Ağustos 2007 için Arşiv

ömer özlü’de artık blogluyor…

Cumartesi, 18 Ağustos 2007

benim aslında birebir tanımadığım ama sinan ata’dan adını defalarca duyduğum ömer özlü bey abimizde artık blogosferde bir yıldız…

blogu dünden itibaren resmii olarak,ömer özlü’nün şu sözleriyle ;

Yüzünde manasız bir gülümseme,düşe kalka yürümeye azmetmiş bir bebeğin ilk adımlarıyla başlıyorum’blog’lamaya,inşallah benim ve burayı okuyacak insanlar için faydalı,etkileşimli,kapsamlı ve en önemlisi ‘bir hoş sada’ makamında bir sayfa olur…

faaliyete geçti…

Ömer abimiz edebiyat ögretmeni,blogunda güzel seyler olacağına kendi adıma inanıyorum

ve ona bu yolunda başarılar diliyorum,

sizlerede ÖMER ÖZLÜ ’nün blogunu ziyaret ve takip etmenizi tavsiye ederim…

şunlara bir bakalım mı?

Cuma, 17 Ağustos 2007

bilmiyorum ne kadar takip ediyorsunuz yada ne kadar takip edebiliyorum?

1-dünya borsalarında yaklaşık olarak hafta başında başlayan çalkantı aynı bir deprem gibi tüm dünyayı salladı,deprem benzetmesi bu konularda çok kullanılıyor ama bence cuk oturmus bir tabir.nasıl fay hattı yıllarca dolup bir anda patlıyorsa işte ekonomideki bu dalgalanmalarında bir geçmişi var…(’Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch, ABD’nin bir numaralı mortgage kredi sağlayıcısı şirketin hisseleriyle ilgili tavsiyesini ‘Al’dan ‘Sat’a düşürünce ABD borsasında başlayan satış dalgası tüm dünyaya yayıldı. ABD borsalarındaki sert düşüşler, Avrupa ve Asya ile birlikte Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Borsa yüzde 6,79 kayıpla 44 bin 473 puan, dolar ise 1,4 YTL’den kapandı. Borsa öğleden sonra seans içinde yüzde 9′un üzerinde düşüş göstererek 43 bin 291 puana kadar gerilerken, dolar 1,4115 YTL ile mart ayından bu yana en yüksek düzeyini gördü’alıntı )….ve ne yazıkkı dünyada en çok etkilenen borsada imkb :( zaten yıldız kaysa bizim borsamız onun rüzgarından etkileniyor.suanda borsada düsüsler durmus gibi görünsede yeni düsüs dalgaları bekleniyor…

2-dünya felakete adım adım yaklasıyor,küresel ısınma denen şeyi içinizde dikkate alan varmı? ama size bişey demeliyim,bence baya baya kale almalısınız.çünkü bu yadsınamaz bir gerçek,dünya gerçekten çok büyük krizlerle karsı karsı kalacak,yav bir baksak görcez aslında aynı yarım kürelerdeki ülkerlerin kimi kuraklıkla kimi ise sellerle karsı karsıya. ve ülkemizdede basta baskent olmak üzere bircok yer sıkıntıda bunun önlemleri almalıyız en azından kendimize düseni yapmalıyız… artık damlaya damlaya göl olmuyor, damlaya damlaya çöl oluyor :(

3-22 temmuzda secimler yapıldı,artık hayırlımı oldu hayırsız mı oldu bilmiyorum ama olan oldu…şimdi sıra cumhurbaskanını secmekte,ülkemizde 5.dönem millet vekilligi yapan,üniversitelerimizde ögretim görevliligi yapmıs,birkaç farklı bakanlıkta bakanlık görevi yapmıs,basbakanlık yapmıs bir isim olan abdullah gül adaylıgını acıkladı,zaten bu isimde belliydi önceden. ama biz yine affedersiniz ama sidik yarısına girdik,çok gecmişe değil 20 yıllık sürece baktığımızda anap iktidardı özal cumhurbaskanı oldu,dogruyol iktidardı demirel c.baskanı oldu şimdi ak parti iktidar ve onun istedigi aday cumhurbaskanı olacaktır ama olamazmıs…illede uzlasmak lazımmıs…kendi içinde uzlasmaya varamayan 2ye 3e bölünmüs olan bir parti bunu istiyomus….

4-dün öss yerlestirme sonucları acıklandı ve ne yazıkki 2500 okul birincimiz acıkta kalmıs,yine binlerce kişi acıkta kalmıs,en basta öss de binlerce kişi sıfır çekmiş aslında varya bizim eğitim sistemimiz çökmüş kimsenin umrunda değil.Atatürk ün bu ülkeyi emanet ettiği türk gençligi yitip gidiyor,harcanıyor ama hiç kimsenin bunlarla ilgilenme isteği yok.biz birbirimizi yiyelim bize yeter… :(

5-istanbulda deprem senaryoları yine revacta ki artık buda yadsınamaz bir gercek..tübitak baskanlarından prof.dr naci görür dün cok büyük açıklamalarda bulundu,en fazla 2029 yılına kadar marmara dayanır ve sonra patlar dedi…marmaranın dibi fokur fokur kaynıyor dedi…bu nedemek tahmin ediyosunuz dimi…marmarada bir deprem türkiyenin 7.9 sidetinde kalp krizi gecirip yatalak olması demek..çünkü bu deprem istanbulu yani türkiyenin kalbini direk şokla vuracak…

ne küresel ısınmaya ne deprem gibi doğal afetlere yalnızca takdiri ilahi olarak bakmak ahmaklık…hatta dünya tarihine bakarsanız çeşitli doğal olaylar sonucu yok olmus kavimler,medeniyetler görürsünüz mesela hititler kuraklık sonucu yok olmus. muhakkak Yüce yaradan bizi bunlarla imtehan ediyor olabilir ama biz eski medeniyetler gibi olamayız,bize bunlarla baş edebilecek önlemler alabilecek zekayıda vermiş ve biz eldeki imkanlarla muhtesem teknolojiler üretmişiz…siz zekanızı varın kullanın  bunlardan kurtulun demiş…tabi anlayanlara!

neyse böyle bikaç maddede birkaç seye değinmek istedim,bir sürci lisan ettiysek affola…

sizlerinde fikirlerinizi almak isterim…???

hayatı yaşamak!

Perşembe, 16 Ağustos 2007

hayatı yaşamak ne için ve ne şekilde?

geçenlerde cep telefonuma bir arkadaşımdan bir mesaj geldi;

içimden geçirdiğim ama aynı zamanda hiç ummadığım bir kişiydi aslındı mesajı çeken,mesaj ilk geldiğinde ismi gördüğümde sevinmiştim,şasırmıştım ve mesajı okudum mesaj şu şekildeydi;

Geri sayım sen doğdugunda başlamıstı, (9) canlı bile olsaydın, en fazla (8) kez kaçabilirdin ölümden, bil ki (7) yedi düvele sultan dahi olsan, yerin (6) mekan olacak sana… en fazla (5) metre kumaş götürebileceksin öbür tarafa. kapatacaksın (4) acsanda gözlerini, bu (3) günlük fani dünyada, azraile (2) kat fazla yalvarsanda nafile! ecel geldiğinde (1) gün öleceksin, hersey (0) dan başlarken sen geri sayımın hesabını verceksin…

bu mesajı bende birkaç arkadasıma yolladım ve onların bu konu hakkındaki düsüncelerini aldım…

 kimi benimle aynı seyleri düsünürken kimi farklı düşüncelerdeydi.ben kendi adıma bu dünya yaşantısını tek taraflı düşünen biri değilim,öteki dünya için nacizane çalışmalar yapmaktayım kendi gücüm ve nefsimce.bu mesajda çok güzel özetlemişti fani yaşamı gözümde. aynı necip fazılın ‘ölüm güzel şey budur perde ardından haber,hiç güzel olmasa ölürmüydü peygamber’ sözlerinin benim ölüme bakış açımı özetlemesi gibi.

hayata ne açıdan bakmak???

şimdi bu yazıyı yazarken daha önce okumuş olduğum can yücel’in hayatı tersten yaşamak yazısı aklıma geldi,bu yazıyı bilenleriniz vardır içinizde.ama bilmeyenler için yeniden paylaşayım sizlerle burada;

Süphesiz ki yasami tersten yasamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.
Nasil mi ?
Cami’de uyaniyorsunuz. Bir tahta sandik içersinde, herkes karsinizda saf
durmus, iyiliginize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmis vaziyette.Tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli olarak.

Herkes etrafinizda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi
hazir.

Arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz. Dogar dogmaz devlet size maas
bagliyor, aylik veya üç ayda bir maasinizi aliyorsunuz. Ne güzel, hazir
maas, hazir ev….

Altmisli yaslara kadar hersey garanti, huzur içinde yasiyorsunuz.

Sagliginiz gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

Bir gün çalismak istiyorsunuz ve ise ilk basladiginiz gün sizehosgeldin
hediyesi olarak bir plaket ve altin kol saati veriyor patronunuz..

Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan
olarak ise basliyorsunuz.

Herkes karsinizda elpençe divan…

Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de basliyor. Gittikçe zayifliyor
forma giriyorsunuz.
Diger hormonal aktiviteler artiyor, fevkalade…..
Aman ne güzel günler basliyor…

Derken birgün patron size artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor. Bu
arada Babaniz ortaya çikmis, “fazla çalistin” diyor “artik eve dön, isi
birak, okumaya basla, harçiligin benden olsun…”

Keyfe bakar misiniz ?

Okudugunuz dersler gittikçe kolaylasiyor. Ekmek elden, su gölden bir dönem
basliyor.

Partiler, Diskotekler, Kizlarin sayisi artiyor.

Derken Anne ve Babaniz sizi götürüp getirmeye basliyor, araba kullanma derdi
de yok artik….

Günün birinde sizi okuldan da aliyorlar, “evde otur, keyfine bak,
oyuncaklarinla oyna” diyorlar…Mamaniz agziniza veriliyor, zaman zaman
altinizi bile temizliyorlar, hatta bu durum
aliskanlik yaratiyor ve hiç tuvalet kullanmamaya basliyorsunuz.

Derken Anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska bir keyifli
dönem basliyor.
Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazir.

Bir gün karanlik ilik ve sicak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için
agzinizi açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sicacik,
yumusacik, gürültüsüz ve partirtisiz bir ortamda yasiyorsunuz.

Küçülüyor, küçülüyor, ufacik bir hücre halini aliyorsunuz.

Ve günün birinde müthis bir olayla hayatiniz bitiyor….

 

nasıl beğendiniz mi yazıyı???  ben ilk okuduğumda çok hoşuma gitmişti… yazar tersten yaşamış duygularında bu fani hayatı, gercekte yazının başına yaklaşmasına rağmen.

 

hayatı yaşamak ama nasıl..?

hoyratça yaşamaya kim hayır diyebilir ki şöyle bir düşünüldüğünde..?

bakın başka bi şair ne demiş;

‘ey nefesleri sayılı kişi birgün elbet bu sayı tamamlanacak,gecesi olmayan bir gün,sabahı olmayan bir gece muhakkak olacak…’

kelimeler dökülmüyor,parmaklarım klavye üzerinde öylece duruyor,yazamıyorum… :(

dün gece ‘harbiye’de -DUMAN-landık!

Perşembe, 16 Ağustos 2007

duman

arkadaşlar,canlarım :) dün tatilden döndüm ama sıcagı sıcagına eve ayak basmadan dogan balcanla birlikte harbiye açık havaya son dönem türk rock müziğinin en büyük gruplarından biri olan DUMAN konserine gittik…ben aslında duman’ı eskiden sevmezdim ama üniversite sıralarında tanıdığım doğan ve benzeri arkadaşlar :) sağyesinde dumana karşı bir sempatizanlık duygum oluştu.yavaş yavaş şarkılarını dinledikçe,çaldıkça dumanla kaynaştık.ve birçok şarkısı gercekten çok güzel ve cok gizli anlamlar ifade ediyor…aslında dün konserede gitmezdim ama doğanım saolsun abi ille gidelim,abi illede gidelim diye diye basımın etini yedi o yol yorğunluguyla beni konsere götürdü.gece 1e kadar hoplattı zıplattı :) ama herşeyiyle 10 numara bir konserdi..ilk bölüm akustik sahnelendi ve ilk bölümde mısırlı ahmet diye tanınan ahmet yıldırım adlı bir darbuka vitüözü sahne aldı dumanla birlikte ve dumanın parçalarını darbuka ritimleriyle dinledik…

2.bölümde ise en büyük süpriz gerceklesti ve türk rock ının efsanesi olan ERKİN KORAY dumanla birlikte sahne alarak 2tane parcayı yaklasık 10 dakkalık ara gitar sololarıyla caldılar.ama ERKİN KORAY—DUMAN-FESUSUPANALLAH DÜETİ kesinlikle dinlenilmeliydi…gercekten süperdi…bunun yanında duman kendi efsanesi haline gelen birçok parçayı caldı…ah,özdemir erdogandan gurbet,sezen aksu herseyi yak,en güzel günüm gecem,yürekten…vb…onlarca parça…konser süperdi…acıkcası birazdı belki benim ilk duman konserim olması yüzünden benimde sansım vardı..çünkü sahneden indikten sonra bidaha tezauratlarından 2dakka sonra sahneye cıktılar,erkin babayla düet performans yaptılar,ortam cok güzeldi…bu konuda bana arkadaşlık eden doğan balcana tesekkür etmeden edemicem…cok güzel bir geceydi…doğan nice konserlere inşallah… :)

bu kızda ne var,şeytan tüyü filan mı? –} avril lavigne

Çarşamba, 15 Ağustos 2007

avril lavigne 1984 canada dogumlu yani bizim yaslarda biri.lise caglarında çesitli müzik demoları hazırlayıp çesitli firmalara gönderiyor..tabi böyle bir yetenegi kesfetmek zor değil 2002 yılında 18 yasındayken ilk albüm ‘let go’ piyasalara çıkıyor..ilk albümüyle 5milyon üzeri bir satıs rakamını tutturdu.kimine göre piyasa sarkıcısıydı kimisi ise onu bir müzik dehası bir yetenek olarak görüyordu çünkü tüm sarkılarının söz ve müzikleri 18lik bu kıza aitti.dünya artık bu kızı konusuyordu,ikinci albüm gecikmedi ama ikinci albümde o cıtı pıtı kız gitmiş yerine seksipalitesi öne çıkartılmıs bir kadın imajı ile yeni avril cıkmıstır…müzik alt yapısı punk-rock-tecno-hip hop karısımları içermekte ve son dönem genclerinde baya bi ravacta olan bu türlerin üçüde tek bi adreste basarılı bir sekilde toplanmaktadır. gösterdigi basarı ve avrile dünya capında gösterilen büyük ilgi ona dünyada onlarca büyük ödül kazandırmıstır…

avril lavigne face of face

bunun yanında asırı güzel olusuda ona olan mevcut ilgiyi arttırmaya yaramıstır…ama müzigi her zaman bence bu güzelligin önünde durmalıdır.bu yetenek güzellikle perdelenmemelidir…son zamanlarda bende avril lavigne yi cok fazla dinlemeye basladım bilhassa son albümde lil mama ile yaptıgı girl friend düeti bence dinlemelisiniz…

avril feat guitar

evet arkadaslar bence bu kız süper bir yetenek ama bundan daha iyileri yokmu muhakkak var..bu kızda acaba ne var…baslıktada sordugum gibi acaba seytan tüyümü var,yoksa cok iyi bir prodüksiyonamı sahip,yoksa asırı güzel oldugu için erkeklerin ilgisinimi cekiyor,liseli kız imajıyla genc kızları kendinemi baglıyor…yoksa yeni nesil özenti kesimler şimdi buna özenip büyütüyor ilerde modası gecermi??? sorular sorular sorular…avril hakkında fikri olan varmı aramızda????

halamın sofrası

Salı, 14 Ağustos 2007

arkadaslar bikaç gündür tatildeyim,bikaç tane il dolaştım ama son durağım daha öncede defalarca geldiğim adapazarı ili akyazı ilçesi kuzuluk beldesindeki kaplıca bölgesi oldu…bu akşam,aksam yemeğini daha öncede yemek yediğim HALAMIN SOFRASI adı altındaki ev yemekleri yapan yerde yedim.birkaç tane hanım teyzemizin,ablamızın birlikte çalıstırdıkları yerde mantı,gözleme,çig börek,gözleme ve benzeri ev yemeklerini yeme fırsatı var.ve hepside gercekten cok lezzetli…buraya yolunuz düserse bu mekana muhakkak ugramanızı tavsiye ederim… ama benim asıl diceklerim bunlar değil…

bu mekanın duvarında yazan;

SİZE HEM GÖNLÜMÜZÜ, HEM SOFRAMIZI AÇTIK.

TATSIZSA YEMEĞİMİZ, İYİSİNİ YAPARIZ.

BEĞENMEZSENİZ SOFRAMIZI YENİSİNİ KURARIZ.

BİR GÜN BİTERSE AŞIMIZ.

EKMEĞİMİZ SEVGİ OLUR, DOSTLUK OLUR YEMEĞİMİZ

yazı çok hoşuma gitti.altındada eskıgunname yazıyordu…bu yazıyı sizlerle paylasıp sizlerin bu yazı hakkındaki yorumlarınızı almak istedim…bu yazıyı internette arastırdım anca 3tane sitede bulabildim.demekki o kadar meshur bir yazı değil…ama bu basit sayılabilcek olan mekandaki büyük gönüllü insanların müsterilerine bu gözle bakması çok hosuma gitti…evet bakalım artık söz sizde???

DGS SONUÇLARI–DİKEY GEÇİŞ SINAVI AÇIKLANDI

Salı, 14 Ağustos 2007

Arkadaslar benim ve benim gibi bircok meslek yüksek okullunun sonuclarını bekledigi dgs sınavı yani 2yıllıklardan 4yıllıga geçis sınavı acıklandı…

sonuclara buaraya tıklayarak http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF1A9547B61DAFFE2A57CE3F631F8C3C03 adresinden ulasabilirsiniz…

he sen bu sınavda naptın derseniz ben izmir ekonomi üniversitesi halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünü kazanmısım..hakımızda hayırlısı burasıymıs demek…ama gidermiyim gitmezmiyim onu suan bilmiyorum…hayırlısı olsun hepimiz için inşallah..

nedir bu KAVAK YELLERİ???

Pazar, 12 Ağustos 2007

Evet arkadaslar yaklasık 1haftadır ortalıklarda yoktum.bu aksam nete girme fırsatım oldu bir konuya değineyim dedim…bu aralar bir dizi var kavak yelleri diye,bir grup liseli gencin kendi içlerinde yasadıkları yasantıları,duyguları anlatıyor..ve kendi adıma bu işide basarılı bir sekilde yaptıklarını düsünüyorum çünkü dizi suan encok izlenen dizi durumunda,müzikleri hit olmus,her yerde calınıyor.bu dizinin bu kadar izlenmesinde birçok kişinin aynı duyguları yasamıs olmasımı yoksa akın eldes gibi bir müzisyenin kurdugu pinhani grubunun müziklerininmi etkisi var???benim bile o diziyi izlerken içim kıpır kıpır oluyor,lisenin son dönemleri aklıma geliyor… :) haydin bakalım söz sizde acaba ne demek bu kavak yelleri?sizce ne anlam ifade ediyor,bir geciş dönemimi,belirli bir yaş aralıgı varmı???diziye bağlı kalmayalım benim asıl amacım KAVAK YELLERİ kelimesi üzerinde çeşitli kanılara varmaya çalşmak :)

DONDURMALI İRMİK HELVASI

Cuma, 03 Ağustos 2007

evet arkadaslar ilk tarif bir salataydı.niye salata koymusum niye oraya kilo problemi olan arkadaslar için yazmısım…vb…tepkiler aldım..ve evinizin hamarat blogcusu olarak size birde tatlı tarifi vereyim..yine oktay ustamızın muhtesem tarif listesinden bence cok güzel gözüken ve lezzetli olan, bizim kültürümüzünde mihenk taslarından biri olan irmik helvasının farklı bir seklini ekliyorum buraya bunu begenceginizden süphem yok…zaten cokta güzel oluyor..tatlı isteyen arkadaslara prtaik bir tarif artık bunuda siz yaparsınızda yeriz :)

dondurmalı irmil helvası

1 s.b. irmik
1 ç.k. tereyağı
file fındık
1,5 s.b. tozşeker
1,5 s.b. su
sıvıyağ
içi için:
kakaolu ve sade dondurma
üzeri için:
krokan yada çikolata sosu

HAZIRLANIŞI:
Tavaya tereyağını ve çok az da sıvıyağı alıp irmiği kavurun. Kavururken fıstık veya file
fındık da ilave edebilirsiniz. Rengi kıvama gelince tozşekeri ve suyu ilave edip karıştırın.
Daha sonra altını kapatarak demlenmeye bırakın. Demlenen helvanızın kapağını açıp
ılıtın. Bir çukur kaseye ortası boş kalacak şekilde helvayı yerleştirin. Orta kısmına dondurma
koyup üzerine biraz daha helva koyun. Kaseyi ters çevirin. üzerine krokan ve file fındık
dökün. Dilimleyerek hemen servis yapın. çünkü helvanın ısısı ile dondurma hızla eriyecektir.

dondurmalı irmik helvası

SUNUMU VE LEZZETİ MÜKEMMEL…

şeyh edibali’nin osman bey’e nasihatı.

Perşembe, 02 Ağustos 2007

şeyh edibalı osmanlı devletinin kuruluş dönemlerinde en büyük din ve bilge adamlarından biri..osmanlı devletinin kurulusunda maddi manevi çok büyük katkıları var. aynı zamanda osmanlı devletinin kurucusu osman beyin hanımı malhune hatun(osman beyin verdiği isim: zümrüt’ü anka)’un babası yani osman beyin kayınpederi oluyor kendisi.osmanlı devletinin kurulusu esnasında seyh edibali osman beye bazı nasihatlerde bulunur bu metinde,tabi benim aşağıda verdiğim metin tam olarak orjinal değil.ama bu halile bile bu nasihatlerden herkes bazı dersler yada fikirler çıkartabilir,beğenmeniz dileklerimle.


OĞUL;
İnsanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler.

Avun Oğlum Avun.
Güçlüsün, Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamsın.

Ama;
Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilmezsen Sabah Rüzgarında
Savrulur Gidersin. Öfken Ve Nefsin Bir Olup Aklını Yener.
Daima Sabırlı, Sebatlı Ve İradene Sahip Olasın. Dünya Senin Gözlerinin
Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler,
Görülmeyenler Ancak Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

Ananı, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir.

Bu Dünyada İnancını Kaybedersen Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin.

Açık Sözlü Ol. Her Sözü Üstüne Alma. Gördün Söyleme, Bildin Bilme.

Sevdiğin Yere Sık Sık Gidip Gelme, Kalkar Muhabbetin İtibar Olmaz.

Üç Kişiye Acı;
Cahiller Arasındaki Alime,
Zenginken Fakir Düşene,
Hatırlı İken İtibarını Kaybedene,
Unutma Ki! Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir.

Haklı Olduğunda Mücadeleden Korkma.

Bilesin Ki Atın İyisine Doru Yiğidin İyisine Deli Derler…
ŞEYH EDİBALİ