02 Mayıs 2008 için Arşiv

reklamlarla buluştuk

Cuma, 02 Mayıs 2008

Ben halkla ilişkiler ve reklamcılık öğrencisi olmama rağmen gerek kendim gerekse yakın blog arkadaşlarım olarak bloglarımızda ve sistemlerimizde google reklamlarına karşıydık. Ama geçen hafta İstanbul’a yaptığım ziyarette kardeşim Sinan Ata ile birlikte deneme amaçlı bazı kararlar aldık bu konuda. Ve erdalerdogdu.com,sinanata.com ve yazamak.com adreslerimizde google reklamlarına yer vermeye başladık bu akşam itibariyle. Benim bu konuda hiçbir bilgim yok açıkçası ama umuyorum ki reklamcı olarak yaptığım bu deneyden iyi bir sonuç alacağım . Kısıtlı alanda yer verdiğimiz reklam benim blogumda üst banner da yer alıyor. Bakalım sonucu ne olacak.

yani proje isim vermek istermisiniz?

Cuma, 02 Mayıs 2008

istanbuldijital

Efendim. Şimdik size birşey danışacağım şirketsel ticari aksiyonlarımızdan biri ile ilgili.

Bir internet servisi olsa. siz o siteye kaydolup kendi web sitenizi oluşturup yayınlayabilseniz. Çeşitli modüller seçip 2-3 basit adımda sitenizi hazırlasanız. menü yönetimi, sabit içerik yönetimi(hakkımızda falan gibi), e-ticaret modülü, haber yönetim modülü gibi seçenekler olsa içinde.

İnsan hayalgücünün sınırı olmadığından bu modüllerin de sınırı yok elbet.

Projenin tutar-tutmaz kısmını tartışmayalım bununla alakalı kaygılarımız yok. Zira sadece kendimiz ve yakın çevremiz için kullansak dahi bizi kara geçireceği hesabını yapmış bulunuyoruz.

Hosting ve alan adı işleriyle hiç uğraştırmasa sistem insanları. Süresi bitti bitmedi takip etmek derdinde olmasa millet.

Mevzu iş planı kısmı değil bunu zaten hazırladık. benim size danışmak istediğim husus böyle bir servisin adı ne olabilirdi? İsim fikirlerine ihtiyacım var çok acil.

İster fikirlerinizi bize destek vermek için burdan yorumlarla sunabilir isterseniz yazamak ve istanbul dijital de fikirlerinizi tartışabilirsiniz.

yazamak’a fikir sunmak için…

fikrinizi istanbuldijital’e ulaştırmak için.

1 mayıs’ın ardından

Cuma, 02 Mayıs 2008

Ben eskisi gibi her gün nete giremiyorum artık,işte fırsat bulduğum zamanlar bloguma gelip birşeyler ekliyorum.Artık hangisi ne kadar hoşunuza giderse. Malumunuz yaklaşık 1aydır ama yoğunluk olarak son 1 haftadır tüm gündemimiz 1 mayıs işçi bayramı üzerine kurulmus durumdaydı.Acaba hükümet taksimde kutlamaya izin verecek mi,sendikalar ne yapacak,gündeme işçi bayramı bayram olarak mı yoksa karışık olayların yaşandığı bir gün mü olacak,beşiktaşta, eminönünde , kadıköyde bulusanlar acaba taksim dolmusunama yoksa dış güçlerin doldurusuna mı binecek diye tartısıp durduk. Artık 1 mayıs geçti,umuyorum ki en sessiz sakin ve olaysız hali bu olur. İstanbul emliyeti onu yapmıs bunu yapmış diye duyduk gördük ama sartlar belki de bu müdahaleyi gerektirmiştir. Ben her gün yurttan okula giderken radyoda haberleri dinliyorum ve sürekli aynı saat yayınlarını takip ettiğim için genelde ben dinlerken spikerler gazete köşelerinden seçtiklerini okuyolar. Dün sabahta öyle oldu. Spiker star gazetesinden ARDAN ZENTÜRK ün YAPMAYIN YALVARIYORUM adlı yazısını okudu yazı benim hoşuma gitti ve yazı şu şekildeydi;

Yapmayın…Yalvarıyorum… 
 
Jale Yeşilnil’i yakından tanımazdım. O yıllarda, Fenerbahçe Lisesi öğrencisiydi ve Kalamış-Fenerbahçe gençliği olarak ne zaman buluşsak, mutlaka o da aramızda olurdu…

Ama, çok hoş bir genç kız olduğunu dün gibi hatırlıyorum…

Bugün yaşasaydı, 48 yaşında olacaktı ve büyük olasılıkla, hengamelerle geçmiş bir yaşamın içinden süzülmüş boyunca evlatlarına bakıp keyif alacaktı…

Ama olmadı…

Öldüğünde sadece 17 yaşındaydı ve kendisini yaşamdan koparıp götüren kanlı anaforun gerçekten ne olduğunu bile anlayamamıştı…

O’nu, pek çok arkadaşımızla birlikte 1 Mayıs 1977’ nin Taksim Meydanı’nda yaratılan iğrenç bir kan gölünde bıraktık…

‘Geliyorum’ diyen ‘kanlı provokasyonun tezgahçıları’, hoyrat elleriyle koparıp aldılar onu…

Aslında, o gün, 1 Mayıs mitingini düzenleyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) yetkilileri ile bağlantılı gençlik örgütleri İlerici Gençlik Derneği (İGD) üyeleri ‘bizleri de’ Meydan’a almak istememişlerdi.

‘Bizleri de’ diyorum, çünkü asıl almak istemedikleri Saraçhane’de toplanıp Tarlabaşı üzerinden Taksim’e doğru yürüyen Aydınlık Grubu yandaşlarıydı… (more…)