Ben halkla ilişkiler ve reklamcılık öğrencisi olmama rağmen gerek kendim gerekse yakın blog arkadaşlarım olarak bloglarımızda ve sistemlerimizde google reklamlarına karşıydık. Ama geçen hafta İstanbul’a yaptığım ziyarette kardeşim Sinan Ata ile birlikte deneme amaçlı bazı kararlar aldık bu konuda. Ve erdalerdogdu.com,sinanata.com ve yazamak.com adreslerimizde google reklamlarına yer vermeye başladık bu akşam itibariyle. Benim bu konuda hiçbir bilgim yok açıkçası ama umuyorum ki reklamcı olarak yaptığım bu deneyden iyi bir sonuç alacağım . Kısıtlı alanda yer verdiğimiz reklam benim blogumda üst banner da yer alıyor. Bakalım sonucu ne olacak.

istanbuldijital

Efendim. Şimdik size birşey danışacağım şirketsel ticari aksiyonlarımızdan biri ile ilgili.

Bir internet servisi olsa. siz o siteye kaydolup kendi web sitenizi oluşturup yayınlayabilseniz. Çeşitli modüller seçip 2-3 basit adımda sitenizi hazırlasanız. menü yönetimi, sabit içerik yönetimi(hakkımızda falan gibi), e-ticaret modülü, haber yönetim modülü gibi seçenekler olsa içinde.

İnsan hayalgücünün sınırı olmadığından bu modüllerin de sınırı yok elbet.

Projenin tutar-tutmaz kısmını tartışmayalım bununla alakalı kaygılarımız yok. Zira sadece kendimiz ve yakın çevremiz için kullansak dahi bizi kara geçireceği hesabını yapmış bulunuyoruz.

Hosting ve alan adı işleriyle hiç uğraştırmasa sistem insanları. Süresi bitti bitmedi takip etmek derdinde olmasa millet.

Mevzu iş planı kısmı değil bunu zaten hazırladık. benim size danışmak istediğim husus böyle bir servisin adı ne olabilirdi? İsim fikirlerine ihtiyacım var çok acil.

İster fikirlerinizi bize destek vermek için burdan yorumlarla sunabilir isterseniz yazamak ve istanbul dijital de fikirlerinizi tartışabilirsiniz.

yazamak’a fikir sunmak için…

fikrinizi istanbuldijital’e ulaştırmak için.

Ben eskisi gibi her gün nete giremiyorum artık,işte fırsat bulduğum zamanlar bloguma gelip birşeyler ekliyorum.Artık hangisi ne kadar hoşunuza giderse. Malumunuz yaklaşık 1aydır ama yoğunluk olarak son 1 haftadır tüm gündemimiz 1 mayıs işçi bayramı üzerine kurulmus durumdaydı.Acaba hükümet taksimde kutlamaya izin verecek mi,sendikalar ne yapacak,gündeme işçi bayramı bayram olarak mı yoksa karışık olayların yaşandığı bir gün mü olacak,beşiktaşta, eminönünde , kadıköyde bulusanlar acaba taksim dolmusunama yoksa dış güçlerin doldurusuna mı binecek diye tartısıp durduk. Artık 1 mayıs geçti,umuyorum ki en sessiz sakin ve olaysız hali bu olur. İstanbul emliyeti onu yapmıs bunu yapmış diye duyduk gördük ama sartlar belki de bu müdahaleyi gerektirmiştir. Ben her gün yurttan okula giderken radyoda haberleri dinliyorum ve sürekli aynı saat yayınlarını takip ettiğim için genelde ben dinlerken spikerler gazete köşelerinden seçtiklerini okuyolar. Dün sabahta öyle oldu. Spiker star gazetesinden ARDAN ZENTÜRK ün YAPMAYIN YALVARIYORUM adlı yazısını okudu yazı benim hoşuma gitti ve yazı şu şekildeydi;

Yapmayın…Yalvarıyorum… 
 
Jale Yeşilnil’i yakından tanımazdım. O yıllarda, Fenerbahçe Lisesi öğrencisiydi ve Kalamış-Fenerbahçe gençliği olarak ne zaman buluşsak, mutlaka o da aramızda olurdu…

Ama, çok hoş bir genç kız olduğunu dün gibi hatırlıyorum…

Bugün yaşasaydı, 48 yaşında olacaktı ve büyük olasılıkla, hengamelerle geçmiş bir yaşamın içinden süzülmüş boyunca evlatlarına bakıp keyif alacaktı…

Ama olmadı…

Öldüğünde sadece 17 yaşındaydı ve kendisini yaşamdan koparıp götüren kanlı anaforun gerçekten ne olduğunu bile anlayamamıştı…

O’nu, pek çok arkadaşımızla birlikte 1 Mayıs 1977’ nin Taksim Meydanı’nda yaratılan iğrenç bir kan gölünde bıraktık…

‘Geliyorum’ diyen ‘kanlı provokasyonun tezgahçıları’, hoyrat elleriyle koparıp aldılar onu…

Aslında, o gün, 1 Mayıs mitingini düzenleyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) yetkilileri ile bağlantılı gençlik örgütleri İlerici Gençlik Derneği (İGD) üyeleri ‘bizleri de’ Meydan’a almak istememişlerdi.

‘Bizleri de’ diyorum, çünkü asıl almak istemedikleri Saraçhane’de toplanıp Tarlabaşı üzerinden Taksim’e doğru yürüyen Aydınlık Grubu yandaşlarıydı… Devamı »

Sayfa’nın sağ üst köşeşinde ŞİRKETİM İSTANBUL DİJİTAL logosunu görmektesiniz.Bel ki içiniz de nedir bu istanbul dijital diyerekten oraya tıklayıp şirketin orjinal sitesine gitmek isteyenler olmuştur ama siteye girdiklerinde terzinin kendi söküğünü diktiği konusunda bir sayfayla karşılaşmışşınızdır.

Ve geçtiğimiz günlerde takımımıza yeni katılan arkadaşımızın işleri hızlandırması sonucunda site tam olmasa da hizmete girdi yani perde altından bize yüzünü gösterdi. Umuyorum ki ileriki zamanlarda site tamamıyle sizlerin hizmetinde olacak.

Terzinin söküğünü dikmesinin bu kadar uzun sürdüğü için istanbul dijital ailesi olarak sizlerden özür dileriz.

Sitemizde ilk aşamada id‘nin yaptığı son siteler yani referanslar bölümü ve hakkımızda gibi birkaç bölüm hizmetinizde.

İD ailesi olarak sitemizi ziyaret etmenizi,olması gerekenleri ve bekletilerinizi bizlere bildirmenizi rica ediyoruz.

saygı ve selamlarımızla

istanbuldijital.com

kuşlar ve insanlar

ahmet enes

Blogumu yakından takip edenler Ahmet Enes ismiyle çokca karsılasırlar. Ahmet abim ben gitara ilk başladığımda benim kahrımı çekmiş sevdiğim biri ama ondan daha öncesinde aynı mahallenin çoçukları olarak birbirimizden pek hoslandığımız söylenemez. İşte kader kısmet bize yine birbirimizi sevdirdi. Malumunuz Ahmet Enes radyo7 ve istanbul’un sesinde radyo programları yapan,gitarıyla,sarkılarıyla ve o güzel sesiyle insanları çosturan ve her geçen gün hayran portföyü artan bir artist adayı :) Bugün mesene de konusurken onlarca bestesi arasında en son yaptığı parçayı benim fikrimi almak için bana yolladı,ben kendi adıma beğendim ama bir halkla ilişkilerci olarak,önemli olan halkın fikri diyerekten sizlerle paylaşmak istedim.Fikirleriniz,değerlendirmeleriniz bizim için altın değerinde.O yüzden yorumlarınızı bekliyoruz efenim,saygı ve selamlarımızla.

Söz, müzik Ahmet Enes ve karşınızda ihanet …

Ahmet Enes ihanet mp3 indirmek için buyrun efenim

Ahmet Enes’in diğer eserlerine youtube ve facebook gerekse de bu blog üzerinden aratarak ulaşabilirsiniz.

Evet arkadaşlar başlığımıza baktığımızda dilimiz de çok kullanılan ister deyim diyelim ister atasözü diyelim bir söz var.

Benim dualarım vardır,benim çekinmeden Rabbime savurduğum,bıkmadan usanmadan O ndan istediğim şeylerin içinde bulunduğu dualar.

Bunlardan biri de; ‘Rabbim veren el alan elden üstündür,beni veren elli kullarından eyle’ dir. Niye mi böyle bir dua? Çünkü insanlarla birşeyleri paylaşmayı,onlara birşeyler ikram etmeyi,eğer gerekiyorsa onların ihtiyaçlarını karşılamayı,eksikleri takviye etmeyi çok seviyorum. Böyle bir hayat kurmaya ve bu şekilde de devam etmeye gücüm yettiğince devam etmeye çalışacağım Rabbim izin verdiği sürece.

Ben sizlere de böyle dualar etmeyi tavsiye ederim,gücümüz yettiğince paylaşabilmeliyiz elimizdekileri israf etmeden tabiki de cimrilik bize yakışmadığı gibi bonkörlükte (israf) bize yakışmaz. Olaya bu açıdan yaklaşmak lazım.

Yaradanın hepimizi veren elli,eli ve gönlü açık kullarından etmesi dileklerimle. 

« Önceki Yazılar  

Erdal'ın Müzik Kutusu