mekanlarımız ve sohbetlerimiz

Evet gençler,nasılsınız bakalım? Umuyorum ki ben ortalarda yokken arkamdan işler çevirmiyorsunuz 🙂 Aramızda ögrenci olanlar,genel olarak toplu taşıma araçlarını kullananlar yada kamuya açık olan (belediye,hastane vs ) yerlerde nadirende olsa sıra bekleyenleriniz varsa el kaldırsın. Bu yazıda yukarda saydığım mekanlarda karşılaştığımız bir sorun demeyeceğim ama genelde biz gençler olarak sıkılmamıza neden olan bir durum olarak değerlendirebileceğimiz bir konu hakkında birşeyler yazcam. Otobüste,hastanede… biyerde otururken yanımızda ki bizden yaşlı olan kişinin,memleketin neresi evladım senin,burada ögrencimisin, (eğer bayansa ay kıyamam canın cıkmış bu sıcakta,bu yaşta çalışıyormusun sen) gibi monolog yaşamdan dialoga geçme çalışmalarının başlangıç sorularıyla karşılaşırız. Benim için büyüklerle sohbet etmek her zaman büyük zevk vermiştir. Bilmem bilirmisiniz ‘şey edibali,osmanlı kurucusu osman bey’e verdiği nasihat mektubunda da rahmetin büyüklerle birlikte olduğunu özellikle nasihat etmiştir’. Ayrieten gerek saygıdan dolayı gerekse inaçlardan dolayıda yaşlılara umursamazlık cinsinden bir terbiyesizlik yapmak bizlere yakışmaz. Özellikle ben kendime yakıştırmam çünkü eğer nasipse birgün bizde ak saçlı ak sakallı pamuk şeker kıvamında yaşlı insanlar olacağız. Ama son 2 seferde karşılaştığım insanlar gerçekten canımı sıkan dialoglar yaşattılar bana.Bunlardan ilki geçtiğimiz günlerde hastanede muayene sırası beklerken karşılaştım,çok güzel bir amcamız sen burda öğrencimisin diyerekten sohbete girdi ve sohbet geldi ‘sosyal güvenlik yasasına’ dayandı. Amcamı bıraksanız bu ülkeyi 2 dakikada kurtaracak ama amce bey ne konuştuğundan haberi var ne söylediklerinden,2-3 tane cevap verdim kendisine,verdiği soruları açıkladım,güzel oldu kıvamına geldi yolladım kendisini ama sonra bir dışarı cıktım geldim,baktım ki başka bir gençin yanına oturmuş yine ama yine aynı şeylerden bahsediyor,bi de beni görünce utandı. İkinci olayda otobüsle İzmir’den İstanbul’a gelirken gerçekleşti. Bu sefer ki kahramanım 40 yaşlarında ama o na kalsa Türkiye tarihini baştan aşağı yaşamış bir abimiz.Burda da konu otobüste ki host’tan memlun  kalmamaktan açıldı ve siyasi devrimler,ne ak partisi ne cumhuriyet dönemi kaldı ki tüm konusma epi topu 45 dakika içinde gerçekleşti ve işin ilginçi abim 8 saatlik yolculuğun 7 saati uyudu son 1 saatte maşallah dili açıldı. O da çok radikal bir abiydi, bıraksam Türkiye’de ki tüm sağcıları asacak kesecek ama bunu haklardan hukuklardan eşitliklerde bahsederken el altından hissettiriyor. Neyse o abimizlede güzel bir sohbetimiz oldu,neredeyse tüm dediklerini kitledim boğazına ama kendi kaşınmıştı 🙂

Şimdi gelelim fasülye nin faydalarına; ben artık kendi adıma böyle sohbetlere girmekten, hiç tanımadığım insanlardan abuk sabuk nasihatlar almaktan sıkıldım,bu ülkede kahvelerde günde binlerce hükümet yıkılır binlercesi yine kurulur,biri olaya sağdan bakar biri soldan,keşke olaylar bu kadar basit ve onlara çözümler bulmakta kahvede oturmak ve okey oynamak kadar kolay olsa. Burdan sakın eleştri olmasın gibi bir anlam cıkmasınben eleştrinin,muhalefetin ve rekabetin her zaman kaliteyi ortaya cıkarcağına inanıyorum.Herkesin her konuda konuşmaya hakkı var ama bu dialoglar hiç bitmeyecek anlaşılan. Ama biri biz gençleri kurtarsın artık 🙂