içimden gelen nagmeler…

sen yoksun,

belki de bir daha olmayacaksın,yanımda yada yakınımda…

gecelerimde gündüzlerim gibi sensiz gececek,

yani geceler sabahlara gündüzler gecelere sensiz erecek…

sensizliğin kıyısında,

yalnızlık akorları basıp özlem dolu ritimler atıyorum,

yüreğimin en gitarımsı köşelerinde…

ne olur artık dön!!!  :(                

erdal erdogdu

Halkla ilişkilerde lisans önlisans farkı,halkla ilişkilerde reklamcılık mı yoksa tanıtım mı?

Bugun halkla ilişkiler iletişim platformu sitesinde dolaşırken Genç PR’ciler bölümünde yukarki başlığa yakın bir başlıkta ve Erdemir Anadolu lLisesi Sosyal Bilimler Bölümü öğrencisi ve geleceğin halkla ilişkiler yöneticisi Kaan Öztamur imzasıyla bir yazıyla karşılaştım ve okudum… (Kaan halkla ilişkiler eğitimi almayı istiyorsan bu tabiri iyi aklında tut, halkla ilişkiler yöneticisi değil,halkla ilişkiler uzmanı olacak orası :) )

Bende 2yıl önlisans okudum ve nasip olursa bu seneden sonra lisans eğitimime Halkla ilişkiler ve Reklamcılık eğitimi alaral devam edeceğim. Yazıyı okudugumda bir lise ögrencisinin bölümlerimiz hakkında yaptığı güzel yorumla karşılastım. Gercekten dedikleri doğruydu… Bu yüzden Kaan’a burdan tesekkür ederim, umarım dilekleri tek tek gerçekleşir…

şimdi yazıyı sizlerle paylaşıyorum; Kaan Öztamur demiş ki;

Halkla ilişkilerde lisans ve önlisans ayrımı… Reklamcılık ve Tanıtım bölümlerinin farkı…

Programın Amacı
—————————
Halkla ilişkiler programının amacı, gerek kamu, gerekse özel sektör kuruluşlarının halkla ilişkiler, reklam ve tanıtım birimlerinde çalışacak nitelikli elemanları yetiştirmektir.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Halkla ilişkiler programının ilk iki yılında sosyoloji, psikoloji, siyaset bilimleri, ekonomi, hukuk ve istatistik gibi temel dersler okutulmaktadır. Daha sonraki yıllarda reklamcılık, fotoğrafçılık, iletişim gibi konularda eğitim yapılmaktadır.

Gereken Nitelikler
——————————-
Halkla ilişkiler programına girmek isteyen bir kimsenin sosyal bilimlere ilgili ve bu alanda başarılı, normalin üzerinde bir sözel yeteneğe ve ikna gücüne sahip, girişken, insanlarla etkileşimde bulunmaktan hoşlanan, çevredeki kaynakları seferber edebilen, yaratıcı bir kişi olması gerekir.
Mezunların kazandıkları Unvan ve Yaptıkları İşler
Halkla ilişkiler programını bitirenler çeşitli kurumlarda “”Halkla İlişkiler Elemanı”" olarak görev alırlar. Halkla ilişkiler elemanları çalıştıkları kurumun tanıtımı için broşürler, ilanlar hazırlar, sergi, toplantı, fuar vb. etkinlikleri düzenler ve kurumun çevrede iyi bir görünüm kazanmasına çalışır; kurumla ilgili yayınları derler ve ilgililere iletir.

Çalışma Alanları
———————————
Halkla ilişkiler alanında yetişenler resmi ve özel kuruluşların tanıtım birimlerinde, reklam ve kamuoyu araştırmaları ile ilgili kuruluşlarda görev alabilirler. Halkla ilişkiler programını bitirenler, öğretmenlik meslek bilgisi eğitimi de almış olmak koşulu ile, meslek liselerinin, gazetecilik ve iletişim alanındaki derslerine öğretmen olarak atanabilmektedirler.

arkadaşlar bu yazı önlisans programında yazıyor.ama işin gerçeği şu ki önlisans programımı mezunlarının iş alanları çook kısıtlı olamkla birlikte üniversitede okutman olarak kalma şansşarının da olmaması önlerini dahada kesiyor.bu arada iletişim meslek liselerinde öğretmenlik için önlisans değil lisans mezunu olmanız şart.pedagojik formasyon derslerini aldıktan sonra öğretmen olarak atanabilirsiniz.kamudada çok fazla tercih edilmiyorlar.

(buradaki tespit cok doğru benimde önlisans okumamdan dolayı işsizlik problemi çeken birçok arkadaşım mevcut ama bunun yanında önlisans okurken kendini geliştiren arkadaşlarım okul bittikten en geç 1hafta sonra iş buldular ki bunların sayısıda hiç az değil)

——————————————————————- 

gelelim lisans programı mezunlarının iş olanaklarına…
Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezunları, çok geniş bir iş yelpazesinde çalışma olanağı bulabilirler. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunlarının, halkla ilişkiler ve/veya reklâm ajanslarında, kamu kurum ve kuruluşlarının tanıtım enformasyon veya halkla ilişkiler birimlerinde, özel sektörde yer alan işletmelerin halkla ilişkiler, tanıtım,  pazarlama veya reklamcılık ile ilgili bölümlerinde, medya kuruluşlarının tanıtım birimlerinde, turizm, bankacılık ve bunlara eklenebilecek birçok alanlarda da iş olanaklarına sahiptirler.bunun yanısıra kamu kuruluşlarında 9/1 KADROYLA DEVLET MEMURU statüsünde çalışabilirler.pedagojik formasyon derslerini alan adaylar iletişim meslek liselerinde öğretmenlik yapabilirler.

(tabi memuriyet konusunda bir sorun yok ama halkla ilişkiler açısından kamu kelimesi geçmişken benim,önlisans eğitimimde okul bitirme ödevim kamu kuruluşlarında halkla ilişkilerdi bu konuda 145 sayfalık bir araştırma ödevi hazırladım ve malesef Türkiye de kamu’da 1960 larda başlayan halkla ilişkiler faaliyetlerinin halen özde değilde sözde yapıldığı gibi bir durumla karşı karşıya kaldım,ancak bu konuda 2002 den günümüze gerçekten büyük gelişme olduğunu söylemeden edemem)
–halkla ilişkiler ve reklamcılık ile halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünün arsındaki en büyük fark iş bulma konusunda ortaya çıkıyor. Benim de tanıdığım birçok özel kuruluş reklamcılık ve halkla ilişkiler mezunlarını tercih ediyor. bu alanda iş verimi daha yüksek gibi (bende bu yüzden lisans eğitimimde halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünü tercih ettim :) )

işte Kaan arkadasımızın yazdığı yazı bu şekilde bende aralarda paragraflar içine alarak çok fazla olmasada (yazıyı bozmamak için) kendi yorumlarımı kattım. Kaan’ın tespitleri biraz bana halkla ilişkiler kitaplarından tanıdık gelse de,o eğer şimdiden bu konuda böyle çalışmalar yapıyorsa gercekten ilerde iyi bir halkla ilişkiler uzmanı olacaktır…

kaynak…

şunlara bir bakalım mı?

bilmiyorum ne kadar takip ediyorsunuz yada ne kadar takip edebiliyorum?

1-dünya borsalarında yaklaşık olarak hafta başında başlayan çalkantı aynı bir deprem gibi tüm dünyayı salladı,deprem benzetmesi bu konularda çok kullanılıyor ama bence cuk oturmus bir tabir.nasıl fay hattı yıllarca dolup bir anda patlıyorsa işte ekonomideki bu dalgalanmalarında bir geçmişi var…(‘Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch, ABD’nin bir numaralı mortgage kredi sağlayıcısı şirketin hisseleriyle ilgili tavsiyesini ‘Al’dan ‘Sat’a düşürünce ABD borsasında başlayan satış dalgası tüm dünyaya yayıldı. ABD borsalarındaki sert düşüşler, Avrupa ve Asya ile birlikte Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Borsa yüzde 6,79 kayıpla 44 bin 473 puan, dolar ise 1,4 YTL’den kapandı. Borsa öğleden sonra seans içinde yüzde 9′un üzerinde düşüş göstererek 43 bin 291 puana kadar gerilerken, dolar 1,4115 YTL ile mart ayından bu yana en yüksek düzeyini gördü’alıntı )….ve ne yazıkkı dünyada en çok etkilenen borsada imkb :( zaten yıldız kaysa bizim borsamız onun rüzgarından etkileniyor.suanda borsada düsüsler durmus gibi görünsede yeni düsüs dalgaları bekleniyor…

2-dünya felakete adım adım yaklasıyor,küresel ısınma denen şeyi içinizde dikkate alan varmı? ama size bişey demeliyim,bence baya baya kale almalısınız.çünkü bu yadsınamaz bir gerçek,dünya gerçekten çok büyük krizlerle karsı karsı kalacak,yav bir baksak görcez aslında aynı yarım kürelerdeki ülkerlerin kimi kuraklıkla kimi ise sellerle karsı karsıya. ve ülkemizdede basta baskent olmak üzere bircok yer sıkıntıda bunun önlemleri almalıyız en azından kendimize düseni yapmalıyız… artık damlaya damlaya göl olmuyor, damlaya damlaya çöl oluyor :(

3-22 temmuzda secimler yapıldı,artık hayırlımı oldu hayırsız mı oldu bilmiyorum ama olan oldu…şimdi sıra cumhurbaskanını secmekte,ülkemizde 5.dönem millet vekilligi yapan,üniversitelerimizde ögretim görevliligi yapmıs,birkaç farklı bakanlıkta bakanlık görevi yapmıs,basbakanlık yapmıs bir isim olan abdullah gül adaylıgını acıkladı,zaten bu isimde belliydi önceden. ama biz yine affedersiniz ama sidik yarısına girdik,çok gecmişe değil 20 yıllık sürece baktığımızda anap iktidardı özal cumhurbaskanı oldu,dogruyol iktidardı demirel c.baskanı oldu şimdi ak parti iktidar ve onun istedigi aday cumhurbaskanı olacaktır ama olamazmıs…illede uzlasmak lazımmıs…kendi içinde uzlasmaya varamayan 2ye 3e bölünmüs olan bir parti bunu istiyomus….

4-dün öss yerlestirme sonucları acıklandı ve ne yazıkki 2500 okul birincimiz acıkta kalmıs,yine binlerce kişi acıkta kalmıs,en basta öss de binlerce kişi sıfır çekmiş aslında varya bizim eğitim sistemimiz çökmüş kimsenin umrunda değil.Atatürk ün bu ülkeyi emanet ettiği türk gençligi yitip gidiyor,harcanıyor ama hiç kimsenin bunlarla ilgilenme isteği yok.biz birbirimizi yiyelim bize yeter… :(

5-istanbulda deprem senaryoları yine revacta ki artık buda yadsınamaz bir gercek..tübitak baskanlarından prof.dr naci görür dün cok büyük açıklamalarda bulundu,en fazla 2029 yılına kadar marmara dayanır ve sonra patlar dedi…marmaranın dibi fokur fokur kaynıyor dedi…bu nedemek tahmin ediyosunuz dimi…marmarada bir deprem türkiyenin 7.9 sidetinde kalp krizi gecirip yatalak olması demek..çünkü bu deprem istanbulu yani türkiyenin kalbini direk şokla vuracak…

ne küresel ısınmaya ne deprem gibi doğal afetlere yalnızca takdiri ilahi olarak bakmak ahmaklık…hatta dünya tarihine bakarsanız çeşitli doğal olaylar sonucu yok olmus kavimler,medeniyetler görürsünüz mesela hititler kuraklık sonucu yok olmus. muhakkak Yüce yaradan bizi bunlarla imtehan ediyor olabilir ama biz eski medeniyetler gibi olamayız,bize bunlarla baş edebilecek önlemler alabilecek zekayıda vermiş ve biz eldeki imkanlarla muhtesem teknolojiler üretmişiz…siz zekanızı varın kullanın  bunlardan kurtulun demiş…tabi anlayanlara!

neyse böyle bikaç maddede birkaç seye değinmek istedim,bir sürci lisan ettiysek affola…

sizlerinde fikirlerinizi almak isterim…???

dün gece ‘harbiye’de -DUMAN-landık!

duman

arkadaşlar,canlarım :) dün tatilden döndüm ama sıcagı sıcagına eve ayak basmadan dogan balcanla birlikte harbiye açık havaya son dönem türk rock müziğinin en büyük gruplarından biri olan DUMAN konserine gittik…ben aslında duman’ı eskiden sevmezdim ama üniversite sıralarında tanıdığım doğan ve benzeri arkadaşlar :) sağyesinde dumana karşı bir sempatizanlık duygum oluştu.yavaş yavaş şarkılarını dinledikçe,çaldıkça dumanla kaynaştık.ve birçok şarkısı gercekten çok güzel ve cok gizli anlamlar ifade ediyor…aslında dün konserede gitmezdim ama doğanım saolsun abi ille gidelim,abi illede gidelim diye diye basımın etini yedi o yol yorğunluguyla beni konsere götürdü.gece 1e kadar hoplattı zıplattı :) ama herşeyiyle 10 numara bir konserdi..ilk bölüm akustik sahnelendi ve ilk bölümde mısırlı ahmet diye tanınan ahmet yıldırım adlı bir darbuka vitüözü sahne aldı dumanla birlikte ve dumanın parçalarını darbuka ritimleriyle dinledik…

2.bölümde ise en büyük süpriz gerceklesti ve türk rock ının efsanesi olan ERKİN KORAY dumanla birlikte sahne alarak 2tane parcayı yaklasık 10 dakkalık ara gitar sololarıyla caldılar.ama ERKİN KORAY—DUMAN-FESUSUPANALLAH DÜETİ kesinlikle dinlenilmeliydi…gercekten süperdi…bunun yanında duman kendi efsanesi haline gelen birçok parçayı caldı…ah,özdemir erdogandan gurbet,sezen aksu herseyi yak,en güzel günüm gecem,yürekten…vb…onlarca parça…konser süperdi…acıkcası birazdı belki benim ilk duman konserim olması yüzünden benimde sansım vardı..çünkü sahneden indikten sonra bidaha tezauratlarından 2dakka sonra sahneye cıktılar,erkin babayla düet performans yaptılar,ortam cok güzeldi…bu konuda bana arkadaşlık eden doğan balcana tesekkür etmeden edemicem…cok güzel bir geceydi…doğan nice konserlere inşallah… :)

Bu kızda ne var, şeytan tüyü filan mı? –} Avril Lavigne

Avril Lavigne 1984 Canada dogumlu yani bizim yaslarda biri. Lise çağlarında çesitli müzik demoları hazırlayıp çesitli firmalara gönderiyor. Tabi böyle bir yetenegi kesfetmek zor değil 2002 yılında 18 yasındayken ilk albüm ‘let go’ piyasalara çıkıyor. İlk albümüyle 5milyon üzeri bir satıs rakamını tutturdu. Kimine göre piyasa sarkıcısıydı kimisi ise onu bir müzik dehası bir yetenek olarak görüyordu çünkü tüm sarkılarının söz ve müzikleri 18lik bu kıza aitti. Dünya artık bu kızı konusuyordu, ikinci albüm gecikmedi ama ikinci albümde o cıtı pıtı kız gitmiş yerine seksipalitesi öne çıkartılmıs bir kadın imajı ile yeni avril cıkmıstır. Müzik alt yapısı punk-rock-tecno-hip hop karısımları içermekte ve son dönem genclerinde baya bi revacta olan bu türlerin üçü de tek bi adreste basarılı bir sekilde toplanmaktadır. Gösterdigi basarı ve avrile dünya capında gösterilen büyük ilgi ona dünyada onlarca büyük ödül kazandırmıstır.

avril lavigne face of face

Bunun yanında asırı güzel olusuda ona olan mevcut ilgiyi arttırmaya yaramıstır. Ama müzigi her zaman bence bu güzelligin önünde durmalıdır. Bu yetenek güzellikle perdelenmemelidir. Son zamanlarda bende avril lavigne yi cok fazla dinlemeye basladım Bilhassa son albümde Lil mama ile yaptıgı Girl Friend düetini bence dinlemelisiniz…

avril feat guitar

Evet arkadaslar bence bu kız süper bir yetenek ama bundan daha iyileri yok mu muhakkak var. Bu kızda acaba ne var? Başlıkta da sordugum gibi acaba seytan tüyümü var yoksa çok iyi bir prodüksiyona mı sahip yoksa asırı güzel oldugu için erkeklerin ilgisini mi cekiyor, liseli kız imajıyla genç kızları kendine mi baglıyor, Yoksa yeni nesil özenti kesimler şimdi buna özenip büyütüyor ilerde modası gecermi? Sorular sorular sorular.

Avril hakkında fikri olan varmı aramızda????

halamın sofrası

arkadaslar bikaç gündür tatildeyim,bikaç tane il dolaştım ama son durağım daha öncede defalarca geldiğim adapazarı ili akyazı ilçesi kuzuluk beldesindeki kaplıca bölgesi oldu…bu akşam,aksam yemeğini daha öncede yemek yediğim HALAMIN SOFRASI adı altındaki ev yemekleri yapan yerde yedim.birkaç tane hanım teyzemizin,ablamızın birlikte çalıstırdıkları yerde mantı,gözleme,çig börek,gözleme ve benzeri ev yemeklerini yeme fırsatı var.ve hepside gercekten cok lezzetli…buraya yolunuz düserse bu mekana muhakkak ugramanızı tavsiye ederim… ama benim asıl diceklerim bunlar değil…

bu mekanın duvarında yazan;

SİZE HEM GÖNLÜMÜZÜ, HEM SOFRAMIZI AÇTIK.

TATSIZSA YEMEĞİMİZ, İYİSİNİ YAPARIZ.

BEĞENMEZSENİZ SOFRAMIZI YENİSİNİ KURARIZ.

BİR GÜN BİTERSE AŞIMIZ.

EKMEĞİMİZ SEVGİ OLUR, DOSTLUK OLUR YEMEĞİMİZ

yazı çok hoşuma gitti.altındada eskıgunname yazıyordu…bu yazıyı sizlerle paylasıp sizlerin bu yazı hakkındaki yorumlarınızı almak istedim…bu yazıyı internette arastırdım anca 3tane sitede bulabildim.demekki o kadar meshur bir yazı değil…ama bu basit sayılabilcek olan mekandaki büyük gönüllü insanların müsterilerine bu gözle bakması çok hosuma gitti…evet bakalım artık söz sizde???

DGS SONUÇLARI–DİKEY GEÇİŞ SINAVI AÇIKLANDI

Arkadaslar benim ve benim gibi bircok meslek yüksek okullunun sonuclarını bekledigi dgs sınavı yani 2yıllıklardan 4yıllıga geçis sınavı acıklandı…

sonuclara buaraya tıklayarak http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF1A9547B61DAFFE2A57CE3F631F8C3C03 adresinden ulasabilirsiniz…

he sen bu sınavda naptın derseniz ben izmir ekonomi üniversitesi halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünü kazanmısım..hakımızda hayırlısı burasıymıs demek…ama gidermiyim gitmezmiyim onu suan bilmiyorum…hayırlısı olsun hepimiz için inşallah..

nedir bu KAVAK YELLERİ???

Evet arkadaslar yaklasık 1haftadır ortalıklarda yoktum.bu aksam nete girme fırsatım oldu bir konuya değineyim dedim…bu aralar bir dizi var kavak yelleri diye,bir grup liseli gencin kendi içlerinde yasadıkları yasantıları,duyguları anlatıyor..ve kendi adıma bu işide basarılı bir sekilde yaptıklarını düsünüyorum çünkü dizi suan encok izlenen dizi durumunda,müzikleri hit olmus,her yerde calınıyor.bu dizinin bu kadar izlenmesinde birçok kişinin aynı duyguları yasamıs olmasımı yoksa akın eldes gibi bir müzisyenin kurdugu pinhani grubunun müziklerininmi etkisi var???benim bile o diziyi izlerken içim kıpır kıpır oluyor,lisenin son dönemleri aklıma geliyor… :) haydin bakalım söz sizde acaba ne demek bu kavak yelleri?sizce ne anlam ifade ediyor,bir geciş dönemimi,belirli bir yaş aralıgı varmı???diziye bağlı kalmayalım benim asıl amacım KAVAK YELLERİ kelimesi üzerinde çeşitli kanılara varmaya çalşmak :)