yönlenmişler.
  • Erdal’a en çok images.google.com.tr ziyaretçi yönlendirmiş. Sonra benim blog sonra da facebook var bu sıralamada.

Aşağı yukarı istatistiklerimiz bu şekildeydi efendim. Nice yenilikler nice güzel istatistikler duymak, duyurmak dileğiyle.

Huzurlarınızda Erdal’ı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

Gezilesi Görülesi Kaplıcalar

kızılcahamam termal

  Şifalı sular yurdumuz  her köşesinde rahatça bulabileceğimiz değerler.Ülkemiz bu yeraltı kaynakları bakımından çok zengin aynı ölçüde de tehlike altında sanırsam.Çünkü bu kaplıca yani sıcak su kaynakları genellikle fay hattı bölgelerinden çıkan şeyler.Her neyse bizimde Uzun yıllardır ailecenek yılda en az iki kere olmak üzere yaptığımız kaplıca seyahatlerimiz mevcut.
1- İlki 1995 yılında Kütahya -ılıca kaplıcaları ziyareti ile başladı. Harlek otel olması lazım, o zaman çok güzel bir tesise sahipti bu otel.4yıldızlı bir otel,havuzları,doğal güzelliğiyle gerçekten çocukluğumdan beri unutamadığım bir yer.
2-Daha sonra ki sene Yalova ili Armutlu kaplıcaları, o zaman daha ihlas armutlu tesisleri yapılmamıştı ve bizlerde belediyenin imkanı hali hazırda kısıtlı olmaya devam eden tesislerinde kalmıştık. Bu tesisler halen çalışır durumda fiyatlarının pek pahalı olduğunu sanmıyorum, bu tesislerin hemen yanında 4yıldızlı özel bir otelde mevcut.
3-Bursa merkez kaplıcalarıyla tanışmam da demek 1996 yılına denk geliyor, Marmara bölgesi fay hatları bakımından zengin olduğundan dolayı her yanında böyle kaplıca tesisleri bulunmakta. Bursa da gerek merkezinde gerekse ilçelerinde (mesela oylat) birçok kaplıca tesisine sahip. Ben birkaç kez çelik palas otelinde kaldım burada ki suyun çelik oranı çok fazla olduğu için buraya çelik palas dendiğini söylemişlerdi ve biraz pahalı bir oteldir, yine bu otelin civarında çekirge civarlarında başka kaplıca otelleri de mevcuttur.
4-Şimdi gelelim kuzuluk’a. İhlas firmasının burada da bir kaplıca tesisi var. Apart otel olarak hizmet veren kaplıcanın içinde mevcut birde oteli bulunmakta,küçük birde havuzu var.Burası bir toplu konut sitesi şeklinde tasarlanmış,bel ki 1000 den fazla daire vardır.İstanbul,Sakarya,Ankara,Bursa gibi illere yakınlığından dolayı yaz- kış doludur.Bununla birlikte burada ki oda olarak tabir edebileceğimiz yerler mevcut birer daire şeklinde,içinde çatalına kadar her şey var ve fiyatları da gayet uygundur ki bu fiyatlar yatak başı değil 6kişilik daire başı fiyatlardır. Yazın pek çekilmez çünkü kuzuluk bir ova, çok sıcak oluyor. Ama kışın tadından yenmez.Çok güzel bir çarşısı vardır ve çevrede ki alabalık tesislerinde Türkiye’nin en lezzetli balıklarını yiyebilirsiniz.

  
5-Diğer bir kaplıca bölgemiz de Balıkesir.Ben Balıkesir de ilk önce gönen e gittim,gönen küçük bir ilçe ama çok güzel yapılanmış,otelleri ve tesisleri çok güzel,insanları da çok sıcak.Ailenizle birlikte gezebileceğiniz bir çarşısı,oturup çay içebileceğiniz çay bahçeleri gerçekten güzel.
Balıkesir’de ikinci mekanımız ise Güre kaplıcaları oldu. Güre yazlık kaplıca tesislerimizden birine sahip, hani derler ya önü deniz arkası orman aynen bu şekilde ama birde kaplıcası var. Burada tabi başka oteller filanda var.
6-Sırada Ankara kaplıcaları var.Ben Ankara da ilk olarak Kızılcahamam kaplıcalarına gittim.Kızılcahamam termal tesisleri Türkiye nin en iyi tesislerinden biri.Zaten son yıllarda ak partinin yaptığı kamplarla da adından epeyce söz ettirdi.Burası da apart otel mantelitesine sahip ve birazda pahalı bir yer.Bunun haricinde Kızılcahamam ilçe merkezinde gerek belediyenin işlettiği gerekse özel oteller olmak üzere uygun yerler var.Artı olarak ben Ankara da Beypazarı kaplıcalarına da gittim ama beyter tesisleri pek iç açıcı bir yer değil bide bence imkanlarına göre pahalı sayılabilir.
7-Tabi şimdi İstanbul lu olaraktan kendi memleketimizden bahsetmesek olmaz.İstanbul tuzla içmece tesisleri,İstanbul içindekiler için olmasa da (çünkü gidip gelinebilir) dışardan gelecekler için bence güzel biryer.
8-İzmir Balçova termal tesisleriyle tanımsam ise üniversite için İzmir ekonomi üniversitesine gitmeme denk gelir.Gerçekten çok ama çok güzel bir tesise sahip Balçova termal ama bence haddinden de pahalı ama gidilince pişmen olunmayacak bir yer ki İzmir merkeze otobüsle yarım saat.

ihlas armutlu

9-Ve son olarak yarın da 15günlüğüne gideceğim ve neredeyse açıldığından beri her yıl gittiğim ihlas armutlu termal tesisleri.Aslında armutlu da deniz kıyısında kaplıca suyu yok ama tesis büyük  olunca ilçeden su getirmek kolay oluyor.İhlas armutlu önü deniz arkası orman ve kaplıca gibi özelliklere sahip.Apart otel olarak hizmet veriyor.Yaklaşık 90 metre karelik dairelerde 6 kişi kalabiliyor.Tesis komplike bir site şeklinde içinde ne ararsanız var.İstanbul a kara yolu ile yaklaşık 3saat kadar sürüyor bunun haricinde feribotla ulaşım kolaylığı var.Yazın hem sağlık hem deniz turizmi yapmak için ideal bence.Fiyatları da 5-6 kişi üzerinden hesaplayınca çok pahalıya gelmiyor.Neyse umarım verdiğim bilgiler işinize yarar, saygı ve selamlarımla.

Namık Kemal Üni. Çerkezköy Meslek Yüksek Okulu

Evet arkadaşlar malumunuz öss oldu sonuçlar açıklandı. Kiminiz bu sınavda başarılı oldu kiminiz daha az başarılı oldu. Neyse konumuz bu değil. Eğer öss puanınız sonucunda eğer 2yıllık meslek yüksek okulu yazmayı planlıyorsanız ve bu okulun adı Namık Kemal Üniversitesi Çerkezköy Meslek Yüksek Okuluysa, benim size bu konuda bazı söyleyeceklerim var ve bunlar size orası hakkında azda olsa bilgi verecektir.

Öncelikle Ben o okula 2005 yılında girdim o zamanlar okul Trakya Üniversitesine bağlıydı ama 2006 yılında Trakya Üni. 2ye ayrıldı ve Tekirdağ bölümü Namık Kemal Üniversitesine bağlantı. Çerkezköy Tekirdağ’ın bir ilçesi ama neredeyse Tekirdağ’dan büyük. İstanbula yaklaşık uzaklığı 140 km civarı bu yakınlık sizin için büyük fırsat çünkü her haftasonu istediğiniz takdirde eğer İstanbulda oturuyorsanız eve gidip gelebilirsiniz. Bununla birlikte Çerkezköy sanayi bölgesi bir alan. Yaklaşık 600 tane büyük fabrika var,buda haliyle bölgeye göçü arttırıyor. Yerliden çok yabancı var dersek çok daha doğru olur açıkcası. Eğer çok fazla gezme tozma meraklısıysanız bence orda çok sıkılabilirsiniz. Ama sineması, bowling salonları  var, küçük dediysek o kadar da değil 🙂

Okula gelince,

Çerkezköy meslek yüksek okulu küçük bir okul, eskiden tekstil,halkla ilişkiler ve büro yönetimi olmak üzere 3bölüm varmış ama benim okuduğum dönemde tekstil yoktu. Okul 2 bölüm üzerinde hizmet vermektedir tabi bizim son senemiz de ki söylentiler gerçekleşip yeni bölümler açılmadıysa. Bu bölümler halkla ilişkiler ve büro yönetimi ve sekreterlik ve okulda genel olarak 1. ve 2. sınıf olmak üzere maksimum 200 öğrenci bulunmaktadır. Bunun avantajı arkadaşlık bağları sağlamdır, dejavantajı çok fazla dedikodu olur.

Meslek yüksek okullarının genelinde bir kadro sıkıntısı mevcuttur, bundan dolayıdır, bir hoca birden fazla derse girecektir. Derslerin konuları değisse bile bu size bir can sıkıntısı yaşatabilir ama derseniz,eğitim kalitesi nedir diye? Bizde bunları yaptığımız stajlarda ki ortamlarda gördük, 2yıl boyunca öğrenmediğiniz şey kalmayaca, o kadar çok görceksiniz ki bunlar birbirine karışacak ve derslerden boğulacak gibi olcaksınız. Aslında bu bütün 2 yıllıklarda görülesi birşey çünkü 4yılda alınacak tüm dersler az az olmak üzere 2yılda alıyorsunuz ve Çerkezköyde ki hocalar bu konuda size baya yardımcı olacaklar.

Akabinde ve detayında çerkezköy merkezde kalabileceğiniz özel yurtlar mevcut değil, yüksekögrenim yurdu ise çerkezköy merkezden ve okuldan yaklaşık 6km ilerde ki karaağaç kasabasında ve burada saray meslek y.o öğrencileri ile birlikte kalınıyor. Yurt ortamı güzeldir, etliye sütlüye pek karısmazsanız ordan zevk alabilirsiniz.

Bunların haricinde oraya gittiğinizde mümkün oldukça aynı otobüs firmasını kullanın, aynı kebaçıya gidin (gökhan abinin yerine gidebilirsiniz, şanlıurfa kebap ın eski şef garsonu, bize çok yardımı olmuştur) aynı internet cafe ye gidin, bunları dememin nedeni kendinize küçük de olsa bir çevre oluşturmanız,böylece orayı daha çabuk seversiniz aksi halde orda yalnız kalırsanız benden söylemesi orası çekilmez biryer olur size.

Çerkezköy meslek yüksek okulu bence yazılası ve okunulası bir yer. Ama takdir sizindir.