Archive for Haziran, 2008

İlhami Atalay sanat galerisi

ilhami atalay

Bugün çok sevdiğim birkaç arkadaşımla küçük bir İstanbul turu yaptık.Gezimiz 11 sularında sultanahmet meydanında başladı,oralarda aklınıza ne kadar yer varsa girdik çıktık.Ayasofya’nın arkasında Aya irini girişinin yanındaki sokaktan girince insanın içini o güzel evler ısıtmaya başlıyor,Rengarenk cumbalı konaklar.Bu sokağın sonunda (gülhaneden girince başında kalıyor) art exhibition,entry free yazan bir mekan gördük mekanın girişi bize geldiği gibi ucube gelebilir ama içeri girmeye başladıkça birbirinden güzel onlarca eserle karşılaştıkca sanata olan aşkınızın artacağından şüphem yok.

ilhami atalay

 

İçerde o kadar güzel yüzlerce binlerce eser vardı ki size gördüklerimin sadece birkaçını burada gösterebilirim.

Peki burası kimin mekanıymış diye bakınınca karşımıza ilhami atalay diye bir isim çıktı.

İlhami Atalay kimdir peki;

1948 Arhavi/Artvin doğumlu. 1972 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirdi. Duvar halıcılığı dalında ihtisas bursunu kazanarak Avrupa’ya gitti. 1973/78 Berlin Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Tatbiki Sanat Akademilerinde resim ve duvar halısı ihtisasını tamamladı. 1974/75 Fransa’da duvar halısı ve sanat araştırmalarında bulundu. 1975/76 İsviçre’de , İspanya’da Tekstil obje, Duvar halısı ve sanat çalışmaları. 1976 Londra’da sanat araştırma ve incelemelerinde bulundu. 1977/78 Tekstil obje Duvar halısı dalında tez hazırlıkları ve kitap çalışmalarını yaptı. 1981/83 Serbest desinatör olarak çalıştı. 1983 İstanbul’a döndü ve yeniden resim çalışmalarına başladı. 1984 İLHAMİ ATALAY SANAT GALERİSİ’ni açtı ve DİNAMİZM grubunun hazırlık çalışmalarını sürdürdü.

İşte internette İlhami beyle ilgli bu kadar bir bilgiye ulaşabildim.Eğer yolunuz Sultanahmet tarafına düşerse muhakkak uğrayın,galerinin alt tarafında ve terasındada cok güzel cafe ve restaurant var.Bence gidilesi görülesi biyer açıkcası.

ilhami atalay

İLHAMİ ATALAY SANAT GALERİSİ ADRESİ;

Hüdavendigar Caddesi No. 10 Sirkeci İstanbul Tel:0212-520 10 83
Divanyolu Cad. İnciliçavuş Sok.No.29, Sultanahmet, İstanbul Tel 0212 5120713

 

‘Anneler hisseder…’

Ana gibi yar olmaz…

Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar…

Ve bunlar gibi söyleyeceğim onlarca,yüzlerce,binlerce sözler.Daha önce de annelerin evlatları hakkında ki bazı şeyleri hissebildiği gibi bazı şeyleri blogumda yazmıştım.(bakınız) Geçtiğimiz günlerde bir olay yaşadım.Şaşırdım kaldım,aslında sasılması gerekecek bir şey olmadığınıda daha sonra yaptığım akıl muhakemelerinde çözdüm.

Geçen gün üsküdarda eve gelmek için otobüse bindim,biliyorsunuz sağlık sorunlarım ve çok büyük acılar,ağrılar çekiyorum,bel ve sol bacak bölgemde.Akşam iş cıkısıydı,otobüs haliyle tıklım tıklım,oturcak yer bulamadım.Ama nasıl ağrım var anlatamam.Bir yandan da otübüste yanımdakilere bunu çaktırmamak için dişimi nasıl sıkıyorum,bir görmeliydiniz.Ama 10-15 dakika sonra 50-55 yaşlarında bir teyze ‘oğlum bir bakarmısın’ dedi.Buyrun hanım teyzecim deyince.ben birazdan inicem istersen sen benim yerime otur demez mi.Estagfurullah,lütfen,siz indikten sonra otururum dememe kalmadan ayaklandı teyze,ama yanında ki genç herhal utanmış olcak ki teyzecim siz oturun dedi ve bana yer verdi,bu esnada yok,lütfen kalkmayın dememe kalmadan arka koltukta oturan teyzede oğlum sen rahatsızsın hadi otur dedi ve ağzım oracıkta açık kaldı.Oturduktan sonra iki hanım teyzede aynı anda hayırdır oğlum daha gençsin ama ayağının üstüne basamıyorsun,muhtemelen belinde de ağrılar var dediler.Bende olayı anlattım,fıtık olduğumu,çok şiddetli ağrılar çektiğimi.Teyzenin bana dediği laf oğlum bende anneyim,benimde senin gibi 2tane oğlum var,ben anlamayayımda kim anlasın,ANNELER HİSSEDER dedi.Ve hanım teyze bundan dolayı bana yer vermek istemiş,oysa benden bir durak önce incekmiş.

Ne diyeyim ki bu vesileyle,Tüm annelerimizin ellerinden tekrar tekrar öperim.Bana anneliğin ne kadar kutsal bir durum olduğunu, Peygamberimizin(s.a.v) neden ‘Cennet anaların ayakları altındadır…’ dediğini bir kez daha ispatladılar.

 

Cemodesperado huzurlarınızda…

Cemodesperado.wordpress.com …

cemodesperado kimdir deseniz.O benim izmir ekonomi üniversitesinde tanıstığım,sevdiğim,delikanlı ve adam kategorilerine giren dünyaya söylecek sözleri olduğuna inandığım ender kişilerden biri.Ama bakalım o kendini nasıl tanıtmış;

‘Cemodesperado dünya hakkında söyleyecek sözlere sahip, hayatın şu güzelim tadını iliklerine kadar sömürmek isteyen normal olmayan bir insandır.Baş düsturu “üretmek” olan, bu kavramın dünyanın temelinde yatar yegane gerçeklik ve ilerme unsuru olduğunu düşünür.Üretmeden kasıt bir makine değil hayatımızı şekillendiren fikirlerdir…Birikimli ilerleyen bu fikirler elbet bir noktaya ulaşır…Ve cemodesperado bu ilerleme için sizlerin desteğine ve birikimine ihtiyaç duyar…’

Ben bu blogun gercekten iş yapacağı kanaatindeyim.Ve sizlerinde yakın zaman sonra bu fikre kapılacağınızdan şüphem yok.Onunla daha önce blogosfere girmesi konusunda uzun uzun konuşmalarımız olmuştur,kısmet bugüneymiş.

BLOGU ZİYARET ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ.

KARDEŞİM blogosfere hoşgeldin,sefalar getirdin kelimelerinin ,yazacak ve uygulayacak fikirlerinin hiç bitmemesi dileklerimle.

 

Türk milli takım marşları

Artık euro 2008 in sonuna geldi sayılır,Çarşamba akşamı almanya ile yarı final maçı oynayacağız,ben maçtan sonuna kadar umutluyum,turnuvaya favori olarak gelmedik ama favori olarak gelenlerin hallerini gördük,hepsi paket oldular.Biz ise onca sakata,onca hakem daytamalarına karşın turnuvanın en güzel maçlarını oynayarak yarı finale kadar geldik.Artık en kötü ihtimal avrupa dördüncüsüyüz,buda bize yeter.

Bu aralar malumunuz maçlar kadar,milli takım için yapılan marşlarda moda ve herkesin dilinde.Turnuva bitti,marşların modası geçer mi bilmem,ben buraya eklemekte geçte kalmış olabilirim ama olsun.Eminim ki aranızda benim gibi marş dinlemeyi seven,marş dinlerken içi kıpır kıpır olanlar var.En azından onlar dinledikçe ben burda mutlu olurum.

Tarkanın 2002 dünya kupasında yaptığı bir oluruz yolunda adlı şarkısından düzenlediği marş hala kulaklarımızda di mi?

Bu parçanın nasıl patladığını bilen şarkıcılar ve firmalar euro 2008 için birbirleriyle yarıştılar tabi ki de.

Bunların ilki daha doğrusu benim ilk dinlediğim gülben ergen in yeni albümünde ki bir parça üzerine yaptığı değişiklikle gülben ergen- milli takım marşı olarak piyasaya sürdüğü şarkısı.Çok ama çok güzel değil belki ama bence emeğe saygı göstermek lazım.

Daha sonra kıraç çıktı sahnelere ve fenerbahçeye yaptığı 100.yıl marşının benzeri ile haydi haydi adını verdiği milli takım marşı ile bence güzel bir çoşku yakalattı bize.

Kıraç ın marşının sözleri;
dört koldan her yanı ateş sarsa da
ateş dokunmaz sana sen çık meydana
yalnız değilsin sen Türkiye’mizsin
dünyaya haykıran gür sesimizsin

sen de askersin sen de mehmet’sin
kalbinde en derinde hissedeceksin

haydi , haydi gün bugün
tüm dünyayı titreteceksin

Kana kan dişe diş dağ gibiyiz biz
Tarihlerden fışkıran kaplanlarız biz
Hep onurlu hep cesur tüm hikayemiz
Ay yıldızlı bayrağın neferleriyiz

sen de askersin sen de mehmet’sin
kalbinde en derinde hissedeceksin

haydi , haydi gün bugün
tüm dünyayı titreteceksin

şeklindeydi.

Ve turnuva zamanı ençok ilgiyi üzerine çeken marş hiç şüphe yok ki helldorado nun a drinking song adlı parçası üzerine ülker reklam jenerik müziği olarak yapılan ve ortalığı yıkıp geçen ve benimde daha önce blogumda yer ayırdığım hep seninleyiz türkiye adlı ülker milli takım marşı oldu.İçlerinde benimde ençok hoşuma giden ve ilgimi çekende buydu.

Bu marşın sözleri ise;

Göğsümüzde ay ve yıldız,
Sel olduk biz, geliyoruz!
Göğü titretir bu şarkımız,
Yetmiş milyon söylüyoruz!

OoOoooOOooo
Türkiye, Türkiye!
Haydi zafere…
Türkiye, Türkiye!

OoOoooOOooo
Yer gök inlesin,
Bu sesi dinlesin,
Hep seninleyiz Türkiye!

Çalsın davullar essin rüzgar
Dalgalansın tüm bayraklar
Arşa yükselsin bu şarkımız
Omuz omuza yürüyoruz
OoOoO Türkiye Türkiye
Haydiii zafere Türkiye Türkiye OOoOoO
Yer gök inlesin bu sesi dinlesin
Hep seninleyiz Türkiye
Yer gök inlesin bu sesi dinlesin
Hep seninleyiz Türkiye OoOoOoOoO

şeklinde.Bunların haricinde birçok kişinin pek adını bilmediği ama müzikle ilgisi olanların azda olsa tanıdığı mithat körler ismi var sırada.Mithat Körlerin daha öncede böyle çalışmalarına denk gelmiştim.Bu marş eskide olabilir,bende açıkcası internette dolaşırken buldum ama eminim ki içinizde bu marşıda beğenecekler olacaktır.

umuyorum ki buraya eklediğim marşlar hoşunuza gidecektir.

 

Unutturamaz seni hiçbir şey çünkü gözyaşımda saklısın

 Ah bu şarkıların gözü kör olsun demek geliyor içimden :(

Yazılan şarkı sözleri,bunlara yapılan besteler ve çeşitli sanatçıların bunları seslendirmesi ve onlarca,yüzlerce,binlerce yüreğin aynı şarkıyla atması farklı diyarlara göçmesi.

Ne kadar şanşlıyız ki,popüler kültürün birer parçası olarak yaşamamıza karşın her konuda olduğu gibi müzikte de dünyanın en kaliteli ve kendine özgü tarzlarına sahibiz.Bunlardan biri de türk sanat müziği.Sizlere herhal bu müzik türümüz ile ilgili açıklama yapmama gerek yoktur.

Dün gece hayatta ençok sevdiğim insanlardan biri bana 2tane sanat müziği eseri yollamış. Biri Müzeyyen Senar Unutturamaz seni hiç bir şey bir diğeri ise Emel Sayın - Gözyaşımda Saklısın. Eser isimlerini birleştirince ortaya yukarda ki başlık çıktı.‘Unutturamaz seni hiçbir şey çünkü gözyaşımda saklısın’ Şarkıları dünden beri defalarca dinledim,gözlerim doldu inadına yine dinledim :( neyse lafı çok uzatacak değilim,umuyorum ki sizlerde bu eserleri beğeneceksiniz.

Gönderen arkadaşımızada çok ama çok teşekkür ederim;unutma sakın CANIMMM,

‘Unutturamaz seni hiçbir şey çünkü gözyaşımda saklısın’

Müzeyyen Senar Unutturamaz seni hiç bir şey


unutturamaz.
seni hiçbir şey.
unutulsam da ben. ah, unutulsam da ben.

unutturamaz.
seni hiçbir şey.
unutulsam da ben. ah, unutulsam da ben.
her yerde sen, her şeyde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?

her yerde sen, her şeyde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?
bir sisli hazan kesilir ruhum… eğer görmesem.
ah, eğer görmesem.

her şeyde sen, her yerde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?
her yerde sen, her yerde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?

Emel Sayın - Gözyaşımda Saklısın


Gözyaşımda saklısın ağlayamam ben
Düşeceksin sanırım kirpiklerimden.
Damarımda kan olup dolaşıyorken
Beni böyle bırakıp git gidebilirsen.

Git mutlu olacaksan beni düşünme
Sen iyi bak kendine beni dert etme.
Önce beni bir dinle bir bak halime
Beni böyle bırakıp git gidebilirsen.

Bir kapanmaz yarayla böyle çaresiz
Belki yine yaşarım sevgisiz sensiz.
Git yolun gülle dolsun güller dikensiz
Beni böyle bırakıp git gidebilirsen.

 

sıla’i rahim

Geçenlerde mesene de geçmiş dönemde babamın yanında çalışan bir ablamızla konuşurken,hiç iş yerine gelmediğimi,kendimi çok fazla özlettiğimi söyledi,ben ise o na iş yerine gelmekten hoşlanmadığımı belirttim bunun benim için çeşitli sebepleri vardı,o ise en azından sıla i rahim yapmak için gelmem gerektiğini söyledi.Şimdi sıla i rahim ne demek? Bilmeyen arkadaşlar için çok küçük bir tanım ekleyeyim, sıla i rahim ; Akraba ve yakınları ziyaret etme, hallerini ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma anlamında bir İslam ahlâkı terimidir.(kaynak) Bizde bugün ailecenek bu aktivite içine girdik. Gerek büyükbabam ve babannem gerekse ananem yazları köyde geçirirler.Malumunuz yaz geldi.Bizde uzun süredir onlarla görüşmüyoduk,öğleye doğru çıktık şileye doğru yol aldık.Gerek yer üstünde ki gerekse kabristanda ki aile fertlerimizi ziyaret ettik.gönüllerini ve dualarını aldık,çaylarını içip sohbet ettik.Ben istanbul’un şile  ilçesindenim yani şileliyim.Bugün şile o kadar güzeldi ki anlatamam,o havayı o tadı ne kadar çok özlemişim.

Bununla birlikte çok uzun süredir canım dut çekiyordu.İzmir de 2 ay önce oldu bitti dutlar.Buraya geldiğimden beride her ne hikmetse bir türlü yemek kısmet olmamıştı.Daha önce de bahşetmiştim insanın canı bir vitamine ihtiyaç duyduğunda içinde onu barındıran yiyeceği insanın canı çekermiş.Benimde öyle olsa gerek.Neyse işte dut dut diye ağlarken köye gittiğimde gözüm ilk 150 yıllık dut ağacımızı aradı ama büyükbabam onu yıkılacak diye kestirmiş.Neyse ki yan komşunun ağacı yerindeydi ve hala üzerinde dut vardı.Belimde ki fıtığa mıtığa aldırmadan soluğu ağacın tepesinde aldım.Bir sömürmüşüm ki ağacı aklınız hayaliniz almaz.Yani bugün hem sıla ı rahim i hemde canımızın çektiği dut sömürme operasyonunu aradan çıkarmış olduk atrieten gerçekten çok güzel stres atma rahatlama imkanı buldum.

Sizlere de arada bir böyle kaçamaklar yapmanızı tavsiye ederim.

 

zaferlerimizi kurşunla değil çığlıklarla kutlayalım

Bir önceki maç için yazdığım yazımda çekleri postaladık haydi sırada ki gelsin yazmıştım VE BUGÜN HIRVATLARIDA EVLERİNE POSTALADIK.Gerek geçen maçta gerekse bu maçta hakemler ellerinden geleni artlarına koymadılar.Gecen maçta verdikleri kararlarla bizi bu maçta eksik bıraktılar bu maçta ki adice verilen kartlarla ve kararlarla bizi neredeyse ezmek için ellerinden geldiler.Ama bilmedikleri en büyük şey;

BİZİM GÜCÜMÜZÜ NERDEN ALDIĞIMIZ OLSA GEREK.

Yine geriden geldik bu sefer gol uzatmaların son dakikasında hatalı bir pozisyonda geldi ama maç bitmemiştiArtık ben buna başka birşey diyemem YARADANIN YARDIMI VE MİLYONLARIN DUASIYLA maçın son dakikasında uzatmaların uzatmasında SEMİH ŞENTÜRK sahneye çıktı,gol kralımız sahneye çıktı ve tüm dünyaya biz çılgın türkleri değil Dünyanın en şanlı tarihine sahip olan şanlı türklerin,bizlerin yılmadığını,yılmayacağını ve futbollada olsa tarih yazmaya devam etceğini gösterdi.Ardından gelen penaltılar ve biz yendik,hırvatlarıda ezdik,hakemi de  ezdik,avrupaya futbolu gösterdik.

Şimdi rakip yaklaşık 5milyon insanımızın yaşadığı ve neredeyse ikinci ana yurdumuz olan Almanya.Allah ın izniyle onlarıda ezip geçcez ve finale adımızı altın harflerle yazacağız.

AMA LÜTFEN,LÜTFEN AMA LÜTFEN BU ZAFERLERİMİZ GÖZ YAŞINA DÖNMESİN.SEVİNCİMİZİ EĞLENCEMİZİ KENDİ İÇİMİZDE VE GRUP HALİNDE KUTLAYALIM.

O KORKUNÇ ALETLERİ YANİ SİLAHLARI YERLERİNDEN ÇIKARMAYALIM Kİ ZAFER GÜNÜMÜZ KARA GÜNÜMÜZ YADA BAŞKALARI İÇİN MATEM GÜNÜMÜZ OLMASIN…

 

İstanbulDijital’e eleman alımı..

istanbuldijital

İstanbulDijital sanal alemin yeni kahramanı

Efenim istanbuldijital’i artık duymayanınız var mı,ben orasını bilemem ama eğer duymadıysanız emin olun büyük kayıp içindesiniz.Her geçen gün büyüyen iş portföyü,genç ve dinamik eleman kadrosuyla Web dünyasının yeni gözde şirketi.

Ve şimdi sizin içinde bu şirkette çalışma fırsatı doğdu.Eğer sizde aşağıda ki özelliklere sahipseniz ve bizimle çalışmak,takım arkadaşımız olmak konusunda kendinize güveniyorsanız,buyrun işte er meydanına çıkma şartlarımız;

Eğer sizde..;

  • “Ben PHP/MySQL veya Ruby nedir biliyorum. İyi de programlarım Allah için.”
  • XHTML-CSS nedir biliyorum. Fireworks ve/veya Photoshop‘u da yaladık yuttuk malum. Ben varım hocam bu işte. Tasarımda güzellik sadeliktedir, usability benim soy adım..”

diyenlerdenseniz, “delicesine büyüyen bir şirkette şimdiden bir pozisyon kapmak isterim” diyenlerdenseniz. Lütfen iletişim bölümünden bize bir ulaşın. Daha önce yaptıklarınızı listeleseniz kafi. Biz sizi buluruz :)

Saygı ve selamlarımızla efenim…

 

ErdalErdogdu.com Çileklisütte :)

blogçarşım çilekli süt

Blogosferde ilk nefes almaya başladığım zamanlar çok karma karışık düşüncelere sahiptim.Acaba ne yapacaktım ne edecektim bu sanal alemde.Zamanla alıştım,kaynaştım,haşır neşir oldum burda ki sanal arkadaşlarla,kanımca sevdik sevildik. Blog yazmaya alıştıktan bir müddet sonra kendi kelime ilaç bulamama rağmen ‘blogger bloggerın külüne muhtaçtır’ diye bir yazı yazmıştım.Bu yazımın üstünden neredeyse 9ay geçmiş ve orada yazdıklarımın hepsi neredeyse tek tek çıkıyor.

Örnek vermek gerekirse; yazımın bir bölümünün başlığı; ‘Ev alma blog al,bloger dostların olsun…’ ve buna bugün verebileceğim en güzel örnek  sanal alemde çileklisüt, yükselenbaşak ve yeni blogu mevsimlergibi‘nin ceolugunu yapan hanım ablamız.

Bu ablamız cileklisüt ve blogdaşları adlı blogunda,en sonunda benim dayatmalarıma,istek ve arzularıma,iğnelemelerime dayanamayıp beni tanıtma lutfunda bulundu.Bende bunu bugün gördüm.Gerek sağlık sorunlarındam gerekse hayat koşusturmasından dolayı ne blogla nede genel olarak internetle pek ilgilenemiyorum ama bugün ablamı bi ziyaret edeyim dedim ve bi de ne göreyim ana sayfada benim blog tanıtımım.

Beni öyle bir analiz etmiş ki ben bile şaşırdım.Hiç konuşmadığım etmediğim biri beni bu şekilde nasıl tanımış olabilir diye.İşte buna insan sarraflığı deniliyor olmalı.

Efenim bizim için yaptığınız bu tanıtım için,harcadığınız değerli vaktiniz ve güzel emeğiniz için ne kadar teşekkür etsek az olur.Yaptığınız iltifatlar yüzümüzü utangaç ve masum bir çocuk gibi eğmemizi sağlamıştır onlar içinde ayrı ayrı teşekkür ederim ayrıeten yaptığınız yapıcı eleştiriler dikkate alınacak ve en kısa zamanda uygulamaya konulmaya çalışılacaktır.Şahsınıza saygı ve selamlarımı sunarım.

Aşagıda ki blogları ziyaret etmeniz dileklerimle.

çileklisüt

yükselenbaşak

mevsimlergibi

benim blog tanıtımım ve hakkımda yazılanlar

 

 

Reyting savaşları ve internet

Bir sitenin çok hit alması sitenin başarılı olduğunu mu gösterir ? diye sordum bugün kendime. Çünkü eğer öyleyse başarısızım demektir. Şöyle ki, adult içeriğe sahip olan siteler hepimizin bildiği gibi çok hit alıyor. Ziyaretçi trafiği muazzam oluyor. Ve bu tür siteler genelde forum ya da sağdan soldan toplanan ve çeşitli sitelerden çekilen videolardan oluşan sitelerden oluşuyor. Peki bu bir başarı mıdır ?

Benim cevabım elbette hayır. Artık internet reytinginide televizyon reytingleri gibi düşünebiliriz sanırım. Çünkü hemen hemen neyin reyting getirip getirmeyeceğini, neye çok talep olacağını hepimiz az çok biliyoruz. Televizyonlarda bu düşünceyle reyting savaşları uğruna hep o bilindik formatlarla karşımıza çıkıyorlar. İnternet siteleride böyle. Bir format buluyorlar. Bir konu ve o tutulmuşsa onun aynısını yaparak ziyaretçi, trafik elde etmeye çalışıyor çoğu webmaster. Reytinginin karşılığını alıyor tabi. Dün ntv´deki hiç bunları dert etmeye değer mi? programını izledim. Orada bu mevzu tartışılıyordu. Ve programı izlerken kendimi bir anda içerde buldum. Bahsedilen reyting savaşları tıpkı içinde bulunduğum dünyadada vardı çünkü. Read the rest of this entry »