Mayıs 2008 için Arşiv

sınavlar yordu beni…

Pazartesi, 12 Mayıs 2008

Arkadaşlar malumunuz üniversite öğrencisiyim ama bu sınav olgusu eğitim hayatıma basladığımdan beri hep canımı sıkmıstır.Eğitim alma süreci içimde bu yıl 16 yılımı bitireceğim,şimdiye kadar kaç sınav oldum açıkcası bilmiyorum ama kafam allak bullak artık yorulmaya başladım değil direk yaşlandım.

Sizlerinde bu dertten muzdarip olduğunuz konusunda benim şüphem yok.

Dünya’ya sınav olmak üzere gönderildiğimizi de buna ekleyince,sahip olduğu kudret damarlarında ki asil kanda mevcut olan Türk gençliğini böyle bir eğitim sistemi içinde yüzlerce,binlerce sınavla ezmek; hakmıdır yoksa hukuk mu???

Ana Gibi Yar olmaz…

Cumartesi, 10 Mayıs 2008

Ana gibi yar,İstanbul gibi diyar…

Benim annem güzel annem beni al kollarına…

Çoçuklukta sevgiler daha kuvvetli yaşanıyor belki de daha net ve basit telaffuz edilebiliyor.Kaçımız annemizi çoçukken ki gibi şapur şupur öpebiliyor yada elini eskisi gibi sıkı tutabiliyor,ondan kuvvet almak içi, onu kaybetmemek için sevildiğini hissetmek için kaçımız eskisi gibi annelerimizin gözleri içine bakabiliyor.

Ben bakabiliyorum,ben öpebiliyorum onun tombul yanaklarını,hala eskisi gibi sarılabiliyorum,boynuna eskiden farklı olan ona olan sevgimin boyumla birlikte yüregimle,ellerimle,gözlerimle birlikte her geçen gün daha büyümesi.

Ben çok seviyorum annemi.

Onsuz günler bilirim,hastanede yattığı,şehir dışına gittiği, akşamları eve gelemediği evimizin renginin bir anda solduğu günler.

Rabbime onun yoklugunu göstermesin diye eksikliğini hisettirmesin diye hoyratca savurduğum dualar ederim,dizine kıvrılırım,saçımın okşanmasının tadını bilirim çünkü.

Ben çok seviyorum annemi.

Evdeyken her gece odama gelir,kimi zaman kapıdan bakar kimi zaman yanıma kadar gelir sacımı okşar,sırf saçımı okşasın diye sesimi cıkartmam,uyuyor numarası yaparım isterim ki Kabe kokan ellerin kokusunu alayım.

Bu arada benim iki annem var,biri de ablamdır,küçük annemdir o benim,hiç yaşanmayan duyguların yaşandığı kocaman bir yürege sahiptir bilemem ki böyle bir bağ kaç kişiye nasip olur. Bir annemde onu belledim bir gün o da anne oldu ben dayı.

Ablamı da annem kadar severim ben,küçük annemdir o benim.

Ben çok seviyorum annelerimi.

İzmirdeyim evimden uzakta yarın onların yanında olamayacağım o sıcak ellerinden öpemeyecegim ama onlar bilir beni ve onlara olan sevgimi.

Tüm annelerin ve gelecekteki tüm anne adaylarının gününü tebrik ederim.

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN.

ŞAMPİYON CİM BOM BOM

Cumartesi, 10 Mayıs 2008

Turkcell süper lig bu ne güzel lig.. İşte sevgili güzel arkadaşlarım yine bir ligin sonuna kadar geldik.Benim hayatımda gördüğüm en cekismeli lig oldu ki zaten daha 22 yasındayım.Galatasaray mı fenerbahce mi Sivas spor mu derken GALATASARAY YANİ ASLAN CİMBOMBOM ipi göğüsledi ve Şampiyon oldu.Gercekten cok basarılı maçlar cıkaran galatasaray neredeyse son 10 haftada teknik patronsuz neredeyse ligin tamamını işe yıldız oyuncusu olmadan, Türk futboluna damgasını vuran %100 yerli futbolcularıyla Fenerbahce gibi bu sene avrupanın en iyi top oynayan bir takımın önünde,sivas gibi cok güzel top oynayan bir takımın önünde şampiyon olarak tamamladı. BEN BİR GALATASARAY TARAFTARI OLARAK TÜM FUTBOL TAKIMLARINA GECMİŞ OLSUN DER,ARTIK SEZON ARASINDA DAHA İYİ HAZIRLANMALARINI, DÜNYANIN EMEKLİ YILDIZLARINI DEĞİL AKTİF YILDIZLARINI ALMALARINI TAVSİYE EDEREK….

ASLAN CİMBOMBOMUMUN SAMPİYONLUGUNU SONUNA KADAR KUTLARIM..

RE RE RE RA RA RA GALATASARAY GALATASARAY CİMBOM BOM…

ESKİ AÇIK SARI DESENEEE DESENE DESENE…

GERÇEKLERİ TARİH YAZAR TARİHİ DE GALATASARAY….

SLOGANLARIMIZI MARŞLARIMIZI LAF OLSUN DİYE  DEĞİL YÜREKLER BİR OLSUN DİYE SÖYLERİZ BİZ…

reklamlarla buluştuk

Cuma, 02 Mayıs 2008

Ben halkla ilişkiler ve reklamcılık öğrencisi olmama rağmen gerek kendim gerekse yakın blog arkadaşlarım olarak bloglarımızda ve sistemlerimizde google reklamlarına karşıydık. Ama geçen hafta İstanbul’a yaptığım ziyarette kardeşim Sinan Ata ile birlikte deneme amaçlı bazı kararlar aldık bu konuda. Ve erdalerdogdu.com,sinanata.com ve yazamak.com adreslerimizde google reklamlarına yer vermeye başladık bu akşam itibariyle. Benim bu konuda hiçbir bilgim yok açıkçası ama umuyorum ki reklamcı olarak yaptığım bu deneyden iyi bir sonuç alacağım . Kısıtlı alanda yer verdiğimiz reklam benim blogumda üst banner da yer alıyor. Bakalım sonucu ne olacak.

yeni projeye isim vermek istermisiniz?

Cuma, 02 Mayıs 2008

istanbuldijital

Efendim. Şimdik size birşey danışacağım şirketsel ticari aksiyonlarımızdan biri ile ilgili.

Bir internet servisi olsa. siz o siteye kaydolup kendi web sitenizi oluşturup yayınlayabilseniz. Çeşitli modüller seçip 2-3 basit adımda sitenizi hazırlasanız. menü yönetimi, sabit içerik yönetimi(hakkımızda falan gibi), e-ticaret modülü, haber yönetim modülü gibi seçenekler olsa içinde.

İnsan hayalgücünün sınırı olmadığından bu modüllerin de sınırı yok elbet.

Projenin tutar-tutmaz kısmını tartışmayalım bununla alakalı kaygılarımız yok. Zira sadece kendimiz ve yakın çevremiz için kullansak dahi bizi kara geçireceği hesabını yapmış bulunuyoruz.

Hosting ve alan adı işleriyle hiç uğraştırmasa sistem insanları. Süresi bitti bitmedi takip etmek derdinde olmasa millet.

Mevzu iş planı kısmı değil bunu zaten hazırladık. benim size danışmak istediğim husus böyle bir servisin adı ne olabilirdi? İsim fikirlerine ihtiyacım var çok acil.

İster fikirlerinizi bize destek vermek için burdan yorumlarla sunabilir isterseniz yazamak ve istanbul dijital de fikirlerinizi tartışabilirsiniz.

yazamak’a fikir sunmak için…

fikrinizi istanbuldijital’e ulaştırmak için.

1 mayıs’ın ardından

Cuma, 02 Mayıs 2008

Ben eskisi gibi her gün nete giremiyorum artık,işte fırsat bulduğum zamanlar bloguma gelip birşeyler ekliyorum.Artık hangisi ne kadar hoşunuza giderse. Malumunuz yaklaşık 1aydır ama yoğunluk olarak son 1 haftadır tüm gündemimiz 1 mayıs işçi bayramı üzerine kurulmus durumdaydı.Acaba hükümet taksimde kutlamaya izin verecek mi,sendikalar ne yapacak,gündeme işçi bayramı bayram olarak mı yoksa karışık olayların yaşandığı bir gün mü olacak,beşiktaşta, eminönünde , kadıköyde bulusanlar acaba taksim dolmusunama yoksa dış güçlerin doldurusuna mı binecek diye tartısıp durduk. Artık 1 mayıs geçti,umuyorum ki en sessiz sakin ve olaysız hali bu olur. İstanbul emliyeti onu yapmıs bunu yapmış diye duyduk gördük ama sartlar belki de bu müdahaleyi gerektirmiştir. Ben her gün yurttan okula giderken radyoda haberleri dinliyorum ve sürekli aynı saat yayınlarını takip ettiğim için genelde ben dinlerken spikerler gazete köşelerinden seçtiklerini okuyolar. Dün sabahta öyle oldu. Spiker star gazetesinden ARDAN ZENTÜRK ün YAPMAYIN YALVARIYORUM adlı yazısını okudu yazı benim hoşuma gitti ve yazı şu şekildeydi;

Yapmayın…Yalvarıyorum… 
 
Jale Yeşilnil’i yakından tanımazdım. O yıllarda, Fenerbahçe Lisesi öğrencisiydi ve Kalamış-Fenerbahçe gençliği olarak ne zaman buluşsak, mutlaka o da aramızda olurdu…

Ama, çok hoş bir genç kız olduğunu dün gibi hatırlıyorum…

Bugün yaşasaydı, 48 yaşında olacaktı ve büyük olasılıkla, hengamelerle geçmiş bir yaşamın içinden süzülmüş boyunca evlatlarına bakıp keyif alacaktı…

Ama olmadı…

Öldüğünde sadece 17 yaşındaydı ve kendisini yaşamdan koparıp götüren kanlı anaforun gerçekten ne olduğunu bile anlayamamıştı…

O’nu, pek çok arkadaşımızla birlikte 1 Mayıs 1977’ nin Taksim Meydanı’nda yaratılan iğrenç bir kan gölünde bıraktık…

‘Geliyorum’ diyen ‘kanlı provokasyonun tezgahçıları’, hoyrat elleriyle koparıp aldılar onu…

Aslında, o gün, 1 Mayıs mitingini düzenleyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) yetkilileri ile bağlantılı gençlik örgütleri İlerici Gençlik Derneği (İGD) üyeleri ‘bizleri de’ Meydan’a almak istememişlerdi.

‘Bizleri de’ diyorum, çünkü asıl almak istemedikleri Saraçhane’de toplanıp Tarlabaşı üzerinden Taksim’e doğru yürüyen Aydınlık Grubu yandaşlarıydı… (more…)