Ne zaman gittin ki yanımdan, ne zaman bıraktın beni?
Etrafımın cıvıl cıvıl insan kaynadığı anlarda bile sen yok muydun yanımda?
En güzel anları, ilk sevişleri, ilk öpüşleri, ilk hüzünleri ,ilk ayrılıkları, ilk ölümleri ve bunların getirdiği heyecanları ve buruklukları hep seninle paylaşmadık mı?
Herkesler gitti herkesler bitti. Tek sırdaş sen olmadın mı, gece karanlığında odanın duvarlarıyla konuştuğum? Gitarı her elime alışımda birlikte söylemedik mi en acem aşiran parçaları, gözyaşlarımızla ıslatmadık mı senin dizelerinle dolu kağıt parçalarını?
İlk defa yürekli ol, adam gibi cevap ver bana; niye beni sana mahkum ettin?
Şimdi gelmişsin bunları dostum, arkadaşım olduğun için yaptığını söylüyorsun.
Gülüyorum ağlanacak halime!
Ve şimdi.
Yine aklımın dumanlandığı anlardayım.
Mevsim sonbahar ama sanki ben yazdan yeni çıkmadım?
Radyo’da çalan şarkı, bana nispet yaparcasına;
‘Öyle yürekten seviyorsan, aklı başından atacaksın, kimi yanında arıyorsan önce içinde bulacaksın’ diyor …
Ve ben ‘an’ımın sonbaharında elime aldığım son gülün avuçlarımın içinde bin bir acıyla solup, yapraklarının dağılmasını izliyorum.
Rüzgar bu kadar sert esmek zorunda mı?