İlhami Atalay sanat galerisi

ilhami atalay

Bugün çok sevdiğim birkaç arkadaşımla küçük bir İstanbul turu yaptık.Gezimiz 11 sularında sultanahmet meydanında başladı,oralarda aklınıza ne kadar yer varsa girdik çıktık.Ayasofya’nın arkasında Aya irini girişinin yanındaki sokaktan girince insanın içini o güzel evler ısıtmaya başlıyor,Rengarenk cumbalı konaklar.Bu sokağın sonunda (gülhaneden girince başında kalıyor) art exhibition,entry free yazan bir mekan gördük mekanın girişi bize geldiği gibi ucube gelebilir ama içeri girmeye başladıkça birbirinden güzel onlarca eserle karşılaştıkca sanata olan aşkınızın artacağından şüphem yok.

ilhami atalay

 

İçerde o kadar güzel yüzlerce binlerce eser vardı ki size gördüklerimin sadece birkaçını burada gösterebilirim.

Peki burası kimin mekanıymış diye bakınınca karşımıza ilhami atalay diye bir isim çıktı.

İlhami Atalay kimdir peki;

1948 Arhavi/Artvin doğumlu. 1972 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirdi. Duvar halıcılığı dalında ihtisas bursunu kazanarak Avrupa’ya gitti. 1973/78 Berlin Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve Tatbiki Sanat Akademilerinde resim ve duvar halısı ihtisasını tamamladı. 1974/75 Fransa’da duvar halısı ve sanat araştırmalarında bulundu. 1975/76 İsviçre’de , İspanya’da Tekstil obje, Duvar halısı ve sanat çalışmaları. 1976 Londra’da sanat araştırma ve incelemelerinde bulundu. 1977/78 Tekstil obje Duvar halısı dalında tez hazırlıkları ve kitap çalışmalarını yaptı. 1981/83 Serbest desinatör olarak çalıştı. 1983 İstanbul’a döndü ve yeniden resim çalışmalarına başladı. 1984 İLHAMİ ATALAY SANAT GALERİSİ’ni açtı ve DİNAMİZM grubunun hazırlık çalışmalarını sürdürdü.

İşte internette İlhami beyle ilgli bu kadar bir bilgiye ulaşabildim.Eğer yolunuz Sultanahmet tarafına düşerse muhakkak uğrayın,galerinin alt tarafında ve terasındada cok güzel cafe ve restaurant var.Bence gidilesi görülesi biyer açıkcası.

ilhami atalay

İLHAMİ ATALAY SANAT GALERİSİ ADRESİ;

Hüdavendigar Caddesi No. 10 Sirkeci İstanbul Tel:0212-520 10 83
Divanyolu Cad. İnciliçavuş Sok.No.29, Sultanahmet, İstanbul Tel 0212 5120713

‘Anneler hisseder…’

Ana gibi yar olmaz…

Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar…

Ve bunlar gibi söyleyeceğim onlarca, yüzlerce,binlerce sözler. Daha önce de annelerin evlatları hakkında ki bazı şeyleri hissebildiği gibi bazı şeyleri blogumda yazmıştım. (bakınız) Geçtiğimiz günlerde bir olay yaşadım. Şaşırdım kaldım, aslında şasılması gerekecek bir şey olmadığını da daha sonra yaptığım akıl muhakemelerinde çözdüm.

Üsküdarda eve gelmek için otobüse bindim, biliyorsunuz sağlık sorunlarım ve çok büyük acılar, ağrılar çekiyorum, bel ve sol bacak bölgemde ağrılar var. Akşam iş çıkısıydı, otobüs haliyle tıklım tıklım, oturacak yer bulamadım. Ama nasıl ağrım var anlatamam. Bir yandan da otübüste yanımdakilere bunu çaktırmamak için dişimi nasıl sıkıyorum bir görmelisiniz. Ama 10-15 dakika sonra 50-55 yaşlarında bir teyze ‘oğlum bir bakar mısın’ dedi. Buyrun hanım teyzecim deyince; “ben birazdan ineceğim istersen sen benim yerime otur dedi. Estagfurullah, lütfen, siz indikten sonra otururum dememe kalmadan ayaklandı teyze, ama yanında ki genç herhal utanmış olcak ki teyzecim siz oturun dedi ve bana yer verdi, bu esnada yok, lütfen kalkmayın dememe kalmadan arka koltukta oturan teyzede oğlum sen rahatsızsın hadi otur dedi ve ağzım oracıkta açık kaldı. Oturduktan sonra iki hanım teyzede aynı anda hayırdır oğlum daha gençsin ama ayağının üstüne basamıyorsun, muhtemelen belinde de ağrılar var dediler. Bende olayı anlattım, fıtık olduğumu, çok şiddetli ağrılar çektiğimi… Teyzenin bana dediği laf oğlum bende anneyim, benimde senin gibi 2tane oğlum var, ben anlamayayım da kim anlasın, ANNELER HİSSEDER dedi. Ve hanım teyze bundan dolayı bana yer vermek istemiş, oysa benden bir durak önce inecekmiş.

Ne diyeyim ki bu vesileyle, tüm annelerimizin ellerinden tekrar tekrar öperim. Bana anneliğin ne kadar kutsal bir durum olduğunu, Peygamberimizin(s.a.v) neden ‘Cennet anaların ayakları altındadır…’ dediğini bir kez daha ispatladılar.

zaferlerimizi kurşunla değil çığlıklarla kutlayalım

Bir önceki maç için yazdığım yazımda çekleri postaladık haydi sırada ki gelsin yazmıştım VE BUGÜN HIRVATLARIDA EVLERİNE POSTALADIK.Gerek geçen maçta gerekse bu maçta hakemler ellerinden geleni artlarına koymadılar.Gecen maçta verdikleri kararlarla bizi bu maçta eksik bıraktılar bu maçta ki adice verilen kartlarla ve kararlarla bizi neredeyse ezmek için ellerinden geldiler.Ama bilmedikleri en büyük şey;

BİZİM GÜCÜMÜZÜ NERDEN ALDIĞIMIZ OLSA GEREK.

Yine geriden geldik bu sefer gol uzatmaların son dakikasında hatalı bir pozisyonda geldi ama maç bitmemiştiArtık ben buna başka birşey diyemem YARADANIN YARDIMI VE MİLYONLARIN DUASIYLA maçın son dakikasında uzatmaların uzatmasında SEMİH ŞENTÜRK sahneye çıktı,gol kralımız sahneye çıktı ve tüm dünyaya biz çılgın türkleri değil Dünyanın en şanlı tarihine sahip olan şanlı türklerin,bizlerin yılmadığını,yılmayacağını ve futbollada olsa tarih yazmaya devam etceğini gösterdi.Ardından gelen penaltılar ve biz yendik,hırvatlarıda ezdik,hakemi de  ezdik,avrupaya futbolu gösterdik.

Şimdi rakip yaklaşık 5milyon insanımızın yaşadığı ve neredeyse ikinci ana yurdumuz olan Almanya.Allah ın izniyle onlarıda ezip geçcez ve finale adımızı altın harflerle yazacağız.

AMA LÜTFEN,LÜTFEN AMA LÜTFEN BU ZAFERLERİMİZ GÖZ YAŞINA DÖNMESİN.SEVİNCİMİZİ EĞLENCEMİZİ KENDİ İÇİMİZDE VE GRUP HALİNDE KUTLAYALIM.

O KORKUNÇ ALETLERİ YANİ SİLAHLARI YERLERİNDEN ÇIKARMAYALIM Kİ ZAFER GÜNÜMÜZ KARA GÜNÜMÜZ YADA BAŞKALARI İÇİN MATEM GÜNÜMÜZ OLMASIN…

ErdalErdogdu.com Çileklisütte :)

blogçarşım çilekli süt

Blogosferde ilk nefes almaya başladığım zamanlar çok karma karışık düşüncelere sahiptim.Acaba ne yapacaktım ne edecektim bu sanal alemde.Zamanla alıştım,kaynaştım,haşır neşir oldum burda ki sanal arkadaşlarla,kanımca sevdik sevildik. Blog yazmaya alıştıktan bir müddet sonra kendi kelime ilaç bulamama rağmen ‘blogger bloggerın külüne muhtaçtır’ diye bir yazı yazmıştım.Bu yazımın üstünden neredeyse 9ay geçmiş ve orada yazdıklarımın hepsi neredeyse tek tek çıkıyor.

Örnek vermek gerekirse; yazımın bir bölümünün başlığı; ‘Ev alma blog al,bloger dostların olsun…’ ve buna bugün verebileceğim en güzel örnek  sanal alemde çileklisüt, yükselenbaşak ve yeni blogu mevsimlergibi‘nin ceolugunu yapan hanım ablamız.

Bu ablamız cileklisüt ve blogdaşları adlı blogunda,en sonunda benim dayatmalarıma,istek ve arzularıma,iğnelemelerime dayanamayıp beni tanıtma lutfunda bulundu.Bende bunu bugün gördüm.Gerek sağlık sorunlarındam gerekse hayat koşusturmasından dolayı ne blogla nede genel olarak internetle pek ilgilenemiyorum ama bugün ablamı bi ziyaret edeyim dedim ve bi de ne göreyim ana sayfada benim blog tanıtımım.

Beni öyle bir analiz etmiş ki ben bile şaşırdım.Hiç konuşmadığım etmediğim biri beni bu şekilde nasıl tanımış olabilir diye.İşte buna insan sarraflığı deniliyor olmalı.

Efenim bizim için yaptığınız bu tanıtım için,harcadığınız değerli vaktiniz ve güzel emeğiniz için ne kadar teşekkür etsek az olur.Yaptığınız iltifatlar yüzümüzü utangaç ve masum bir çocuk gibi eğmemizi sağlamıştır onlar içinde ayrı ayrı teşekkür ederim ayrıeten yaptığınız yapıcı eleştiriler dikkate alınacak ve en kısa zamanda uygulamaya konulmaya çalışılacaktır.Şahsınıza saygı ve selamlarımı sunarım.

Aşagıda ki blogları ziyaret etmeniz dileklerimle.

çileklisüt

yükselenbaşak

mevsimlergibi

benim blog tanıtımım ve hakkımda yazılanlar

 

‘şile’ mmm

şile

Şile hakkında sizlere çok kelime yapmacağım. Ama benim kütüğüm İstanbulun Şile ilçesine kayıtlı,7 göbektir tüm aile ecdadım oralı ve ailemizden rahmetli olanlarda o topraklarda gömülü.

Ben Şileliyim ve Şile’ye gönül verenlerdenim.

Şile İstanbulun iki yakasında bulunan kaçamak noktalarından biri ve en önemlisi nerdeyse,yazın haftasonları günlük nüfusunun köylerde dahil olmak üzere 1milyona yaklaştığı söyleniyor. Ama Şile gerçekten gezilesi görülesi bi yer. Hele bir de yazın festivale denk gelirseniz kimseler dokunmasın keyfinize.

Şile bezi,kabaklı börek,feneri,kalesi,denizi,kumu,balık….

Ben anlatmayayım gidin ve görün.

şile

 

vakti geldiği zaman da şile festivali hakkında geniş bilgiyi sizlere vereceğimden şüpheniz olmasın.

şile

 

Şile hakkında geniş bilgi için

Anadolu’ya anlatın da göreyim…

Gazetelerden kategorimizin bugün ki konuğu Taraf Gazetesi yazarlarından Ahmet Altan.Ahmet Bey’in bugün yazdığı yazıyı gerçekten büyük bir zevkle okudum.Bir çok kişiye ders olabilecek bir yazı yazarak ve saygılarımızı hakketmiştir kendisi.Ben yazıda kısa olarak kendimi buldum çünkü bu yazıda ki birçok şeyi çok farklı mekanlarda çok farklı insanlara bıkmadan usanmadan defalarca söyledim ama onlar beni pek anlayamadılar ama herhal Ahmet Altan onlar için iyi bir isimdir.

….

Osmanlı gibi Cumhuriyet de Anadolu’yu yok saydığı, onu hiçbir zaman siyasi denklemlerin içine yerleştirmediği için şimdi Ankara’nın darbecileri neler olup bittiğini bir türlü kavrayamıyorlar.
Türkiye’yi hâlâ Ankara’yla İstanbul’dan ibaret sanan stratejileri çöküyor.
Ordunun verdiği 27 Nisan muhtırası Anadolu’dan döndü.
Yargının hukuku pervasızca çiğnemesinin cevabı da, göreceksiniz Anadolu’dan gelecek.
Zaten bizim sürmanşette de okuyacağınız gibi Anadolu öfke dolu biçimde açıkça kendi tavrını gösteriyor.
Ordu da, yargı da Türkiye’yi dünyadan koparmaya yönelik her hamlesinde Anadolu’yu karşısında bulacak.
Mesele türban meselesi değil.
Mesele AKP de değil.
Mesele, Anadolu’nun Osmanlıdan bu yana devam eden dengeleri değiştirecek bir güce erişmiş olması.
(benim yorumum : anadolu gencinin elleri artık eskisi gibi,toprak kokmuyor,artık yüzleri güneş yanığı değil,sadece askerlik için köyden çıkmalar artık çok eskilerde kaldı,artık yurdun tüm üniversiteleri anadolunun bağrından kopup gelen mühendis,doktor,öğretmen adayları ile kaynıyor, ama karşıt zihniyet hala benim emirganda ki,bebekte ki oyumla adanada ki bitliste ki oy bir mi diye düşünme gereksizliğini yapıyor) Okumaya devam et “Anadolu’ya anlatın da göreyim…”

cinsel yolla bulaşan çocuklar…

    Yukardaki başlığa sahip olan yazı öncelikle şağlık temalı olarak yazılmış ve buna karşın gayet başarılı bir dille edebileştirilmiştir,aşağıdaki yazıyı okurken dil size ağır gelebilir ama yazının hassasiyetinin içeriğinden kaynaklandığı bilincine sahip olarak okuduğunuzda ben yazıdan büyük bir zevk alacağınız kanısındayım…  

…………………………………                          …………………………………

      Üzerine  sohbet etmesi en zor konulardan birini tercih etmekte direndim. Ayıp, günah, yasak gibi; tabuların altına sığındığı kelimelerle kısıtlanmış ve üzerine düşünülmemiş ancak her fırsatta düşünülmeden eyleme dökülmüş konuların teşhiridir ifade  edilen cümleler topluluğu. Cinsellikten bahsedeceğim ve cinselliğin nasıl yaşandığından ya da yaşanamadığından ve olası ve belki de olmuş sonuçlarından. Bunu  dile getirirken gocunmayacağım ve gocunmanıza müsaade etmeyeceğim. Utanılası şeyler değil vücut bulan kelimelerde, aksine yaşanılan ve hatta toplum arasında paylaşılan şeyler.

                 Ekonomik yetersizlik sebebiyle evlilik kurumunun yozlaştığı ve bunun farkında olmadan bizzat anne baba eliyle gerçekleştirilen bir kıyım cinsel hayatımız. Üniversite gençliğinin öğrenci muamelesi görmesi sonucu ve ele alınamamış mesleklerin sizin vücudunuza ve ruhunuza ket vurduğu bir toplumun meyvelerini tattıracağım kelimelerde. ‘Daha zamanı var’ ve ‘benim evladım okuyacak’ cümlelerinin süslediği zincirler; hayatınızı, aşklarınızı, fizyolojik olarak nitelendirilecek ihtiyaçlarınızı kafeslemektedir. Ve bu kafesin içerisine sıkışan genç verilen rolü oynamaya kalkar ve kendini zaptetmenin yollarını arar. Okumaya devam et “cinsel yolla bulaşan çocuklar…”