Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Gizli Kahramanlar

allianz-destek--20152604105909822Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi. Continue reading →

Ak Parti Nevruz Reklam Filmi Yayınlandı

Ak Parti hem yeni seçimlere adım adım yaklaşırken hem de Nevruz öncesinde yine başarılı bir reklam filmiyle karşımızda. Müzik olarak birçoğumuzun kulağına tanıdık bir müzik olan Ömer Faruk Tekbilek’in I Love You eseri kullanılmış. Reklam her zaman olduğu gibi Arter reklam ajansının imzasını taşıyor. Bu reklam filmi bana Ak Parti’nin önümüzdeki seçimlere iyi bir siyasal iletişim kampanyasıyla hazırlandığını hissini veriyor. Bakalım muhalafetten nasıl bir karşılık gelecek. Bekleyip görelim..

Reklamda Söylemin Gücü Vestel #gurulayerli Reklamı

Geçtiğimiz günlerde ülkemizin önde firmalarından Vestel, yeni bir reklam kampanyası başlattı. İlk izlediğim anda reklam filmi gerçekten hoşuma gitti. Ve içimden “helal olsun!” dedim. Çünkü reklam metninde beni ya da benim gibi kişileri içinden yakalayacak cümleler vardı. Reklamı yapan hem marka hem de ajans tarafının ellerine, emeklerine sağlık.

Öncelikle belirtmen gerekir, ben milliyetçi bir insanım, ülkemi gerçekten çok sever, bu ülkenin çıkardığı değerleri de mümkün oldukça sahiplenmeye çalışırım. Ama benzer ama biraz farklı olsa da Türk milleti olarak da benzer özelliklere sahibiz diye düşünüyorum. Vestel de bu reklam kampanyasında doğru bir tespit, doğru bir metin çalışması, doğru bir söylem gücüyle Türk milletinin, milliyetçi duygularından faydalanmaya çalışmış. Bence doğru da bir iş yapmış. Continue reading →

Dijital PR Faaliyetleri Olarak Yapılması Gerekenler

dijitalprDijital PR, Dijital Pazarlama, Dijital Reklam gibi kavramların ve daha fazlasının içinde bulunduğu bir “dijital iletişim” dünyası içerisindeyiz. Bu kavramların ayrımları ya da aralarındaki ilişki, tamamen sizin neyi, nasıl açıkladığınızla ya da bu kavramların birbiriyle bağlarının ayrılamamasından oluşan bir muğlaklıktan kaynaklanıyor gibi geliyor bana. Geleneksel iletişim yöntemlerinde bile PR, reklam ve pazarlama faliyetleri arasındaki ilişki (görev dağılımı/iş bölümü) arasında hala belirsizlikler varken, aralarındaki ayrımlar net bir şekilde belli değilken dijital iletişimdeki iş kollarının kesin sınırlarının 5-10 yıllık bir süreçte belirlendiğini söylemek şimdilik kolay değil diye düşünüyorum.

Lafı fazla uzatmadan başlığımızdaki konumuza geri dönelim, aşağıda yazacağım bazı maddeler dijital pazarlama ya da dijital reklam faaliyetlerinin içine de alınabileceği gibi ben PR merkezli bir anlatım yapacağım.

1- Kurum/marka linklerinin aktif ve güncel olmaması Continue reading →

Eğer siz erkekseniz biz değiliz!

Bkadinaban da aslında bir ananın evladıydı oğul, büyümüş güya adam olmuştu evlenmişti hatta eşi hamileydi. Her yerde böbürleniyordu erkek adamın erkek evladı olur diye. Ama annen sana hamileyken ona şiddet uyguladı, dövdü, öldüresiye dövdü, hem seni hem de anneni! Aslında doğumuna da az kalmıştı ama doğamadın be oğul. Bir erkek müşvettesinin kurbanı olarak doğmadan veda ettin hayata. Arkanda gözü yaşlı bir ana bırakarak. Sen bilmezsin ama evlat acısı zordur hem de çok zordur.

Sana bunu yapan erkektiyse, biz değiliz be oğul!

Annen, baban, sen ve küçük kız kardeşin çok güzel bir aileydiniz. Her mevsim bahar her anınız mutluluk doluydu. Ama bir gün okul çıkısı bir erkek müsvettesi daha 10 yaşındaki kız kardeşini kaçırmıştı. Aradınız, aradınız, aradınız ama nafile! Bir gün polisler çaldı kapınızı annen tüm heyecanıyla açtı kapıyı ama gelen kardeşin değil onun ölüm haberiydi! O dünyalar güzeli kız kardeşin pedofili kurbanı olmuş, taciz edilmiş, dövülmüş ve öldürülmüştü. Ardında gözü yaşlı bir baba, ana ve seni bırakarak! Kardeş acısı ne zormuş değil mi?

Kız kardeşine bunu yapan erkektiyse, biz değiliz be oğul! Continue reading →

Sevgililer Gününe Özel Hediye!

Sosyal hayatımızın içinde bazı günlere diğerlerinden daha fazla önem yüklenilmiş ve insanlar o günlerde farklı davranışlar göstermeye başlamışlardır. Annemiz bizim için hergün önemlidir ama ona bir şeyler hediye etmek için anneler gününü bekleriz ya da bir insanın sevgilisi için özel bir şeyler yapması noktasında özel bir günü beklemesine ne gerek var anlam veremem aslında. Ama birçok yazımda diyorum ya, biz iletişimciler iyi büyücüleriz ve bu günlerin özelleşmesinde insanların kitleler halinde benzer davranışları göstermesinde ve böylesine bir satın alma çılgınlığı yaşanmasında bizlerin de parmak izleri var.  Continue reading →

İletişemeyen İletişimciler

iletisimİletişimciler olarak içinde çalıştığımız sektörler biraz değişik ve sıkıntılı aslında. Geçtiğimiz günlerde halkın gözünden halkla ilişkiler mesleği diye üniversiteli öğrenci arkadaşlarımın yaptığı bir çalışmayı paylaşmıştım, o yazı içinde halkın halkla ilişkiler mesleğine bakışını görebilirsiniz. Ama bu sıkıntı sadece halkla ilişkiler için değil reklamcılar ya da pazarlamacılar için de geçerli bir durumdur. Düşünsenize, birçoğumuzun oturduğu apartmanların girişinde pazarlamacı giremez yazıyor. :) Genel hatlarıyla bence en büyük sorunumuz insanlara yaptığımız işleri anlatamamamız, ikinci sorun olarak kurumsal tarafla (yani müşteri tarafıyla) ajans çalışanları arasındaki çekişmeler. İletişim Ajansı Çalışanları vs Kurumsal Taraf başlıklı yazımda da bu sorunumuza değinmeye çalışmıştım. Belirli bir süredir iletişim sektörlerine hizmet etmeye çalışıyorum, öğrencilik yıllarımdan başlayan ve sektöre girdiğim ilk günden beri aklımı kurcalayan diğer sorunlardan biri de kendi içinde iletişim kuramayan kişilerin iletişim yapmaya çalışmalarıydı. Öğrenciydik kendi sınıfımızdaki arkadaşlarımızla çeşitli sorunlar yaşardık, ama kimse sorunu birbirinin yüzüne söylemezdi, kendi içimizde küserdik, ortak projelerde güya birlikte çalışırdık ve birbirimizin yüzüne gülerdik.

 Sonra çalışmaya başladım sektör içinde de aynı sorunun daha farklı ve büyük halleriyle devam ettiğini gördüm.

Düşünsenize, kendi işi markaların, ürün, fikir ya da hizmetlerini ekipler, ajanslar olarak çeşitli iletişim yöntemleriyle hedef kitlelerine ulaştırmak olan koskoca bir sektörün kendi içinde iletişim kuramadığını!

– Ajans çalışanları kendi arasında iletişim kuramaz hatta mesai arkadaşına günaydın bile demeyenler vardır

– Reklam ajansı halkla ilişkiler ajansıyla iletişim kuramaz

Sosyal medya ajanslarının birçoğu zaten iletişimden bi’ haber..

– Bir ajans başka ajansın kuyusunu kazar

– Kurumsal iletişimi yöneten kişiler tüm ajanslarla sorun yaşar

– ..

– ..

– ..

Ama hepimiz markaların iletişim faaliyetlerini el birliği ile yönetmek için çalışırız. Bireysel olarak, kişiler, ekipler, birimler, ajanslar vb. arasında başarılı bir iletişim olmadan, markalar için ortaklaşa bir başarının oluşturulabileceğine inanmıyorum.

Konuşma fırsatı bulduğum ortamlarda ya da derslerimde ben bu ilişkiyi, eşler arasındaki ilişkiye benzetiyorum. Malumunuzdur, boşanma sebepleri arasında ilk başta eşler arası iletişimsizlik geliyor değil mi?

Adımız iletişimci, mesleğimiz iletişim kurmaktır.

Ama gel gelelim kendi aramızda iletişim kuramayız..

Sonra hangi hakla bu eleman niye gitti, bu marka ajansı niye bıraktı, diğer ajanslarla niye sorun yaşıyoruz diyebiliriz ki değil mi?