hat sanatı…

ahmet demir hat sanatıbenim genel olarak tüm sanat dallarına olmakla birlikte geleneksel sanat dallarına karsı cok büyük bir hayranlığım var,işte hat olsun,ebru olsun,tezhip olsun,minyatür olsun sanki bunların içinde kendimi buluyorum…keske bunlardan biriyle ilgilenebilcek kadar yeteneğim olsa ama malesef yok…ben anca izliyeciyim…işte bunlardan biri olan hat sanatıyla ilgili bi sayfa hazırlamak istedim..çünkü şimdi bakıyorum ki bizim geçmişimle bağımız her gecen gün azalmakta,işte bizim tarihimizin alfabesi içinde olan bu sanat dalları birkaç gönüllü dernek yada birkaç belediyenin halk eğitim merkezleri içerisinde kalmış..sergiler desek sadece ramazandan ramazana açılır olmus…bugun sultan ahmete filan gittiğimde turistlerin bunlara karsı olan merakını görüyorum bizim meraksızlığımızı ise esefle kınıyorum…bu sanat dalları inanıyorum ki o kadar kolay bulunmadılar ve o kadar kolay bir şekildede ortadan kalmayacaklar…artık bizler üzerimize düseni yapacağız ve takdiri de en büyük ve en yüce takdir sahibi’ne bırakacağız… iyi okumalar…

ilk olarak;

HÜSN-İ HAT VE TARİHÇESİ

Arapça ‘hatt’ mastarından türeyen ve “yazı, çizgi; çığır, yol” manalarına gelen “hat” kelimesi terim olarak “Arap yazısını estetik ölçülere bağlı kalıp güzel bir şekilde yazma sanatı (Hüsn-i Hat)” anlamında kullanılmıştır. Kaynaklarda genellikle “cismani aletlerle meydana getirilen ruhani bir hendesedir” şeklinde tarif edilen hat sanatı, bu tarife uygun bir estetik anlayış çerçevesinde yüzyıllar boyunca gelişerek süregelmiştir. Okumaya devam et “hat sanatı…”