oldum olası meraklıydım müziğe,ailemde bir müzisyen yada müzikle ilgilenen kimse yoktu ama babamın arada sırada mırıldandığı türk musiki parçalarının tadına varmışlığım mevcuttu küçüklüğümde.benden büyük 2 tane kuzenim var amcamın çocukları aramızdaki yaş farkı baya fazla,ben ilkokula giderken onlar liseye gidiyolardı.
gecenin geçmek bilmeyen saatlerinde ,
yine tamamen daralmışlıklardayım,
etrafım dört duvar,
dört duvarda binlerce sen var!
sana bakıyorum,bakmıyorsun.
sana bağırıyorum,duymuyorsun.
mahalle arasında top oynayan masum bir çocuk,yüreğim
her defasında çembe takıp düşürüyor
yada her defasında çekinmeden kırabiliyorsun
ve her seferinde beni suçluyorsun.
tamam öyle olsun!
işte sana anlamsız iki cümle daha;
erdal’ın önemi yok!!!
mühim olan insanlık…
yeter ki için rahat olsun.
er.erdogdu
size öyle bir isim söylesinler ki yaptığı işin yalnızca Türkiye’de değil dünya çapında en büyük isimlerinden biri olsun.İşte benimde size müzik camiasından vereceğim bir isim var bu konuda.Erkan oğur…
…
erkan oğur ismail hakkı demirci–zeynebim
(benim en sevdiğim türkülerin başında geliyor muhakkak dinleyin)
Erkek olsun kadın olsun kişi hayatta bir çok şeyi elde edebilir.
Hiç yoktan çok zengin olabilir.
Akıllı olduğundan doktor, profesör, amir …
Nufüzlu olduğundan milletvekili, bakan, başbakan hatta cumhurbaşkanı …
Tabi sanatçı, futbolcu, film yıldızı da olabilir.
Her kişinin olamayacağı şey nedir derseniz.
Adamlık derim.
Su ne kadar önemlidir ki aktığı sürece…ışık ne kadar önemlidir ki yandığı sürece…insan ne kadar önemlidir ki yanındayken… … …
En çok kaybettiği değerler için ağlarmış insan…kıymet bilmek, yanındayken yokluğunu hissetmek, avuçlarının sıcaklığında terlerken ellerin, bir kutup ayazında üşüdüğünü düşünmek veya beraberken oturup bir ayrılıp mektubu yazmak…hangi ilişkide hangisini düşündük ve ne kadar kıymet bildik sahip […]
Bir ask için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir ise yaramayacaktır.
Hayat soğuk, yağmurlu ve vurdumduymaz bir İstanbul gecesiydi… Ve gece
yağan yağmur hep ürkütürdü beni. Yağmur değil yalnızlığımdı pencereleri
damla damla yalayan, yıllarımı dolduran sensizlikti… Hep bir yanı
yarımlık, hep senden uzaktalık, hayattaki tek ‘kimse’mden yoksunluk, yani
kimsesizlikti. Bir kavuşma mucizesine inanma yolunda harcanmış bir hayatın
ansızın sonuna gelme, ve o mucizeyi yaşayamadan bir başına ölme korkusuydu
yağmur…Yine yağmur yağıyor, yine […]