Dijital PR Faaliyetleri Olarak Yapılması Gerekenler

dijitalprDijital PR, Dijital Pazarlama, Dijital Reklam gibi kavramların ve daha fazlasının içinde bulunduğu bir “dijital iletişim” dünyası içerisindeyiz. Bu kavramların ayrımları ya da aralarındaki ilişki, tamamen sizin neyi, nasıl açıkladığınızla ya da bu kavramların birbiriyle bağlarının ayrılamamasından oluşan bir muğlaklıktan kaynaklanıyor gibi geliyor bana. Geleneksel iletişim yöntemlerinde bile PR, reklam ve pazarlama faliyetleri arasındaki ilişki (görev dağılımı/iş bölümü) arasında hala belirsizlikler varken, aralarındaki ayrımlar net bir şekilde belli değilken dijital iletişimdeki iş kollarının kesin sınırlarının 5-10 yıllık bir süreçte belirlendiğini söylemek şimdilik kolay değil diye düşünüyorum.

Lafı fazla uzatmadan başlığımızdaki konumuza geri dönelim, aşağıda yazacağım bazı maddeler dijital pazarlama ya da dijital reklam faaliyetlerinin içine de alınabileceği gibi ben PR merkezli bir anlatım yapacağım.

1- Kurum/marka linklerinin aktif ve güncel olmaması Continue reading →

Eğer siz erkekseniz biz değiliz!

Bkadinaban da aslında bir ananın evladıydı oğul, büyümüş güya adam olmuştu evlenmişti hatta eşi hamileydi. Her yerde böbürleniyordu erkek adamın erkek evladı olur diye. Ama annen sana hamileyken ona şiddet uyguladı, dövdü, öldüresiye dövdü, hem seni hem de anneni! Aslında doğumuna da az kalmıştı ama doğamadın be oğul. Bir erkek müşvettesinin kurbanı olarak doğmadan veda ettin hayata. Arkanda gözü yaşlı bir ana bırakarak. Sen bilmezsin ama evlat acısı zordur hem de çok zordur.

Sana bunu yapan erkektiyse, biz değiliz be oğul!

Annen, baban, sen ve küçük kız kardeşin çok güzel bir aileydiniz. Her mevsim bahar her anınız mutluluk doluydu. Ama bir gün okul çıkısı bir erkek müsvettesi daha 10 yaşındaki kız kardeşini kaçırmıştı. Aradınız, aradınız, aradınız ama nafile! Bir gün polisler çaldı kapınızı annen tüm heyecanıyla açtı kapıyı ama gelen kardeşin değil onun ölüm haberiydi! O dünyalar güzeli kız kardeşin pedofili kurbanı olmuş, taciz edilmiş, dövülmüş ve öldürülmüştü. Ardında gözü yaşlı bir baba, ana ve seni bırakarak! Kardeş acısı ne zormuş değil mi?

Kız kardeşine bunu yapan erkektiyse, biz değiliz be oğul! Continue reading →

Sevgililer Gününe Özel Hediye!

Sosyal hayatımızın içinde bazı günlere diğerlerinden daha fazla önem yüklenilmiş ve insanlar o günlerde farklı davranışlar göstermeye başlamışlardır. Annemiz bizim için hergün önemlidir ama ona bir şeyler hediye etmek için anneler gününü bekleriz ya da bir insanın sevgilisi için özel bir şeyler yapması noktasında özel bir günü beklemesine ne gerek var anlam veremem aslında. Ama birçok yazımda diyorum ya, biz iletişimciler iyi büyücüleriz ve bu günlerin özelleşmesinde insanların kitleler halinde benzer davranışları göstermesinde ve böylesine bir satın alma çılgınlığı yaşanmasında bizlerin de parmak izleri var.  Continue reading →

İletişemeyen İletişimciler

iletisimİletişimciler olarak içinde çalıştığımız sektörler biraz değişik ve sıkıntılı aslında. Geçtiğimiz günlerde halkın gözünden halkla ilişkiler mesleği diye üniversiteli öğrenci arkadaşlarımın yaptığı bir çalışmayı paylaşmıştım, o yazı içinde halkın halkla ilişkiler mesleğine bakışını görebilirsiniz. Ama bu sıkıntı sadece halkla ilişkiler için değil reklamcılar ya da pazarlamacılar için de geçerli bir durumdur. Düşünsenize, birçoğumuzun oturduğu apartmanların girişinde pazarlamacı giremez yazıyor. :) Genel hatlarıyla bence en büyük sorunumuz insanlara yaptığımız işleri anlatamamamız, ikinci sorun olarak kurumsal tarafla (yani müşteri tarafıyla) ajans çalışanları arasındaki çekişmeler. İletişim Ajansı Çalışanları vs Kurumsal Taraf başlıklı yazımda da bu sorunumuza değinmeye çalışmıştım. Belirli bir süredir iletişim sektörlerine hizmet etmeye çalışıyorum, öğrencilik yıllarımdan başlayan ve sektöre girdiğim ilk günden beri aklımı kurcalayan diğer sorunlardan biri de kendi içinde iletişim kuramayan kişilerin iletişim yapmaya çalışmalarıydı. Öğrenciydik kendi sınıfımızdaki arkadaşlarımızla çeşitli sorunlar yaşardık, ama kimse sorunu birbirinin yüzüne söylemezdi, kendi içimizde küserdik, ortak projelerde güya birlikte çalışırdık ve birbirimizin yüzüne gülerdik.

 Sonra çalışmaya başladım sektör içinde de aynı sorunun daha farklı ve büyük halleriyle devam ettiğini gördüm.

Düşünsenize, kendi işi markaların, ürün, fikir ya da hizmetlerini ekipler, ajanslar olarak çeşitli iletişim yöntemleriyle hedef kitlelerine ulaştırmak olan koskoca bir sektörün kendi içinde iletişim kuramadığını!

- Ajans çalışanları kendi arasında iletişim kuramaz hatta mesai arkadaşına günaydın bile demeyenler vardır

- Reklam ajansı halkla ilişkiler ajansıyla iletişim kuramaz

- Sosyal medya ajanslarının birçoğu zaten iletişimden bi’ haber..

- Bir ajans başka ajansın kuyusunu kazar

- Kurumsal iletişimi yöneten kişiler tüm ajanslarla sorun yaşar

- ..

- ..

- ..

Ama hepimiz markaların iletişim faaliyetlerini el birliği ile yönetmek için çalışırız. Bireysel olarak, kişiler, ekipler, birimler, ajanslar vb. arasında başarılı bir iletişim olmadan, markalar için ortaklaşa bir başarının oluşturulabileceğine inanmıyorum.

Konuşma fırsatı bulduğum ortamlarda ya da derslerimde ben bu ilişkiyi, eşler arasındaki ilişkiye benzetiyorum. Malumunuzdur, boşanma sebepleri arasında ilk başta eşler arası iletişimsizlik geliyor değil mi?

Adımız iletişimci, mesleğimiz iletişim kurmaktır.

Ama gel gelelim kendi aramızda iletişim kuramayız..

Sonra hangi hakla bu eleman niye gitti, bu marka ajansı niye bıraktı, diğer ajanslarla niye sorun yaşıyoruz diyebiliriz ki değil mi?

“Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu” iş ilanı altında aranan eleman

ilovepr Arada sırada hem sektörü takip etmek hem de iş arayan arkadaşlarıma yardımcı olmak adına iş ilanları yayınlayan yerleri takip etmeye çalışıyorum.

Ama kimi zaman öyle iş ilanları görüyorum ki aranan kişinin tek bir eleman  olduğunu düşünmek bana az da olsa sektörü bilen biri olarak imkansız gibi geliyor. Çünkü aranılan özelliklerdeki hizmetlerin yürütülmesi/yönetilmesi için değil bir eleman neredeyse ayrı ayrı birer ajansla çalışmak gerekirken ve bu işlerin yönetilmesi/yürütülmesi için şirket içinde minimum 3-4 kişilik bir ekibin görev yapması gerekirken tek bir kişiye bu işlerin yüklenilmesi gerçekten ütopya. İşin eleman tarafına geçersek, bir kişinin bu kadar farklı iş kolu hakkında uygulama yetisine sahip olmaktan öte sadece genel bilgilere sahip olabileceğine inanıyorum. Ya da sektörde böyle bir insan varsa ya bir ya da iki tane vardır onlar da gerçekten hem çok iyi maaşlara çalışırlar hem de onları bulmak için bence kariyer sitelerinden öte başka yolları denemek gerekir.

Bunun bir tık daha ötesinde, bir önceki yazımda üniversite öğrencilerinin mesleğimiz hakkında yaptığı Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği çalışmasını sizlerle paylaşmıştım. Bu iş ilanlarından anladığım üzere, halkla ilişkilerin ne olduğunu bilmeyenler sadece sokaktaki vatandaşlarımız değil ki,

Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu başlığı altında aranan bir elemandan,

Genel Nitelikler
•Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
Kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler alanında minimum 3 tecrübeli,
•İyi seviyede İngilizce bilen,
•Ms Office uygulamalarına hâkim,
•SEO konusunda uzman, Google analitik verilerini yorumlayabilen,
•Kendini geliştirmeye ve öğrenmeye açık, yeni teknolojilere ilgili,
•Sunum tekniklerine hakim, iyi düzeyde Powerpoint bilgisine sahip
•Sonuç odaklı ve sorumluluk sahibi olan,
•Planlı ve disiplinli çalışan,
•Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış,
•İstanbul Anadolu Yakası’nda ikamet eden.
İş Tanımı
•Fuar, etkinlik, yemek, gezi ve organizasyon yönetimi,
•Sponsorluk ve sosyal sorumluluk projelerinin takibi,
•SEO, SEM adwords, projeleri ve maliyet takibi,
•Google analitik projelerinin ve reklamlarının yönetimi ve raporlaması,
•E bülten, sms kampanyaları ve içerik planlaması,
•Dijital pr faaliyetlerinin takibi,
Dijital medya satın alma sürecinden sonra sayfaların kontrolü, performans takibi ,
•Kurumsal ve içerik web sayfalarının  koordinasyonu ve güncel tutulması
•Markalara ait tüm web saylarının performans takibi ( aylık- haftalık)
•Bayi web sayfalarının içerik ve tasarım koordinasyonu,
•Aylık, günlük haber takip ve raporlamaları,
•Design soul dergi performans kontrolleri  .
•Dijital aplikasyonların teknoloji takibi
Sosyal medya hesaplarının içerik takibi
•Markalarımızın bulunduğu tüm dijital mecraların aylık /günlük raporlanması ve takibi.

gibi niteliklere, tecrübe ve yetilere sahip olması da bir kurum tarafından istenilebiliyor. İstenilen özelliklerde birçok hatalar var, PR mı, sosyal medya mı, dijital uygulamalar mı vb.  gibi çeşitli muğlaklıklar mevcut. Uzman mı junior mı? Çünkü emin olun bu ilanı çıkan firma gibi yerli ama uluslar arası boyuttaki bir firmanın kurumsal iletişim uzmanı raporlama işleriyle uğraşmaz, hepsi için ayrı ajanslarla çalışır. Ama maalesef ilan detaylarında herhangi bir ajans yönetiminden de bahsedilmemiş.

Markalara naçizane küçük bir dost tavsiye, bu ilanları kim çıkıyordur bilmiyorum ama bir İK yöneticisi ya da asistanı tarafından çıkıldığını düşünüyorum, lütfen çıktığınız ilanda aradığınız elemanın sektörünü bir inceleyin, genel nitelikler nelerdir bir araştırın, benzer iş ilanlarına bakın ama o ilanlardan kopyala yapıştır yaparak o da olsun bu da olsun şu da olsun demeyin. Siz belki böyle bir ilanla voltranı ya da henüz yaratılmamış muhteşem insanı arıyor olabilirsiniz ama ilanı çıkarken biraz empati kurup siz olsanız bu kadar iş yükünü kaldırabilir misiniz onu düşünün, emin olun o zaman çok daha iyi elamanlara ulaşacaksınız. Ekseriyetinde, aradığınız elemana şu anda ulaşılmamaktadır. :)

Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği

Dün Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Yakup Topuz isimli bir arkadaşım aşağıdaki videoyu twitterdan benimle paylaştı. Video Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından atölye dersi için hazırlanmış. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık. Videoda yazının başlığından da anlayacağınız üzere, sokaktaki insanlara Halkla İlişkiler mesleğini sormuşlar.

Gelen cevapları ya da mesleğin bilinirliğini videonun içeriğinden anlayabilirsiniz ki bence bu videodaki kişiler iyi cevaplar vermişler. Bizim mesleğimiz için genel olarak anneye ya da babaya hepsinden öte çevrendeki insanlara hem bu işin okulunu okurken hem de sektörde çalışırken yaptığımız işi anlatmakta zorlanıldığına dair bir görüş vardır. Durum böyleyken sokaktaki insanın bu işin ne olduğunu bilmesi bence beklenemez. Ama hepsinden öte, kendi işi, markaları, markaların sektörlerini, hizmetlerini, fikirlerini, kurum kültürlerini vb. anlatmak olan bir sektörün nereden baksanız ülkemizdeki profesyonel iş alanı 40-45 yıl olmasına karşın kitlelere kendi işini anlatamamış olması da bence çok manidardır.

Benzer Yazılar:

4. Bumerang Ödülleri ve Türkiye’nin İlk Content Marketing Konferansı’nda Yerinizi Ayırtın!

optional-20140212023954413Türkiye’nin en prestijli blog ödülleri ve ilk Content Marketing Konferansı, Yapı Kredi Nuvo Ana sponsorluğunda 10 Aralık 2014’te InterContinental İstanbul’da ve İKSV Salon’da gerçekleşecek… Blog ve pazarlama dünyası bu günü bekliyor!

37.000’i aşkın yayıncısıyla Türkiye’nin lider yayıncı ağı Bumerang, 4. Kez Blog Oscarlarını sahipleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Yarışma yüzlerce blog ve websitesinin katılımıyla gerçekleşti ve tam 65.000 sms oyu kullanıldı! Şimdi ise kendi alanında uzman jüri üyeleri kısa listeye kalan blogları değerlendiriyor. Kazananlar ödül gecesinde açıklanacak. Continue reading →

Çocuklar öğrenirken aileler keşfediyor

image2Ayrıntı Sanat Akademisi, 5-8 yaş aralığında ki çocukların eğlenirken öğrenmesi, yaratıcılıklarını geliştirirken kendilerini keşfetmeleri adına Aralık ayı boyunca her Pazar günü ‘Bana Bir Sır Ver’ adlı çocuk ve ebeveyn atölyesi düzenliyor. Vincent Van Gogh, Edvard Munch ve Şeker Ahmet Paşa’nın nadide eserlerinin çocukların gözünden yeniden resmedileceği atölyelerde, çocuklar eğlenerek hünerlerini sergilerken aileler de çocuklarının bilmedikleri yönlerini keşfedecekler.

Ayrıntı Sanat Akademisi, sergilediği solo sergilerle büyük beğeni kazanan ve Contemporary İstanbul’da başarılı çıkış yapan ressam Nurdan Likos ile gerçekleştirdiği çalışmalarla uluslararası platformlarda adını duyuran gelişim psikoloğu ve anne baba koçu Ayşegül Cebenoyan’ı bir araya getiriyor ve İstanbul’da çocuk ve ebeveyn atölye çalışmaları düzenlemeye başlıyor. Continue reading →

Kanal D’nin Kendi Reklamları Başarı ve Kirlilik

seref meselesi dizisiUlan İstanbul ve şimdilik yayından kaldırılan Urfalıyam Ezelden dizilerinden dolayı Kanal D son dönemde takip ettiğim kanallar içine girdi. Arada denk geldikçe Ben Bilmem Eşim Bilir’i de izlediğimi söyleyebilirim.

Son 1 hafta on günlük süreçte Kanal D özelinde dikkatimi çeken bir durum oldu. Önümüzdeki günlerde yayına başlayacak olan Şeref Meselesi dizisi için yapılan reklam çalışması gerçekten düşündürücü.

İletişimde bir kural vardır, yapılan iletişim çalışmasının bir tonu, miktarı olmak zorundadır. Eğer yapılan iletişim cılız kalırsa hedef kitleler tarafından duyulamaz ve etkileme eşiği altında kalır, eğer bunun tam aksi olursa da iletişim kirlilik haline gelir ve kitleler söylenilenler hakkında duyarsızlaşır.

İçerideki işleyiş yapısını bilmiyorum, belki kanal bu diziye çok güveniyordur ya da yapımcılar çok bastırıyordur vb. ama Şeref Meselesi dizisinin tanıtım reklamlarında da aşırıya kaçan bir durum görüyorum, açıkçası her reklam kuşağında bu dizinin reklamının olması gerçekten bir hedef kitle olarak beni rahatsız eder durumda ve bu reklamları görür görmez kanalı değiştirir hale geldim.

Diğer taraftan yapılan iletişim çalışmasında başarılı bir nokta da var, mesela dün akşam Ulan İstanbul dizisini izlerken, Şeref Meselesi dizisi oyuncularının senaryoya aynı ürün yerleştirme mantığıyla dahil olduklarını ve çok güzel subliminal sayılabilecek mesajlar verdiklerini gördüm. Bunu bilmiyorum diğer kanallar ya da diziler daha önce uyguladı mı ama bence gerçekten çok iyi ve başarılı bir iş. O yüzden düşünen ve uygulayan ekibi tebrik etmek isterim.

Umarım dizi tutar ve yapılan bunca iş boşa gitmez.